Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, doğum izni ve sosyal medyaya 15 yaş düzenlemesini içeren ‘Sosyal Hizmet Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında bir araya geldi.
AK PARTİ’Lİ HACIOĞULLARI GENEL KURUL’DA OKUL ZİLİ ÇALDI
Genel Kurul’da yapılan gündem dışı konuşmaların ardından milletvekillerine 1’er dakikalık söz hakkı verildi. AK Parti İstanbul Milletvekili Yücel Arzen Hacıoğulları, elindeki okul zilini çalarak, “Aziz Meclis, bugün buraya sadece konuşmaya değil, çocuklarımızı ve milletimizi ayağa kaldırmaya geldim. Kahramanmaraş acımız büyük ama bu milletin geleceği korkuya teslim edilemez. Zil çaldı; Hababam Sınıfı’ndaki Hafize Ana gibi sizi derse, korkularımızı yenmeye çağırıyorum. ‘Korkma’ diyen Mehmet Akif’e, ‘Korkmuyoruz’ diye cevap vermeye, kahraman Ayla Kara hoca gibi Yusuf Tekin hocamız da sizi derse çağırıyor; duymuyor musunuz? ‘Kim var?’ diye yoklama yapıyor. Zil çaldı. Şimdi sorumsuzca suç dağıtma vakti değil; çocukları derse çağırma vakti. İki gün sonra 23 Nisan, Atatürk’ün bize ve tüm dünya çocuklarına armağanı. Eğitim durmaz; durmak yok, yola devam. Zil çaldı, haydi Türkiye, haydi, ders başlıyor” ifadelerini kullandı.
‘OKUL ŞİDDETİN GÖRÜNÜR HALE GELDİĞİ YERDİR’
Milletvekillerinin söz hakkı sonrası grup başkanvekilleri ülke gündemine ilişkin görüşlerini paylaştı. Ardından tüm siyasi partilerin TBMM Başkanlığı’na sunduğu, ‘Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karıştıkları riskler ve olumsuz etkilerinin tüm yönleriyle ele alınarak araştırılması, çözüm önerilerinin geliştirilmesi’ başlıklı ortak önerge görüşülmeye başlandı. Yeni Yol Grup Başkanvekili Bülent Kaya, önergeyle ilgili konuşmasında, “Son dönemde eğitim kurumlarında artan şiddet vakaları artık ‘münferit olaylar’ olarak görülemez. Her bir olay bize benzer gerçeği söylüyor: Bir şeyler yanlış gidiyor ve bu yanlış giden şeyler her geçen gün daha da büyüyor. Okul şiddetin başladığı yer değil, okul şiddetin görünür hale geldiği yerdir. O şiddet evde, sokakta, ekranlarda, sessizlikte başlıyor. Bugün yaşadığımız bu kırılma, sadece sosyolojik değil, aynı zamanda ahlaki bir aşınmadır” dedi.
‘SORUMLU SİZSİNİZ’
CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, okul saldırılarını gündeme getirerek, “Ayla Kara öğretmen kendini siper etti. Belinay, Furkan, Bayram, Adnan, Yusuf Tarık, Kerem Erdem, Şuranur ve Zeynep orada hayatlarını kaybetti. Almina’nın durumu kritik, Zişan riskli, Osman, Mustafa, Ayşima da yoğun bakımda. Bu çocuklardan dördü; Furkan, Bayram Nabi, Adnan ve Yusuf Tarık, ‘Mümin Kardeşler’ adını verdikleri bir WhatsApp grubunda yazışıyorlardı, artık yazışamayacaklar. Recep Tayyip Erdoğan 20 Mayıs 2014’te, ‘Bu ülkenin Başbakanı olarak açıkça ifade ediyorum ki Dicle’nin kenarında kurdun kaptığı bir koyun bile benim mesuliyetim altındadır’ demişti. 12 yıl sonra buradayım ve diyorum ki; burada defalarca önerge, yasa teklifi vermiş biri olarak söylüyorum; sorumlusu sizsiniz. Kabul etmediğiniz önergelerle, yasalarla ve tekliflerle sorumlusu sizsiniz. Bir ülkede bir bakanın döneminde 29’u çocuk 40 yurttaşımız hayatını kaybetti. Erdemli bir nesil yetiştirecek Yusuf Tekin’e soruyorum; kendi devrinde 40 yurttaşı eğitim alanında kaybeden bir Bakan için erdemli davranış ne olabilir? Uyarıları dinlemeyen bir Bakan ve 9 kez Milli Eğitim Bakanı değiştiren bir Cumhurbaşkanı, Dicle’nin kenarında kurt kaparsa mesuliyet ondaymış” şeklinde konuştu.
‘DİJİTAL MECRALAR ŞİDDETİ, ÖFKEYİ VE SALDIRGANLIĞI SIRADANLAŞTIRIYOR’
Yaşanan saldırılar nedeniyle devletin daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan MHP Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç, ailelerin bilinçlenmesi, okulların donanımlı hale gelmesi ve toplumun daha sorumlu olması gerektiğini ifade etti. Karakoç, “Bu mesele, aile, sağlık, hukuk, dijital güvenlik, kültür ve şehir hayatı meselesidir ve nihayetinde milli güvenlik meselesidir. Burada sertlikten önce ferasete ihtiyaç vardır. Yasaktan önce ölçüye, cezadan önce önleyici akla, müdahaleden önce ise erken uyarıya ihtiyaç vardır. Hukuk elbette işleyecek, sorumlular hesap verecek, ihmal varsa ortaya çıkarılacaktır. Ancak daha derin bir şekilde, çocuklarımızın hangi dünyada büyüdüğünü, hangi etkilerle karşı karşıya kaldığını ve hangi yalnızlıklarla mücadele ettiğini anlamamız gerekiyor. Dijital tehditler, çocuklarımızın masum zihinlerine ve ruhlarına sızarak telafisi zor yaralar açmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.



