Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kazakistan’ın başkenti Astana’da gerçekleştirilen Türkiye-Kazakistan Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) Heyetlerarası 14’üncü Dönem Toplantısı’na katıldı. Yılmaz, toplantıda yaptığı konuşmada, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığa vurgu yaparak, “Kazakistan’ın başkenti Astana’da Türkiye-Kazakistan Karma Ekonomik Komisyonu 14’üncü Dönem Toplantısı vesilesiyle sizlerle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Sözlerimin başında, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sizlere ve tüm Kazakistan halkına selamlarını iletiyorum. Şahsıma ve heyetimize gösterdiğiniz hüsnükabul için teşekkür ediyorum. İş birliğimizin bu seviyelere gelmesinde Sayın Cumhurbaşkanlarımızın kararlılıkları ve ortak vizyonlarının rolü büyüktür. Piri Türkistan Hoca Ahmet Yesevi’den aldığımız ilhamla Kazakistan topraklarındaki kadim hikmetin gölgesinde olmaktan şad olduk, huzur bulduk. Bugün gerçekleştirdiğimiz KEK Toplantımız, mevcut iş birliğimizi gözden geçirdiğimiz teknik bir platform olmanın ötesinde, önümüzdeki dönemin ticari ve ekonomik yol haritasını şekillendiren stratejik bir istişare zemini olarak değerlendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, Türkiye ve Kazakistan’ın sadece dost ve kardeş iki ülke değil, aynı zamanda ortak tarih, kültür ve gelecek tasavvurunu paylaşan iki stratejik ortak olduğuna dikkat çekti. Bu stratejik ortaklığı daha da güçlendirmek amacıyla mayıs ayında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi (YDSK) altıncı toplantısını gerçekleştireceklerini belirtti. Türkiye ile Kazakistan arasındaki ilişkilerin, ticaret, yatırım, ulaşım, enerji, müteahhitlik, sanayi, tarım, lojistik ve finans gibi çok boyutlu bir iş birliği mimarisine dönüştüğünü ifade etti. Ayrıca, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) başta olmak üzere tüm bölgesel ve uluslararası örgütlerde iş birliğini güçlendirerek Türk Dünyası’nın refahına katkı sunmayı hedeflediklerini vurguladı.
‘TÜRKİYE EKONOMİSİ 22 ÇEYREKTİR KESİNTİSİZ BÜYÜYOR’
Küresel ekonomik gelişmelere ve iki ülke ticaretine dair bilgiler veren Yılmaz, “Küresel ekonomiler büyük dönüşümlerden geçiyor ve korumacılık eğilimleri artıyor. Bu durumdan kaynaklanan mali yükü, ekonomik altyapımızın direnci ve kararlı yönetimimizle etkili bir şekilde yönetiyoruz. Türkiye ekonomisi, zorluklara rağmen büyüme ivmesini koruyarak 22 çeyrektir kesintisiz büyümektedir. 2025 yılına gelindiğinde ekonomimizin yüzde 3,6 büyümeyle 1,6 trilyon dolar seviyesine ulaşması ve kişi başı gelirin 18 bin doları aşması bekleniyor. Kazakistan’ın da 2025 yılında yüzde 6,5 büyüme kaydedeceği öngörülüyor. Kazakistan ekonomisinin 2025 yılı itibarıyla 306 milyar dolara ulaşması ve 2026 sonunda 320 milyar dolar seviyesine çıkması, ülkenin bölgesel ekonomik ağırlığını artıracaktır.” şeklinde konuştu.
Yılmaz, iki ülke arasındaki ikili ticaretin 2025 yılında 10 milyar dolara ulaşarak rekor kıracağını ve hedefin 15 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmak olduğunu ifade etti. Bu hedefe ulaşmak için devlet yöneticileri olarak hızla çalışmalar yapmaları gerektiğini belirtti. Gümrük ve lojistik süreçlerini hızlandırmanın öncelikli vazife olduğunu vurguladı. Ayrıca, karşılıklı yatırımların artırılmasının da önemli olduğunu, Kazakistan’da 5 bin 500’e yakın Türk firmasının 5 milyar dolarlık bir yatırımı olduğunu dile getirdi.

‘ORTA KORİDOR BİR TERCİH DEĞİL ZORUNLULUKTUR’
İstanbul Finans Merkezi ve Orta Koridor’un önemine de değinen Yılmaz, “Ülkemizin bölgesel ve küresel finans merkezi olma hedefi doğrultusunda 2023’te açtığımız İstanbul Finans Merkezi, güçlü mevzuat altyapısı ve vergi avantajları ile dikkat çekmektedir. 2025 yılında İstanbul Finans Merkezi bünyesinde finansal teknolojilere odaklanan bir teknopark olan Fintech Zone’u kurmayı planlıyoruz. Kazak firmalarını karşılıklı yatırımlar için teknoparklarımıza katılmaya davet ediyoruz. Türk müteahhitlik firmalarının Kazakistan’daki başarıları da ticari ilişkilerimizin önemli bir parçasını oluşturuyor. Müteahhitlerimiz, 30,1 milyar dolar değerinde 541 projeyi üstlenerek Kazakistan’ın kalkınmasına katkı sunmaktadır.” dedi.
Yılmaz, küresel tedarik zincirlerinin önemli bir kırılma yaşadığını ve Kuzey koridorunun jeopolitik gerilimler nedeniyle öngörülemez hale geldiğini ifade etti. Güney güzergahının ise kapasitesinin sınırlarını zorladığını belirterek, bu durumun Orta Koridoru bir zorunluluk haline getirdiğini belirtti. Orta Koridorun Türkiye ile Kazakistan’ın merkezinde olduğunu vurguladı ve bu hat üzerinden inşa edilecek ortak refahın kalıcılığına dikkat çekti.
‘KAZAKİSTAN AVRASYA ENERJİ DENKLEMİNDE KİLİT ORTAK’
Enerji ve eğitim alanındaki iş birliklerine de değinen Yılmaz, Kazakistan’ın doğal kaynakları, üretim kapasitesi ve stratejik coğrafi konumuyla Avrasya enerji denkleminde önemli bir ortak olduğunu ifade etti. Türkiye ile Kazakistan arasındaki enerji iş birliğinin bölgesel istikrara katkıda bulunacağını belirtti. Ayrıca, Türk firmalarının Kazakistan’daki enerji projelerinde yer alabileceğini ve bu iş birliklerinin Türk dünyasının ekonomik bütünleşmesine katkı sağlayacağını vurguladı. Eğitim alanında ise, Türkiye’de eğitim alan Kazak öğrenci sayısının 13 bin olduğunu belirterek, Kazakistan’daki Türk okullarına ilişkin protokol müzakerelerinin somut bir sonuca ulaşması gerektiğini ifade etti.
‘67 MADDELİK EYLEM PLANI İLE YENİ BAŞARI HİKAYELERİ YAZMALIYIZ’
Ortak geleceğin inşası için atılacak adımların önemine dikkat çeken Yılmaz, “Ortak tarihimiz bize güçlü bir miras bırakmıştır. Bu bilinçle, karşılıklı irademizin güçlü sonuçlar doğurmasını umuyorum. 2024 yılındaki 13’üncü Dönem KEK Toplantısında imzaladığımız 90 maddelik Eylem Planımızın yüzde 47’sinin tamamlandığını belirtmek isterim. Ancak bu oran, ilişkilerimizin potansiyelinin gerisindedir. Hedeflerimize ulaşmak için daha fazla çalışmalıyız. Bugün imzalayacağımız yeni 67 maddelik Eylem Planı ile ticaret, yatırım, müteahhitlik, sanayi, ulaştırma, enerji ve eğitim alanlarında yeni başarı hikayeleri yazmalıyız.” sözlerine yer verdi.
Toplantının ardından, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Kazakistan Başbakanı Oljas Bektenov, Türkiye-Kazakistan 14’üncü Dönem KEK Protokolü ve 67 maddelik Eylem Planı’nı imzaladı.



