Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü öncesinde gerçekleştirdiği basın toplantısında bu yılki kutlamaların Edirne’de yapılacağını duyurdu. Atalay, Türkiye’nin 81 ilinde işçi hakları ve taleplerinin dile getirileceğini söyledi. Geçtiğimiz yıl İstanbul’da yapılan 1 Mayıs etkinliğini hatırlatan Atalay, “Bu sene ana merkezimiz Edirne Savaşçılar Meydanı olacak. İstanbul Kadıköy, İzmir Gündoğdu, Ankara, Mersin, Trabzon, Adana ve Samsun gibi şehirlerde işçinin sorunlarını gündeme getireceğiz. Amacımız, tüm sendikaların, ailelerin ve çocukların katıldığı bir bayram kutlaması yapmak; ancak bu imkanı bugüne kadar bize tanımadılar. 1977’de 37 işçimiz katledildi. Üzerinden 50 yıl geçti, hala failler bulunamadı. Her yerde ifade ediyorum; 1977’yi kim yaptıysa, 12 Eylül’ü de onlar gerçekleştirdi. 15 Temmuz’un failleri de aynı kişiler. Bu suçların aydınlatılması, kamuoyunu memnun edecektir” şeklinde konuştu.

‘ÇOCUKLAR ÖLMEYE DEVAM EDİYOR’
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın ardından çocuk işçiliği istatistiklerini paylaşan Atalay, “Çocuklar çalışırken ölmeye devam ediyor. 2025 yılında 94 çocuk iş kazasında hayatını kaybetti. Son 12 yılda ölen çocuk sayısı 836’ya ulaştı. Çocuk işçiliği artık sadece kırsalda değil, şehirlerde de yaygın hale geldi. Maraş ve Urfa’daki okullarda yaşanan şiddet olaylarını gördük. Bir çocuk, annesi öğretmen, babası emniyet müdürü olan bir aileden gelerek bir katliam gerçekleştirdi. Bu sorunu yalnızca polisiye önlemlerle çözemeyiz; çözüm ailede ve eğitimde başlar” ifadelerini kullandı.
‘MADENCİ ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR’
Eskişehir’deki maden işçilerinin Ankara yürüyüşüne destek veren Atalay, “Bu patron son 3 yıldır işçilerin parasını ödemiyor ve haklarını gasbediyor. Enerji Bakanlığı’nın bu kişinin ruhsatını iptal etmesi gerekmektedir. Madenciler ihale istemiyor, sadece alın terlerinin karşılığını talep ediyor. Devletin tüm kurumları bu durumu biliyor” dedi.
‘100 BİNE YAKIN TAŞERON İŞÇİSİ KADRO BEKLİYOR’
Atalay, yaklaşık 100 bin taşeron işçisinin hala kadro beklediğini belirterek, “Çalışma Bakanına çağrıda bulunuyorum; taşeron ve staj mağdurları için bir takvim belirleyin. Ekonomik koşullar işçileri zor duruma soktu. 12 ay çalışıyoruz, 2 ayını vergiye veriyoruz. Bu yasal düzenlemenin bir an önce yapılması gerekiyor. Kıdem tazminatıyla geçmişte ev, araba alınabiliyordu; şimdi bisiklet bile alınamıyor. 20 bin lira emekli maaşı, asgari ücret ortada. Bu rakamlarla bir hafta bile geçinmek mümkün değil. Çözüm yeri Meclis’tir. Önümüzdeki Cuma günü Edirne’de konuşacağımız birçok sorun mevcut. Benim bu saydığım başlıklar, bu sorunlardan sadece birkaçı. İşçileri işverenin insafına bırakmayın. İşverenin merhametine kalırsanız, Afşin’de olduğu gibi madende çalışanlara 32 bin lira, 35 bin lira verirler. Onların merhametine bırakırsanız, Mihalıççık’ta olduğu gibi işçilerin paralarını, kıdemlerini vermezler. Bu konularla ilgili yetkili kim? Çalışma Bakanı. Yetkili kim? Enerji Bakanı. Konuşmanın bir faydası olmuyor; bunlarla anlaşılır bir dilden konuşmak zorundayız” şeklinde sözlerini sürdürdü.
Atalay, özel sektörde sendikalaşma oranının yüzde 6 seviyelerinde kalmasının övünülecek bir durum olmadığını vurgulayarak, “Hükümet, özel sektörde de promosyon ödemelerini kamu sektöründeki gibi zorunlu hale getirmelidir” şeklinde konuştu.



