A Milli Futbol Takımı’nın Dünya Kupası’na katılımı ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) gündemine dair açıklamalar yapıldı. Cengiz Gökay, Türk futbolunu daha şeffaf bir yönetim anlayışıyla yönettiklerini ifade ederek, “Olumsuzluklar olacak, eksiklerimiz, hatalarımız olacak ama en önemlisi, başkanın da belirttiği gibi, biz çocuklarımıza itibarlı ve haysiyetli bir geçmiş bırakmak istiyoruz. Bu makamlar geçici. Sürekli kendi aramızda istişare yapıyoruz. Bu makamların geçiciliğini her zaman vurguluyoruz. Bu nedenle, bu görevlerdeyken tek amacımız vatana ve millete hizmet etmektir” dedi.
‘TÜRKİYE’NİN FİNALE İHTİYACI VAR’
Dünya Kupası’na katılmanın kendileri için büyük bir şans olduğunu belirten Gökay, “Ömründe 3 kez katılma hakkı kazanmış, 2 kez katılmış bir takım olarak, 3. kez Allah nasip ederse 24 yıl sonra bu yönetime nasip oldu. Orada güzel bir sonuçla döneceğiz. Türkiye’nin Dünya Kupası grubundan çıkacağına inanıyorum. Gruptan çıktıktan sonra ilk eleme turlarını geçip, son 16, son 8, son 4 ve finalde inşallah New York’ta temmuz ortasında o final maçını oynayıp döneceğiz. Ülkemizin buna ihtiyacı var. Başka hiçbir ülke futbol ile bu kadar iç içe değil. Bu nedenle, ulusumuzun bu gurura ve mutluluğa ihtiyacı var” ifadelerini kullandı.
‘FUTBOLA DUYGUSAL BAĞLILIĞI OLAN İNSANLAR BAZEN YANLIŞ ANLAŞILIR’
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun kişisel değil, Türk futbolunun geleceğini düşündüğünü vurgulayan Gökay, “Herkese duymak istediği şeyleri söyleyen biri değil. En büyük gücü bu. Bugün birçok insan günü kurtarmak için konuşuyor. O ise bazen geç anlaşılmayı göze alıyor ama samimiyetinden asla taviz vermiyor. Alışılmış düzenin dışındaki bir karaktere sahip. Ancak unutmamak gerekir ki, sadece Türk futboluna ve milletine aşık bir adamı herkes beğenmez. Futbola duygusal bağlılığı olan insanlar bazen yanlış anlaşılabilir. Ancak onun derdi şahsi değil, tamamen Türk futbolunun geleceğiyle alakalı. Bunu farklı okuyabiliyorum. Milletin umuduna zarar gelmemesi için bazen sessiz kalırsınız. Her tartışmaya girmek zorunda değilsiniz. Çünkü bazı insanlar, laf yetiştirerek değil, sorumluluk alarak mücadele eder. İbrahim Hacıosmanoğlu’nun da böyle düşündüğüne inanıyorum. Türk futbolunun yeniden ayağa kalkmasının bu millet için ne denli önemli olduğunu biliyor. Bu başarı, insanların gerçekten ekmek ve su kadar ihtiyacı. Tek yüzlü olmak, tek yüzlü insanların kaderinin eleştiri almak olduğunu gösteriyor. Ancak ben samimiyetin eninde sonunda kazandığına inanıyorum. Kalbi doğru olanların hakları, onları eleştirenler tarafından bile bir gün teslim edilir. Ben, milletini güldürmek için gerekirse kendi bedelini ödeyecek insanların kıymetinin geç anlaşılacağını düşünüyorum. Türk milleti, zamanı geldiğinde kimin samimi olduğunu çok iyi görür” dedi.



