Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan ve Yönetim Kurulu üyelerini TBMM’de ağırladı. Toplantıda, avukatlara yönelik şiddet olaylarıyla mücadeleye yönelik atılacak adımlar ve avukatların yaşadığı sorunlar ele alındı. Kurtulmuş, Bursa’da Avukat Hatice Kocaefe’nin, Yalova’da ise Avukat Zekeriya Polat’ın silahlı saldırılar sonucunda hayatını kaybettiğini ve Erzurum’da Avukat Taha Bağaçlı’nın çalışma ortamında saldırıya uğramasının herkesi derinden etkilediğini ifade etti.
Kurtulmuş, avukatlara yönelik şiddet olaylarının önlenmesi için TBMM çatısı altında yürütülecek çalışmaların önemine dikkat çekti. TBB’nin siyasi parti gruplarıyla bu konuda yaptığı görüşmelerden memnuniyet duyduğunu belirten Kurtulmuş, avukatlara yönelik şiddetin sebeplerinin araştırılması ve bu doğrultuda alınacak tedbirlerin belirlenmesi için TBMM’de bir araştırma komisyonunun kurulabileceğini ifade etti. Başkan Kurtulmuş, “Hayatın her alanında savunma mesleğinin en temel unsurlarından biri olan avukatlarımız görev yapıyor. Komisyonun kurulması fikrinin yerinde olduğunu düşünüyorum. Bu mücadelede sonuna kadar yanınızda olacağım” şeklinde konuştu.
Kurtulmuş, Avrupa Konseyi tarafından avukatlık mesleğinin korunmasına yönelik hazırlanan sözleşmeye Türkiye’nin taraf olabileceğini ve konunun yürütme erki tarafından değerlendirilebileceğini de ekledi.
‘ŞİDDETİN NEDENLERİNİN ARAŞTIRILMASI İÇİN KOMİSYON KURULMASI ÖNEMLİ’
TBB Başkanı Erinç Sağkan, avukatlara yönelik şiddetin önlenmesine dair Meclis’te görüşmeler yaptıklarını ve bu konudaki önerilerini siyasi partilerin grup başkan vekilleriyle paylaştıklarını aktardı. Sağkan, avukatlara yönelik şiddetin sebeplerinin araştırılması ve alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis’te bir araştırma komisyonunun kurulmasının önemine vurgu yaptı. TBB Başkanı, Kurtulmuş’tan bu konuda destek talep etti. Ayrıca, Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan avukatlık mesleğinin korunmasına yönelik sözleşmenin Türkiye tarafından imzalanmasının önemli bir koruma alanı yaratacağına inandıklarını dile getirdi.



