Rosatom’un Sürdürülebilir Kalkınma Departmanı Direktörü Polina Lion, bir zirve sırasında nükleer enerjinin iklim düzenlemesindeki rolü üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Lion, uluslararası iklim gündeminin ekonomik etkilerinin belirgin olduğunu ve bu doğrultuda sınır ötesi iklim düzenleme mekanizmaları ile yeşil finans sistemlerinin geliştirildiğini ifade etti.
Rosatom’un yaptığı hesaplamalara göre, Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) projesinin tüm yaşam döngüsü boyunca karbon ayak izinin 4 g CO₂-eq/kWh’den daha az olduğu belirtildi. Bu durum, nükleer enerjinin düşük karbonlu enerji kaynaklarına olan talebi karşılama kapasitesini kanıtlıyor. Söz konusu oran, Türkiye’nin iklim hedeflerine ulaşmasında nükleer enerjinin kritik bir rol oynayacağını ortaya koyuyor.
Polina Lion, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“İklim gündemi, genel tartışmalardan uygulamaya yönelik pratik araçların oluşturulmasına evrilirken, sera gazı emisyonlarını azaltmayı başaran ve enerji arzının güvenilirliğini destekleyen tüm teknolojilerin dikkate alınması önemlidir. Nükleer enerji, bu hedeflere ulaşmak için gerekli olan unsurları sağlar. Düşük karbonlu elektriğin düzenli olarak üretilmesini sağlayan nükleer enerji, hava koşullarından bağımsız bir şekilde çalışarak Türkiye’nin 2053 yılına kadar karbon nötrlüğüne ulaşma hedefinde önemli bir rol oynamaktadır. Ayrıca, nükleer güç santralleri, ölçekleri ve altyapı ile sanayi gelişimine katkılarının yanı sıra, yerel topluluklar için sağladıkları istihdam olanakları sayesinde, iklim verimliliğini artırmakla kalmayıp, gelecek nesillere daha iyi yaşam koşulları sunan bir yeşil ekosistem yaratma potansiyeline sahiptir.”



