Türk futbolunun köklü çınarlarından biri olan Antalyaspor, bugün sadece bir lig mücadelesi vermiyor. Bu şehir için, bu arma için, bu taraftar için bir varoluş savaşı veriyor.
Antalya sadece turizmin değil, aynı zamanda futbolun da önemli merkezlerinden biri. Yıllardır Süper Lig’de verdiği mücadeleyle adından söz ettiren Antalyaspor’un küme düşmesi, sadece bir takımın ligden düşmesi anlamına gelmez; bu, bir şehrin futbol ruhunun yara alması demektir.
Bugün gelinen noktada hatalar yok mu? Elbette var. Yanlış transferler, istikrarsız yönetimler, saha içindeki kopukluklar… Ama şimdi suçlu arama zamanı değil. Şimdi kenetlenme zamanı!
Taraftarıyla, yönetimiyle, futbolcusuyla Antalyaspor ayağa kalkmak zorunda. Çünkü bu takımın düşmesi, sadece puan tablosunda bir yer değişikliği değil; tribünlerdeki umutların sönmesi demektir.
Unutulmamalıdır ki; büyük camialar zor zamanlarda belli olur. Antalyaspor’un tarihinde nice krizler, nice darboğazlar aşıldı. Bu da aşılır… Yeter ki inanç kaybolmasın.
Bugün her Antalyalıya düşen görev açık ve net:
Takımına sahip çık!
Çünkü Antalyaspor düşmemeli…
Düşerse sadece bir takım değil, bir şehir kaybeder.
