TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı ve AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki iki okulda meydana gelen saldırılar ve komisyonun faaliyetleri hakkında Antalya Olay’ya açıklamalarda bulundu. Elmas, yaşanan acı olayların ardından dijital mecraların etkileri üzerine yürütülen çalışmaların önemine dikkat çekerek, “İlk bulgular, bu olayların arkasında sosyal medya platformlarından etkilenen bir kişi ve kimlik bulunduğunu gösteriyor. Dijital Mecralar Komisyonu olarak bu konularda sürekli çalışmalar yapıyoruz. Zaman zaman sosyal medya şirketlerini Meclis’e davet ederek, toplumsal şikayetleri ve insanların beklentilerini onlara aktarıyoruz” dedi.
Elmas, komisyonun birçok sosyal medya platformunun Meclis’e gelerek, komisyon üyelerinin sorularını yanıtladığını ve yayın politikalarını açıkladıklarını belirtti. “Toplum, dinamik bir yapıya sahip. Bu doğrultuda her an yeni güncellemeler yapılması gerektiğini görüyoruz. Yasal düzenlemeler üzerinde çalışıyoruz. Bu hafta Meclis’te görüşülen düzenlemeler bu konularla ilgiliydi. Geçen hafta kabul edilen 28 maddelik teklifin 15 maddesi kabul edildi. Diğer maddeler de Meclis Genel Kurulu’nda tartışılacak. Milletvekillerinin onayıyla yasalaşabilir” şeklinde konuştu.
‘SEFERBERLİK İÇİNDE OLUNMASINDA FAYDA VAR’
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile ortak çalışma yürüttüklerini hatırlatan Elmas, “Bu alanda tedbirlerin alınması ve herkesin seferber olması gerekiyor. Aileden başlayarak eğitim kurumlarındaki çocuklar, öğretmenler, yöneticiler ve kamu kurumları dahil olmak üzere 86 milyon insanın dijital mecralar konusunda seferberlik içinde olması önem taşıyor. Günümüzde çağlar için 5-10 yıllık süreler yeterli oluyor ve hızlı bir değişim yaşanıyor. Çocukların belli yaşlara kadar iyi, kötü, zararlı ya da faydalıyı seçebilecek bir bilinçleri olmuyor. Bu nedenle, yasalar da 16 yaş öncesi çocukları muhatap kabul ederek, sorumluluk yüklemeye başlıyor. Bu kapsamda 15 yaş altındaki çocukların sosyal medyadaki zararlı içeriklerden uzak tutulması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.
‘DİJİTAL MECRALARA DİKKAT EDİLMELİ’
Elmas, dijital mecraların olumlu yöndeki etkilerinin yanı sıra riskler taşıdığını da vurguladı. “Dijital mecralarda çocukların ticari hedef olarak kullanılması riski bulunuyor. Ekonomik getiriler elde etme amacıyla çocuklar bu hedefe alet ediliyor. Çocukların zihinsel, ruhsal ve bedensel gelişimini olumsuz etkileyen faktörleri iyi değerlendirmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı. Aile içi iletişimin zayıf olduğu durumlarda çocukların kendilerini yalnız hissettiğini ve bu yalnızlığın başka alanlarda kendilerini kanıtlama arayışına yönlendirdiğini belirtti. Elmas, “Aile içindeki uyum ve dayanışmanın, çocukların ruh sağlığını ve başarılarını artırdığını görüyoruz” dedi.
‘YAYIN YAPMA BEKLENTİLERİ BOŞA ÇIKACAKTIR’
Dijital medya platformlarının etik ilkelere uyması gerektiğini ve bunun yasal bir zorunluluk değil, insani bir sorumluluk olduğunu ifade eden Elmas, sorunun küresel boyutta ele alınması gerektiğini belirtti. “Sosyal medya sağlayıcılarının, ilgili kurumlarla iletişim içinde olmaları, temsilcilik bulunduruyorlarsa bu temsilcilerle iletişim kurmaları gerekmektedir. Türkiye’de ve diğer bölgelerde rahatça yayın yapma beklentisi içinde olanların bu beklentileri boşa çıkacaktır” diye ekledi.
Elmas, Türkiye’deki dijital alanın çocukların yararına kullanılmasını sağlayacak çalışmalar yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Dijital alanı çocuklarımızın lehine kullanmak, onların bilgiye ulaşmasını sağlamak amacıyla yeni oyunlar, modeller ve uygulamalar geliştirmek mümkün. Gençlerimizin dijital alan merakını giderecek, onları olumlu yönde yönlendirecek ve gelecekte meslek olabilecek projeler geliştirecek yazılımlar oluşturulmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.



