İbn Haldun Üniversitesi Külliyesi Medya ve Etkinlik Merkezi’nde gerçekleştirilen törene, üniversitenin rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan ve YETEV Okulları Genel Müdürü Yusuf Tüfekçi katıldı. Projenin amacı; öğrencilerin dil becerilerini geliştirmek, öğretmenlerin mesleki gelişimini desteklemek ve velilerin eğitim sürecine aktif katılımını sağlamak olarak belirlendi. Ayrıca, uluslararası standartlarla uyumlu, bütüncül bir eğitim yaklaşımının hayata geçirilmesi hedefleniyor. Bu iş birliği ile eğitimde insan odaklı yaklaşımın teknoloji ile entegre edildiği örnek bir modelin ortaya konması planlanıyor. Projenin, İngilizce öğretimini yeniden yapılandırmayı hedeflediği ve insan, teknoloji ve değer odaklı entegre bir eğitim ekosistemi oluşturmayı amaçladığı ifade edildi. Bu bağlamda, klasik dil öğretimi yöntemlerinin ötesinde yenilikçi bir perspektif sunacağı vurgulandı.

‘GÜÇLÜ EĞİTİMİN TEMSİLCİSİ OLMAK İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ’
YETEV Okulları Genel Müdürü Yusuf Tüfekçi, “YETEV Vakfı olarak yalnızca akademik eğitim sunmakla kalmıyor, aynı zamanda bu eğitimin üzerine inşa edilmiş, geniş kapsamlı bir eğitim anlayışını temsil etmek için mücadele ediyoruz. Mütevelli Başkanımız Bilal Bey ve ekibi, bizimle her zaman destekleyici bir şekilde yanımızdalar. Bilal Bey, ‘İbn Haldun bizim evimiz, biz onların eviyiz. Dolayısıyla aynı evde yaşayan bireyleriz’ diyerek bize güç veriyor. Bu, sadece bir dil meselesi değil, aynı zamanda insanı ve değeri temel alan bütünleşik bir eğitim sistemi oluşturma felsefesi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile örtüşen bir sistem kurmayı hedefliyoruz. Bu modelin, dini değerlerimizi ve hassasiyetlerimizi de içerecek şekilde geniş bir yelpazede benimsenmesini umuyoruz. Temelini atmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu konuda destek veren İbn Haldun Üniversitesi’ne ve değerli Rektörümüze teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

‘EN KRİTİK NOKTA DÖNGÜSELLİĞİ ETKİLİ BİR ŞEKİLDE İŞLETEBİLMEK’
İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan, YETEV’i bir paydaş olarak gördüklerini belirterek, “Sizi kardeş olarak görüyoruz ve birbirimizi tamamlayıcı bir konumda değerlendiriyoruz. Eğitimde döngüselliği etkili biçimde yönetmek, toplumsal ve bireysel düzeyde önemli bir gereklilik. Aile ile olan ilişkileri yakalayamazsak, çocukla aile arasındaki bağlantıyı göremeyiz. Yükseköğretimdeki en kritik unsurlardan biri, eğitimin her aşamasında bu döngüselliği sağlamaktır. İletişim Fakültesi’nde uyguladığımız 7+1 modeli, teorik derslerin ardından öğrencilere pratik deneyim kazandırmayı amaçlamaktadır. Bu sayede öğrenciler, iş dünyası ile etkileşime geçerek daha donanımlı hale gelmektedirler” ifadelerini kullandı.
‘MESELE, ÇATIŞMALARI ETKİLİ VE ÜRETKEN BİR ŞEKİLDE YÖNETEBİLMEK’
Arkan, “Gelecekte kurumlar ve aileler arasında çatışmaların yaşanması muhtemel. Bu nedenle mesele, bu çatışmaları etkili ve üretken bir şekilde yönetebilmektir. Aileler ve çocuklarla gerçek bir bağ kurarak, bu zorlukları aşmak gerekir. Paydaşlarımızdan gelen geri dönüşler bizim için oldukça kıymetli. Eğitimde başarılı olmanın en önemli sırlarından biri, iş birliğidir. Birlikte daha iyi projeler üreterek ülkemizdeki diğer eğitim kurumlarına model olmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
Konuşmaların ardından iki kurum arasında iş birliği protokolü imzalandı. Tören, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.



