DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Hatimoğulları, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın Türkiye üzerindeki etkilerini değerlendirerek, “İran savaşını biz de herkes gibi analiz ediyoruz ve elbette bu konu çok önemli. Türkiye’ye olan yansımalarını da net bir şekilde görmekteyiz; yıllardır derinleşen açlık, yoksulluk, geçinememe ve barınamama gibi sorunlar yalnızca savaşla açıklanamaz, iktidar buna sığınmamalıdır. Savaşın etkilerini göz ardı etmeden savaşı bahane eden iktidara buradan soruyoruz; gerçekten yaşadığımız sorunların tek sebebi savaş mı? 2021 ile 2026 yılları arasında küresel ham petrol fiyatları yüzde 7 düşerken, Türkiye’de bu oran yüzde 640 artmış durumda. Aradaki farkı görebiliyor musunuz? Doların o dönemde 7 lira olduğu düşünülürse, şimdi 45 lira seviyelerine yaklaştı. Savaşın yaşandığı ülkelerde bile gıda fiyatları düşerken, bir tarım ülkesi olan Türkiye’de gıda fiyatları her geçen gün artmaktadır. Ülkemizde işsizlik oranı yüzde 30’a yaklaşırken, bu duruma hangi silah neden olmuştur? Hazine ve Maliye Bakanı, İran savaşı ile ilgili sonuçları ‘Yönetilebilir’ olarak değerlendiriyor. Kendisine soruyoruz; 2026 yılının ilk 3 ayında asgari ücretteki toplam kayıp 7 bin 773 liraya ulaşırken, bu sorunu neden yönetemediniz Sayın Bakan?” dedi.
‘AŞIRI PAHALILIK, DÜŞÜK ÜCRET YURTAŞIN BELİNİ KIRDI’
Hatimoğulları, DEM Parti’nin Türkiye, Orta Doğu ve dünya genelindeki gelişmeleri ele alan 5 günlük bir toplantı serisi gerçekleştirdiğini ifade etti. “Bu süreçte Türkiye’nin içindeki çoklu krizleri değerlendirerek, mücadele hattımıza neleri ekleyebileceğimizi birlikte tartıştık. Ülkenin sorunlarına çözüm bulmak ve barış sürecini başarıyla sonuçlandırmak için kararlılığımızı bir kez daha vurguladık. İşsizlik, yoksulluk, aşırı pahalılık ve düşük ücretler, yurttaşların belini bükmüştür. Yurttaşlar aç, karnını doyurmak, kirasını ödemek ve çocuklarını okula gönderebilmek istiyor. Bu talepten daha doğal ne olabilir? Milyonlarca Kürt ve dostları, bu ülkenin hak ve vicdan sahibi yurttaşları, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yollarla çözülmesini talep ediyor. Bu talep son derece doğal değil midir? Milyonlarca yurttaş, seçilmişlerin; Ekrem İmamoğlu, Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ve Can Atalay gibi isimlerin haksız yere tutuklu olduğunu düşünüyor ve serbest bırakılmalarını istiyor. Bu vesileyle cezaevindeki tüm siyasi mahpuslara selam gönderiyorum. Unutmayalım ki, bu ülkenin büyük bir kısmı, ‘Bu ülkede artık demokrasinin kırıntısı bile kalmadı’ diyor. Ülkemizin üçte ikisinden fazlası, ‘Yargı tamamen siyasi saiklerle hareket ediyor, bağımsız bir yargı istiyoruz’ demekte.” şeklinde konuştu.



