https://youtube.com/watch?v=hNRekQ5oM4M%3Fsi%3D3cCPuE75QDF9GHeU%26enablejsapi%3D1%22+width%3D%22560%22+height%3D%22315%22+frameborder%3D%220%22+allow%3D%22accelerometer%3B+autoplay%3B+clipboard-write%3B+encrypted-media%3B+gyroscope%3B+picture-in-picture%3B+web-share%22+allowfullscreen%3D%22allowfullscreen%22+data-inline-video%3D%22true
Bugün Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde düzenlenen Türkiye Yüzyılı’nda Yatırımlar İçin Güçlü Merkez Programı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Programa Erdoğan’ın yanı sıra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı M. Fatih Kacır ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da katıldı.
‘ATEŞKESİN KALICI HALE GELMESİ İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPIYORUZ’
Konuya dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Toplantımızın ve burada alacağımız kararların ekonomimiz açısından hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bu önemli buluşmaya katkı sağlayanlara teşekkür ediyorum” dedi. Erdoğan, “Bölgemiz ve dünya ekonomisi, son dönemlerde en belirsiz günlerini yaşıyor. İş ve ekonomi çevreleri, sürekli değişen koşulları takip etmekte ve bu belirsizlik içinde yön bulmaya çalışmakta. Çatışmaların olumsuz etkileri, enerji, üretim, ticaret, turizm ve ulaşım gibi birçok sektörde derin şekilde hissediliyor. Akaryakıt fiyatlarındaki dalgalanmalar ve kısıtlamalar, bu sürecin göstergeleri arasında. Ateşin harı sönmüş olsa da, bölge ve dünya gerilimi hakkında kesin bir öngörüde bulunmak mümkün değil. Savaşın fitilini yeniden ateşlemeye çalışan odaklara karşı ihtiyatlı bir iyimserlikle süreci takip ediyoruz. Ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve adil bir barışın sağlanması için elimizden geleni yapıyoruz. Şahsım ve bakan arkadaşlarım, bu konuda görüşmelerimizi sürdürüyoruz ve sonuç alana kadar dost ülkelerle iş birliğimizi devam ettireceğiz” şeklinde konuştu.
‘TÜRKİYE BÖLGESİNİN İSTİKRAR ADASI OLDUĞUNU TEYİT ETMİŞTİR’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık bölgemiz ve dünya eski düzenine geri dönemez. Yaşanan büyük sarsıntıların etkileri zamanla daha net bir şekilde ortaya çıkacaktır. Türkiye, son yıllarda en büyük güvenlik krizini başarıyla yöneterek bölgesinin istikrar adası olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Küresel ekonomik düzenin yeniden şekillenmesine yol açan bu savaş, ülkemizi uluslararası ekonomik istikrarın önemli bir parçası haline getirmiştir. Türkiye, sadece bir köprü ya da enerji koridoru değil, bölgedeki enerji ve ticaret yollarının vazgeçilmez merkezi konumundadır. Ülkemiz, yeni çok kutuplu dünyanın önemli kutup başlarından biri olma yolunda güçlü bir adaydır. Bu durumu hem biz hem de dostlarımız, komşularımız ve rakiplerimiz görmekte. Yeni döneme yönelik stratejilerimizi şimdiden planlıyor, altyapısını oluşturuyoruz. Rekabet gücümüzü artıracak, sürdürülebilir yüksek büyümeyi sağlayacak hukuki ve mali adımlar atıyoruz. Türkiye’yi küresel bir cazibe merkezi haline getirme kararlılığındayız” dedi.
‘İSTANBUL FİNANS MERKEZİ HEDEFLERİNE DOĞRU EMİN ADIMLARLA İLERLİYOR’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Meclisimize sunacağımız kapsamlı düzenlemelerle ülkemizin çekim gücünü artırmayı hedefliyoruz. İstanbul Finans Merkezi’nin çalışmalarına 2009 yılında başlamıştık ve buranın küresel piyasalarla uyumlu bir finans sektörünün oluşmasını amaçladık. Bugün, İstanbul Finans Merkezi, 17 yıl önce belirlediğimiz hedeflere doğru emin adımlarla ilerliyor. Yeni düzenlemelerle, İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren kurumlara sağlanan vergi avantajlarını genişletiyoruz. Transit ticaret ve yurt dışında gerçekleşen mal alım-satımlarına aracılık edenlerin kazançlarında mevcut yüzde 50’lik vergi indirimini yüzde 100’e çıkarıyoruz. Böylece bu faaliyetlerden elde edilen kazançlardan kurumlar vergisi almayacağız” şeklinde konuştu.
‘KÜRESEL ŞİRKETLERİN BÖLGESEL MERKEZLERİNİ TÜRKİYE’YE TAŞIMALARINI TEŞVİK EDİYORUZ’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu teşvikleri İstanbul Finans Merkezi’nin dışına da yayıyoruz. İstanbul Finans Merkezi dışında da transit ticaret faaliyetlerinde bulunanların kazançlarının yüzde 95’ini vergi dışı bırakıyoruz. Ayrıca, küresel şirketlerin bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye taşımalarını teşvik etme hedefindeyiz. Bu şirketlerin yurtdışı operasyonlarını Türkiye’den yöneterek elde ettikleri kazançlara güçlü vergi avantajları sağlıyoruz. Önümüzdeki


