Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ticaret Odası arasında gerçekleştirilen yuvarlak masa toplantısına katıldı. Bu önemli toplantıda, Yılmaz’ın yanı sıra TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya ve ABD Ticaret Odası Kıdemli Başkan Yardımcısı Khush Choksy ile iş dünyasından birçok temsilci yer aldı. Toplantının ana gündem maddesi, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin değerlendirilmesi ve yeni yatırım fırsatlarının yanı sıra belirli sektörlerdeki iş birliğinin artırılması için bir yol haritası oluşturulması oldu.

‘2026 YILININ İLK ÇEYREĞİNDE TİCARET HACMİ 10,4 MİLYAR DOLAR’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye ile ABD arasındaki köklü stratejik ortaklık ve müttefiklik ilişkilerinin, ekonomik iş birliği açısından güçlü bir zemin sağladığını vurguladı. Bu güvene dayanan yapı sayesinde yatırım ve ticaret ilişkilerinin derinleştiğini ifade eden Yılmaz, “İki ülke arasındaki ekonomik etkileşim, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir gelişim göstermektedir. Geçen yıl ticaret hacmimiz 39 milyar dolara ulaştı ve ABD, ülkemizin en büyük ihracat pazarlarından biri haline geldi. 2026 yılının ilk çeyreğinde gerçekleşen 10,4 milyar dolarlık ticaret hacmi, bu ivmenin devam ettiğini göstermektedir. Bu gelişmeler, belirlenen 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşma noktasında büyük bir potansiyel taşımaktadır. Bunun yanı sıra, ticaretimizin daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması önemlidir” dedi.
‘TÜRKİYE’NİN MEVCUT POTANSİYELİ ÇOK DAHA YÜKSEK SEVİYELERE TAŞINABİLİR’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2025 yılından itibaren ticaret dengesinde Türkiye aleyhine gelişmeler yaşandığını belirterek, enerji ve savunma alanındaki iş birliklerinin dış ticaret açığını artırdığını ifade etti. Yılmaz, “Bu nedenle ticari ilişkilerimizi çeşitlendirerek ve katma değeri yüksek alanlara yönelerek daha dengeli bir büyüme hedefliyoruz. Ticaret hacmindeki gelişmelerin yanı sıra, karşılıklı yatırımlar da ilişkilerimizin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. 2003-2025 döneminde ABD’den Türkiye’ye gelen doğrudan yatırımlar 16 milyar dolara ulaşmış; Türkiye’de faaliyet gösteren 2 bin 300’ü aşkın ABD sermayeli firma, üretim, ihracat, istihdam ve Ar-Ge konularında önemli katkılar sunmuştur. Türk firmalarının ABD’de gerçekleştirdiği doğrudan yatırımların 14 milyar doları aşması, bu ilişkinin karşılıklı ve dengeli bir şekilde ilerlediğini göstermektedir. ABD’nin yaklaşık 8 trilyon dolarlık küresel doğrudan yatırım stoku göz önüne alındığında, Türkiye’nin mevcut potansiyelinin çok daha yüksek seviyelere taşınabileceğine inanıyoruz” dedi.

Yılmaz, Ukrayna-Rusya, İran ve Filistin gibi küresel ve bölgesel çatışmalara dikkat çekerek, Türkiye’nin bu gerilimler içinde istikrarını koruyan ve ‘güvenli liman’ özelliklerini pekiştiren bir ülke konumunda olduğunu dile getirdi.
‘ENFLASYON ÜZERİNDE ETKİLERİ SINIRLAMAYA DÖNÜK BİR ÇABA İÇİNDEYİZ’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Güçlü ve caydırıcı bir ülke olmanın yanı sıra, her alanda barışı, müzakereleri ve diplomasiye destek veriyoruz. Ateşkes, müzakereler ve diplomasi taraftarıyız ve bu süreçlere katkı sağlamaya devam edeceğiz. İran’da yaşanan savaşın bölgesel ve küresel ekonomiye önemli yansımalarını biliyoruz. Enerji, lojistik ve bazı kritik hammadde alanlarında önemli etkileri bulunmaktadır. Türkiye olarak bu konularda bir arz sıkıntısı yaşamıyoruz. Tedarik sistemlerimiz çeşitlendirilmiş durumda ve fiyatlardan tüm dünya gibi Türkiye de etkileniyor, bu etkilere sınırlama getirmek için çaba sarf ediyoruz. Bütçemize yük oluşturma pahasına enflasyon üzerindeki etkileri sınırlamaya yönelik çalışmalar yapıyoruz. Kısa vadede bu savaşın olumsuz etkileri elbette olacaktır. Ancak savaş sonrası yeni bir bölgesel ortam bekliyoruz. Yeni dinamiklerin devreye gireceği bu süreçte, istikrarını koruyan ve güvenli liman özelliğini sürdüren bir ülke olarak önemli fırsatların bizleri beklediğine inanıyoruz” şeklinde konuştu.
-
Yazı Boyutunu Ayarla Okuma rahatlığı için seçin



