Gazipaşa Hepimizin Platformu, Koru kıyısında planlanan 4 ayrı otel projesine ilişkin “ÇED gerekli değildir” kararlarına karşı açılan davaların tamamını kazandığını açıklamasında bulundu.
Yetkililere Seslendiler
Gazipaşa Hepimizin Platformu, Koru kıyısında planlanan 4 ayrı otel projesine ilişkin “ÇED gerekli değildir” kararlarına karşı açılan davaların tamamını kazandığını açıklamasında bulundu. Platform, mahkeme kararlarının bilimsel esaslara, kamu yararına ve hukuka aykırı bulunduğunu ifade ederek 2019 yılında onaylanan kıyı planlarının yeniden ele alınması çağrısında bulundu. Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde kıyıların geleceğine ilişkin tartışmalar yeni bir boyut kazandı.
Gazipaşa Hepimizin Platformu, Koru kıyısında farklı otel projeleri için verilen “ÇED gerekli değildir” kararlarına karşı Antalya 1. İdare Mahkemesi’nde açılan 4 ayrı davanın da platform lehine sonuçlandığını duyurdu. Platform tarafından yapılan açıklamada, uzman akademisyenlerden oluşan bilirkişi heyetlerinin raporları ile mahkeme kararlarının oy birliğiyle alındığı belirtildi. Kararların, projelere ilişkin ÇED sürecinde bilimsel verilerin, kamu yararının ve hukuki kriterlerin yeterince gözetilmediğine işaret ettiği savunuldu.
Gazipaşa Hepimizin Platformu, şu açıklamada bulundu; “Bir süredir Gazipaşa kıyıları için büyük bir mücadele veriyoruz. Çed süreçlerinde geçtiğimiz günlerde açıklanan son mahkeme kararı ile birlikte bütün Çed davalarının hepsini kazanmış bulunmaktayız.
Bu konu ve bundan sonra yapılması gerekenler meselesinde siz değerli halkımıza bilgi vermek, yetkililere bir kez daha seslenmek üzere bu açıklamayı yapıyoruz.
Çed Süreçleri Başlatıldı
Çed süreçlerinde; Önce Selinus kıyısında Yeşilyurt İnşaata ait Greenpark oteller zincirine ait dev bir otel için Çed süreci yaşandı. 6 Şubat büyük depremlerinin ikinci günü ilçede halkın katılımı toplantısı yapılmıştı. Çok üzücü bir süreçti…Bu otelin Çed süreci Ankara’da bakanlıkta yapılan İdk toplantısına katılmamız ve orada yaptığımız açıklamalar üzerine sonuç itibari ile bakanlık tarafından durdurulmuştu.
Ardından Koru kıyımızda ardı ardına Çed süreçleri başlatılmıştı. Koru halkımızın Meydan dediği, tamamı hazine arazisi olan, yani kamunun, ilçe halkının olan, bu ilçenin gençlerine iş kapısı olabilecek, ilçenin planlamasında eksik kamu alanları açığını kapatabilecek denize sıfır, 300 dönüm bir arazi, Fidanlık arazisi, parsel parsel dev oteller için tahsis edilmiş ve bu alanda, Fidanlıkta 3 dev otel için Çed süreçleri başlamıştı. Yine Selinus Sahilinde istediğini alamayan Yeşilyurt İnşaat, bu kez Koru kıyısına yönelmiş ve Doğal Havuzların bulunduğu bölgede bir otel için Çed süreci başlatmıştı.
Bu Çed süreçlerinde görülmüştü ki, Koru kıyısının korunan alan oluşu, doğal yaşamın verileri, halka ait olması gereken alanlar, kümülatif etki, etki alanı gibi veriler, tarım alanlarına etkileri raporlarında hiç yer almamış, yok gibi davranılmış ya da “Yoktur, bulunmamaktadır” denilerek bölge verileri inkar edilmişti. Zaten kıyıdaki araç yolu elinden alınan halkın yaya yoluna da, kamyonların girip çıkacağı servis girişi bağlanmıştı. Koruda başlayan ve halkı, ilçenin verilerini, doğasını yok sayan bu 4 Çed süreci için Antalya 1. İdare Mahkemesine 4 ayrı dava açtık.
Geçtiğimiz günlerde açıklanan son mahkeme kararı ile birlikte Koru’da açılan 4 davanın tamamını da kazanmış olduk.
Otellere El Konulmuş
Bu davalar için meselesinde uzman, öğretim üyelerinden, profesörlerden oluşan bilirkişi heyetinin hazırladığı bilirkişi raporunu da en az mahkeme kararları kadar önemsiyoruz. Hem bilirkişi raporları hem mahkeme kararlarının tamamı oybirliği ile alınmıştır. Bu çok önemlidir.
4 dava için de mahkeme heyeti oybirliği ile; “… dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararlarının bilimsel esaslara, kamu yararına ve hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.” Demiştir. Yani bilime aykırı bulunmuştur. Yani kamunun, halkın yararına aykırı bulunmuştur.
Sonuç olarak yetkililerin artık görmesi gereken şudur; 2019 yılında yapılan revizyon kıyı planlarına dayanarak projelendirilen hiçbir otel Çed süreçlerinden geçememişlerdir. Bunun en büyük nedeni 2019 yılında onaylanan Gazipaşa kıyı planlarının, sadece yatırımcının isteği yönünde şekillenmesidir. Günübirlik alanlara 2019 yılındaki planlarla oteller el koymuş, inşaat oranları iki katına çıkarılmıştır.
2019 yılındaki planlar ilçenin kıyılarının korunan alan olması ile taban tabana zıt planlardır.
2019 Planları Uygun Değil
Bu planların adı Koruma Amaçlı İmar Planları olmasına rağmen asla kıyılarımızı korumamakta, sadece yatırımcıları korumaktadır. Yapılması gereken ise; Bilirkişi raporlarında ve mahkeme kararlarında açıklanan bilimin sesinin tüm yetkililerce artık duyulması ve bu planların derhal iptal edilmesidir. Bir ilçenin planları sadece yatırımcıların daha çok kazanması adına yapılmaz.
Bir ilçenin planları, öncelikle o ilçenin halkı adına, doğa verileri, korunan alan oluşu gözetilerek, o ilçeyi sağlıklı bir biçimde geleceğe taşımak amacıyla yapılır. Bu planlamaya dayanarak hazırlanan otel tesislerinin tamamının Çed süreçlerinden geçemediği, kazandığımız davalarla çok net görülmektedir. Artık net bir biçimde şu anlaşılmalıdır: 2019 planları bu kıyılara uygun değildir.
Ve derhal kıyılarımız için bu bölgenin değerlerini gözeten yeni bir planlama yapılmalıdır. İlçedeki ve Ankara’daki tüm yetkililerin bu gerçeği görmesini beklediğimiz şu günlerde Fidanlık arazisi tel çitlerle çevrilmektedir. Bu süreci de yakından takip ettiğimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz.
Yaşam alanlarımızı, bölgenin geleceğini, sağlıklı gelişimini, savunmaya devam edeceğimizi tüm kamuoyumuza bildiriyoruz.”
