Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Ankara Ticaret Odası (ATO) Congresium’da gerçekleştirilen 10’uncu Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Konferansı’na katılım gösterdi. Etkinlikte, Bakan Işıkhan’ın yanı sıra Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Genel Sekreteri Akansel Koç, uluslararası kuruluşların temsilcileri, iş dünyasından birçok davetli ve akademisyen de yer aldı. Bakan Işıkhan, dünya genelinde iş sağlığı ve güvenliği anlayışının, iş kazası sonrası müdahale eden geleneksel yaklaşımdan, risk oluşmadan önce önlem almayı hedefleyen proaktif bir anlayışa dönüştüğünü ifade etti.
Işıkhan, gelişmiş ülkelerin iş sağlığı ve güvenliğini sadece bir yükümlülük olarak değil, sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olarak gördüğünü belirterek, “Uluslararası Çalışma Örgütü’nün güvenli ve sağlıklı bir çalışma ortamını temel bir hak olarak kabul etmesi bunun en güçlü göstergelerindendir. Türkiye olarak bizler de bu dönüşümü yakından izleyen değil, bu dönüşümün aktif bir parçası olan ülkelerden biriyiz. Ülkemizde iş sağlığı ve güvenliğinin tarihi oldukça köklüdür. 1865 yılında Dilaver Paşa Nizamnamesi ile özellikle madencilik sektöründe çalışma koşullarını düzenlemek amacıyla önemli adımlar atılmıştır. Cumhuriyet döneminde ise çalışma hayatına ilişkin kurumsal yapı güçlendirilmiş ve önemli reformlar gerçekleştirilmiştir. Ancak esas büyük paradigma değişimi, Avrupa Birliği müktesebatı ve ILO standartları ile uyum sürecinde yaşanmıştır. Bugün Türkiye, iş sağlığı ve güvenliği alanında bağımsız bir kanuna sahip, uluslararası standartlarla uyumlu ve kapsamlı bir mevzuat altyapısına sahip ülkeler arasında yer almaktadır. Bizler, insanı merkezine alan bir medeniyet anlayışına sahibiz” dedi.

‘YENİ DÖNEMİN YOL HARİTASINI OLUŞTURUYORUZ’
Bakan Işıkhan, iş sağlığı ve güvenliği alanında sadece geleneksel iş yerleri risklerinin değil, dijitalleşme, yapay zeka, uzaktan çalışma, iklim değişikliği gibi yeni faktörlerin de etkilerinin tartışıldığını vurguladı. Işıkhan, “Bu bağlamda, iş sağlığı ve güvenliği politikalarımızı çağın ihtiyaçlarına uygun şekilde güncelleme çalışmalarımız sürüyor. 2026-2030 Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Politika Belgesi ile yeni dönemin yol haritasını oluşturuyoruz. Bu belge, ‘sorumlu işveren, bilinçli çalışan ve etkin otorite’ ilkeleri üzerine inşa edilmiştir. Belge kapsamında, önleyici güvenlik kültürünün güçlendirilmesi, dijital denetim sistemlerinin yaygınlaştırılması, veri temelli politikaların üretilmesi, uzaktan çalışma süreçlerinin düzenlenmesi ve risk odaklı denetim modellerinin geliştirilmesi gibi önemli hedefler belirledik. Yakında bu belgeyi kamuoyuyla paylaşacağız. Özellikle çocuklarımızda güvenlik kültürünün erken yaşta oluşmasına büyük önem veriyoruz. Güvenlik kültürünün toplumun her kesiminde yer alması gerektiğine inanıyoruz. Bugün Türkiye; iş sağlığı ve güvenliği alanında sadece kendi içinde dönüşüm yaşayan bir ülke değil, aynı zamanda bölgesel ve uluslararası iş birliklerinde önemli bir rol üstlenen bir ülkedir. Uluslararası konferanslar, teknik iş birlikleri, Avrupa Birliği projeleri, İslam İşbirliği Teşkilatı kapsamındaki çalışmalar ve uluslararası kuruluşlarla yürütülen ortak programlar bu anlayışın en somut göstergelerindendir” ifadelerini kullandı.
‘KOBİ’LERİMİZİN KAPASİTESİNİ ARTIRMAK ZORUNDAYIZ’
İş kazalarını ve meslek hastalıklarını azaltma konusunda daha fazla çaba sarf etmeleri gerektiğini belirten Bakan Işıkhan, özellikle tehlikeli sektörlerde daha güçlü önlemler alınması gerektiğini dile getirdi. Işıkhan, “KOBİ’lerimizin kapasitesini artırmayı hedefliyoruz. Teknolojiyi insan hayatını koruyan bir araç haline getirmeliyiz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu konuda güçlü bir iradeye sahiptir. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda; çalışanını koruyan, emeği değerli gören ve iş sağlığı ile güvenliğini esas alan bir üretim ekosistemini inşa etmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Bizim hedefimiz; sadece daha fazla üretmek değil, insanı koruyarak üretmektir. İnsanı yaşatarak büyümektir. İnsan onuruna yaraşır bir çalışma hayatını güçlendirmek temel amacımızdır” şeklinde konuştu.
Işıkhan, ayrıca emeklilere yönelik yeni bir gelişmeyi paylaşarak, “Emeklilerimizin aylık ödemeleri ile Kurban Bayramı ikramiyelerini 17-22 Mayıs tarihleri arasında hesaplarına yatırıyoruz” açıklamasında bulundu.




