Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Almanya’nın Leipzig şehrinde devam eden 2026 Uluslararası Ulaştırma Forumu’nda Türkiye’yi temsil etti. Forumda ‘İlerlemenin Temelleri: Yönetişim, Yenilik ve İş Birliği’ teması altında düzenlenen Bakanlar Açık Oturumu’nda konuşan Uraloğlu, Türkiye’nin ulaştırma vizyonu hakkında önemli bilgiler paylaştı.
‘TÜRKİYE, ULAŞTIRMA POLİTİKALARINI SÜREKLİLİK, ÇEŞİTLİLİK VE ESNEKLİK ÜZERİNE İNŞA ETMEKTEDİR’
Bakan Uraloğlu, ulaştırma sistemlerinin dayanıklılığı konusunda önemli bir soru gündeme getirerek, “Ulaştırma sistemlerinin sadece kapasitesini arttırmakla mı yetineceğiz, yoksa onları her koşulda çalışır, güvenilir ve sürdürülebilir hale mi getireceğiz?” ifadelerini kullandı. Son yıllarda yaşanan krizlerin, sistemlerin kırılganlığını gözler önüne serdiğine dikkat çeken Uraloğlu, Türkiye’nin ulaştırma politikalarını yalnızca kapasite artışı üzerine değil; süreklilik, çeşitlilik ve esneklik üzerine inşa ettiğini vurguladı.
Hedeflerinin tek bir hattı büyütmek değil, aynı anda birden fazla güvenilir seçeneği mümkün kılmak olduğunu belirten Uraloğlu, “Orta Koridor’un güçlendirilmesi, Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu Hattı, Marmaray ile sağlanan kesintisiz demir yolu bağlantısı, Çanakkale ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Zengezur Koridoru ve Kalkınma Yolu Projesi gibi girişimler bu yaklaşımımızın somut örnekleridir” dedi.
‘AVRUPA VE ASYA KITALARINI BİR KEZ DAHA BİR BİRİNE BAĞLIYORUZ’
Uraloğlu, İstanbul Kuzey Demiryolu projesinin hayata geçirilmesi ile Avrupa ve Asya kıtalarını yeniden birbirine bağlayacaklarını ifade etti. “Bu çift hat elektrikli demir yolu, uluslararası yük ve yolcu taşımacılığının hizmetine sunulacak ve kıtalararası yüksek kapasiteli kesintisiz demir yolunu tesis edecektir” dedi.
Kara taşımacılığının çeşitliliğinin öneminin herkesce kabul edildiğini belirten Uraloğlu, “Kara taşımaları kapasite olarak deniz yolunun alternatifi olamaz. Ancak, coğrafyamızda yaşanan gelişmeler, bu çeşitliliği artırmamız gerektiğini ortaya koymuştur” diye ekledi.
‘YALNIZCA FİZİKSEL BAĞLANTILARI DEĞİL, SİSTEMİN BÜTÜNÜNÜ GÜÇLENDİRİYORUZ’
Bakan Uraloğlu, dayanıklılığı yalnızca fiziksel altyapı üzerinden değil; süreçlerin etkinliği ve veri akışının sürekliliği üzerinden de değerlendirmek gerektiğini vurguladı. Sınır geçişleri ve lojistik süreçlerde veri paylaşımını artırmayı, işlemleri sadeleştirmeyi ve akışı hızlandırmayı hedeflediklerini belirten Uraloğlu, “Böylece yalnızca fiziksel bağlantıları değil, sistemin bütününü güçlendiriyoruz” ifadelerini kullandı.
İklim değişikliği, enerji güvenliği, dijital riskler ve jeopolitik gelişmelerin ulaştırma sistemlerini doğrudan etkilediğini belirten Uraloğlu, “Bu nedenle, ulaştırma yatırımlarını yalnızca sektörel değil, enerji, haberleşme ve lojistik sistemleriyle entegre bir yaklaşımla ele alıyoruz. Uluslararası iş birliği, bu sürecin temel unsurudur. Sınır ötesi koridorların etkinliği; ortak standartlar, veri paylaşımı ve güçlü koordinasyon ile sağlanabilir” dedi.
‘TÜRKİYE COP 31’E EV SAHİPLİĞİ YAPACAK’
Uraloğlu, Türkiye’nin güçlü yönetişim, yenilikçi finansman ve çok taraflı iş birlikleri ile daha dirençli ve sürdürülebilir bir ulaştırma sistemi için çalıştığını vurguladı. “Bu anlayış doğrultusunda, Türkiye’nin COP 31’e ev sahipliği yapacak olması, sürdürülebilirlik ve iklim dayanıklılığı konusundaki kararlılığımızın bir göstergesidir” dedi.
Bakan Uraloğlu, katılımcıları COP 31 etkinliği için Türkiye’de bir araya gelmeye davet etti.



