TGF Başkanı Taha Akgül, federasyon binasında düzenlediği basın toplantısında Türk güreşinin mevcut durumu ve geleceği üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Akgül, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin (TMOK) ülkemizdeki en önemli sivil toplum kuruluşlarından biri olduğunu vurgulayarak, “TMOK, olimpiyat şampiyonları ve uluslararası alanda Türkiye’yi temsil eden federasyon başkanlarıyla dolu bir kuruluştur. Veli Ozan Çakır gibi sporun içinden gelen bir profesörün burada aday olması ve Sayın Bakanımız Osman Aşkın Bak’ın takdiriyle bu göreve layık görülmemiz bizim için büyük bir onurdur. TMOK, Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşlarından biridir ve IOC’nin (Uluslararası Olimpiyat Komitesi) doğrudan muhatabıdır. Orada yer alabilmek ve bu önemli yapının bir parçası olabilmek benim için büyük bir gurur kaynağı” şeklinde konuştu.
Akgül, 2036 Olimpiyat Oyunları’nın İstanbul’da gerçekleşecek olmasından bahsederek, “Umarım TMOK’ta önemli projelere imza atma fırsatı buluruz. En büyük hayalimiz, 2036’da Olimpiyat Oyunları’nı İstanbul’a kazandırmaktır. Avustralya (Brisbane) sonrası Avrupa’da bir organizasyon yapılma olasılığı oldukça yüksek. Bu durumda en çok İstanbul’un bu olaya yakışacağını düşünüyorum. Seçilen yönetim kadrosu, uluslararası alanda lobi faaliyetleri ile Olimpiyatların İstanbul’a alınmasına katkı sağlayacaktır” dedi.

‘AMACIMIZ GERÇEKLİKTEN UZAKLAŞMAMAK’
Taha Akgül, çeşitli kategorilerde şampiyonalara hazırlanan milli takımların kamplarının devam ettiğini belirterek, “Özellikle Büyükler Avrupa Şampiyonası, şu anki planlarımızda en önemli organizasyon. Serbest güreşte takımımızı tamamen gençleştirdik ve yaş ortalamasını 22-23 seviyesine kadar düşürdük. Çok değerli bir kadromuz var ve bu kadro, 2028-2032 Olimpiyatlarının rezerv kadrosu olarak değerlendiriliyor. Takımımızdan yüksek beklentimiz var. Avrupa ve Dünya şampiyonalarına ülkemiz de biz de değer veriyoruz ancak asıl gündemimiz Olimpiyatlardır. Gerçekler, olimpiyatlarda ortaya çıkıyor. Bu nedenle, kazandığımız başarılara aşırı sevinmemek ve başarısızlıklara fazla üzülmemek gerektiğini düşünüyoruz. İstediğimiz gibi gitmese de bu dünyanın sonu değil. Amacımız uzun vadeli plan yaparak gerçeklikten uzaklaşmamaktır. Camiamızla gerçekleştirdiğimiz çalıştayda, herkes aklıselim bir şekilde güreşe katkı sağlamaya çalışıyor, bu durumdan memnunuz. Biz burada güreşe faydalı olmak için varız, zorluk çıkarmak değil, işleri kolaylaştırmak için buradayız” ifadelerini kullandı.
‘RIZA KAYAALP, PROFESYONEL BİR SPORCU’
Büyükler Avrupa Şampiyonası’nda mücadele edecek milli sporcu Rıza Kayaalp’in spora dönüşünün Türk Güreşi için büyük önem taşıdığını belirten Akgül, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Rıza, Ranking Turnuvası’nda birinci olarak iyi bir başlangıç yaptı ve moral buldu. Sıkletindeki seri başı olması açısından kazandığı altın madalya bu Avrupa Şampiyonası’nda çok değerli. Özellikle bu, onun 13’üncü şampiyonluğu olacak ve rekor kırması oldukça önemli. Efsanevi Rus güreşçi Lopez ile birlikte, belki de bu asırda dünyanın en iyi güreşçisi olan Alexander Karelin’in rekorunu, Allah’ın izniyle Avrupa Şampiyonası’nda geçecektir. Şu anda 12-12 eşitlik var, inşallah 13-12 yapacak. Moralli bir şekilde kampta hazırlanıyor. O kadar özveriyle çalışıyor ki; 12-13 günlük kamp arası olduğunda, bu süreyi genç sporcularla birlikte Elmadağ’daki Kamp Eğitim Merkezimizde değerlendirmek istedi. Hocalarımız onu bırakmadı, Rıza zaten ne yapması gerektiğini biliyor. Profesyonel bir sporcu. Federasyon olarak ona imkan sağlamasak bile, Rıza şu ana kadar devletimizin verdiği desteklerle birçok başarı elde etti. Onun istediği yerde kamp yapabilmesi önemli, biz federasyon olarak sadece moral açısından yanında olmayı yeterli görüyoruz.”



