İrem BAŞDAŞ/ANTALYA, (Antalya Olay) – Akdeniz Üniversitesi (AÜ), kanser tedavisinde kullanılan ileri teknoloji CAR-T hücre tedavilerinin yerli üretimini sağlamak amacıyla yeni bir ‘İleri Sağlık Araştırma Merkezi’ kurdu. Dünyada yalnızca yedi merkezde uygulanan bu tedavi yönteminin, özellikle dirençli ve nükseden lösemi ile lenfoma hastalarında umut verici sonuçlar sunduğunu belirten AÜ Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Bu tedavi, programlanarak kanser hücrelerini hedef almasını sağlayan son derece yenilikçi bir yaklaşımdır” dedi.
AÜ’de, kanser tedavisinde kullanılan CAR-T yönteminin uygulanacağı yeni bir araştırma merkezi açıldı. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, merkez hakkında düzenlenen basın toplantısında bilgi verdi. Prof. Dr. Özkan, Akdeniz Üniversitesi’nin tıp alanındaki başarılarına atıfta bulunarak, “Dünyanın ilk rahim nakli ve Türkiye’nin ilk yüz ile çift kol nakli gibi önemli başarıları gerçekleştiren üniversitemiz, bugün tarihi bir gelişmeyi kamuoyuyla paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Akdeniz Üniversitesi olarak CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi’ni kurarak, bu alanda uluslararası düzeyde kabul gören yüksek kalite ve güvenlik standartlarıyla yerli üretime geçiş yapıyoruz” şeklinde konuştu.
Klinik araştırmalarda her hastanın tedavisinin bireysel özelliklerine göre şekilleneceğini vurgulayan Özkan, “Bu gelişme, ileri hücresel tedaviler alanında dışa bağımlılığın azaltılmasına yönelik stratejik bir adım olmuştur. Merkezimiz, hematolojik kanserlerin tedavisinde geliştirilen ve yeni nesil CAR-T yöntemleri arasında öne çıkan CD19 hedefli Nespe-cel (AT101) programı kapsamında faaliyet gösterecek” dedi. Ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a projeye verdikleri destek için teşekkür etti.
‘KANSER HÜCRELERİNİ HEDEF ALIP YOK ETMEYE BAŞLIYOR’
Kanser hücrelerini hedef alacak şekilde güçlendirilecek hücrelerin akıllı bir ilaç gibi çalışacağını ifade eden Prof. Dr. Özkan, “CAR-T teknolojisi, hastanın T hücrelerinin yeniden programlanarak kanser hücrelerini hedeflemesini sağlayan, dirençli ve nükseden lösemi ile lenfoma hastalarında umut verici sonuçlar sunan yenilikçi bir tedavi yöntemidir. Bu teknoloji, ‘yaşayan ilaç’ konsepti olarak tanımlanabilir. Hastanın bağışıklık hücreleri alınarak laboratuvar ortamında genetik olarak güçlendirilmekte ve yeniden hastaya verilerek, vücudun kendi savunma sisteminin kanser hücrelerine karşı harekete geçmesi sağlanmaktadır” şeklinde konuştu.
‘TÜRKİYE DÜNYADA 8’İNCİ MERKEZ OLDU’
Bu tedavi yönteminin dünya çapında sadece yedi merkezde uygulandığını belirten Özkan, “Bizim merkezimiz, bu alandaki sekizinci merkezdir. Günümüzde bu tedaviye erişim oldukça sınırlıdır. ABD’de onay almış çeşitli CAR-T tedavileri bulunmakta ancak bu tedavilerin maliyetleri bazı analizlerde 400 ila 500 bin dolar arasında değişmektedir. Bu nedenle CAR-T ve benzeri hücresel tedaviler birçok hasta için erişimi zor bir alan olmaya devam etmektedir. Biz daha düşük maliyetle tedaviye başlayacağız” ifadelerini kullandı.
YERLİ ÜRETİM TEDAVİSİ OLACAK
Tedavi süreçleri hakkında bilgi veren AÜ Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, “Bugün itibarıyla tüm altyapımız, ekipmanlarımız tamamlandı ve teknoloji transferi sağlandı. Ar-Ge için gerekli altyapı hazır hale getirildi. Bu tedavi yöntemi, daha önce ülkemizde uygulanmıyordu; hastalar yurt dışına gönderiliyor ya da kanları yurt dışına gönderilerek işleniyordu. Artık burada hastanın kanı alınacak, laboratuvar ortamında bu hücreler akıllı hücrelere dönüştürülerek yeniden hastaya verilecektir. Bu süreç yaklaşık 10 gün sürmektedir. Bu aşama laboratuvar kısmıdır; diğer bölümde ise tedavi uygulanacaktır” dedi.
BAŞARI ORANI YÜZDE 95’İN ÜZERİNDE
Son teknoloji ile tedavi sürecinin gerçekleştirileceğini belirten Prof. Dr. Ömer Özkan, “Tedavinin başarı oranının yüzde 95’in üzerinde olmasını bekliyoruz. Bu laboratuvar, binanın yaklaşık yüzde 25’ini kapsamakta ve diğer bölümlerde farklı üretim ve çalışma alanları yer alacaktır. Bu dönemde, seyri kötü olan bazı kanser türleri üzerinde de çalışmalar yürütülecektir. Örneğin beyin tümörleri gibi hastalıklar için de kısa süre içinde protein transferi ve Ar-Ge çalışmaları yapılacaktır. Laboratuvarları geliştirmeye devam edeceğiz” şeklinde ifade etti.
‘15 NİSAN İTİBARIYLA İLK TEDAVİYİ UYGULAMAYI PLANLIYORUZ’
Prof. Dr. Ömer Özkan, beş yıllık bir çalışmanın meyvelerini vermeye başladığını vurgulayarak


