1. Haberler
  2. SİYASET
  3. Bakan Kurum: Türkiye’nin ‘COP31’ yaklaşımı nettir, durağanlık değil aksiyon

Bakan Kurum: Türkiye’nin ‘COP31’ yaklaşımı nettir, durağanlık değil aksiyon

Bakan Kurum: Türkiye’nin ‘COP31’ yaklaşımı nettir, durağanlık değil aksiyon
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31), Beşiktaş’taki bir otelde gerçekleştirildi. Konferansa, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP30 Başkanı Andre Aranha Correa do Lago, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçevesi İcra Sekreteri Simon Stiell ile birlikte yurt dışından gelen temsilciler katıldı. Etkinlikte, tanıtım filminin gösteriminin ardından ortak bir basın toplantısı düzenlendi.

‘COP TOPLANTILARI SON DERECE ÖNEMLİDİR’

Konferansta bir konuşma yapan Bakan Murat Kurum, “COP toplantıları büyük bir önem taşımaktadır; çünkü iklim krizi, dünya genelinde her geçen gün daha fazla hissedilmektedir. İklim değişikliği, yalnızca çevresel bir sorun değil; ticaret, ulaşım, sanayi, gıda, enerji ve eğitim gibi insan yaşamının her alanını etkileyen bir mesele haline gelmiştir. Türkiye, bu kritik süreçte tarihi birikimi ve iklim krizine yönelik attığı somut adımlarla COP31’e ev sahipliği yapacaktır. Son üç aydır, 9-20 Kasım tarihleri arasında gerçekleştireceğimiz COP31’in başarısı için yoğun bir çaba içerisindeyiz. Bu bağlamda, İstanbul’da İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryası, Avustralya, Azerbaycan ve Brezilya’dan üst düzey katılımcılarla Birinci Stratejik Misyon çalışmamızı başarılı bir şekilde tamamladık” dedi.

Bakan Kurum: Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir, durağanlık değil aksiyon

‘COP 31 SÜRECİNE SONUÇ ODAKLI YAKLAŞIYORUZ’

Bakan Kurum, “COP 31 Başkanlığı olarak, geçmişteki COP’larda alınan kararları sahipleniyoruz. COP 31 sürecini sonuç odaklı bir şekilde yürütmeyi hedefliyoruz. Bu konferansın başarılı olması için Türkiye ve Avustralya olarak işbirliği içinde çalışacağız. Dünyanın COP31’den beklentilerinin yüksek olduğunu biliyoruz. Bizim sorumluluğumuz, bu beklentileri karşılamak ve taraflar arasında güven inşa etmektir. Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir; tek ses değil diyalog, ayrılık değil uzlaşı, durağanlık değil aksiyon. Bu ilkelerle hareket ederek, Mart ayında eylem ajandamızı dünyaya ilan edeceğiz. Herkesin sesini duyuracak, adil bir başkanlık anlayışıyla hareket edeceğiz. Küresel iklim eyleminde geriye gidiş kabul edilemez” şeklinde ifade etti.

‘GÖBEKLİTEPE, İNSANLIĞIN ORTAK ANLAMDA BİRLEŞTİĞİ YERDİR’

Bakan Kurum, “Göbeklitepe, insanlık tarihinin sıfır noktasıdır ve burada insanlar ilk kez ortak bir anlam etrafında buluşmuştur. Bu nedenle COP31’i insanlığın yeniden bir araya geldiği, ‘Geleceğin COP’u’ olarak tanımlıyoruz. Diyalog, COP31 sürecinin başlangıç noktasıdır. Bu çerçevede, COP31; hükümetlerin, özel sektörün, şehirlerin, gençlerin ve sivil toplumun dinlendiği kapsayıcı bir platform oluşturacaktır. Uzlaşı, bu diyalog zemininde inşa edilecek ikinci aşama olacaktır. COP31, uygulanabilirlik ile hakkaniyet arasında denge kurarak, ülkelerin kalkınma önceliklerine uygun gerçekçi taahhütlere odaklanacaktır. Aksiyon, bu sürecin nihai hedefidir. Taahhütleri sahaya indiren, kamu-özel sektör iş birlikleriyle desteklenen somut uygulamalar öncelikli hale getirilecektir” dedi.

‘ZİRVENİN İLK GÜNÜNDE STRATEJİK MESAJLAR VERİLECEK’

Bakan Kurum, “Zirve, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde Antalya’da gerçekleştirilecek. Zirvenin ilk gününde devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla yüksek düzeyli genel oturumlar yapılacak. İkinci gün ise uygulama odaklı yuvarlak masa toplantıları düzenlenecek. Cumhurbaşkanımızın liderliği, Türkiye’nin dış politika anlayışını temsil etmektedir ve bu yaklaşım, iklim diplomasisinde tarafları bir araya getiren güçlü bir rol üstlenecektir” şeklinde konuştu.

‘ÇOK TARAFLILIĞA OLAN GÜVENİ YENİDEN İNŞA ETMEYE KARARLIYIZ’

Bakan Kurum, “COP31 Başkanlığı olarak; sonuç odaklı güçlü bir vizyonla, çok taraflılığa olan güveni yeniden inşa etmeye kararlıyız. Türkiye, yüzyıllar boyunca iyiliğin yanında durmuştur ve iklim değişikliği döneminde insanlığın yanında yer almaktadır. Unutmayalım ki, doğayla uyumlu yaşamak, kadim dünyadan beri tek bir reçetedir. Dünya ortak evimizdir ve başka bir sığınak yoktur. Bu anlayışla, Türkiye’nin küresel iklim krizine karşı mücadelede doğal merkez olduğunu ifade ediyoruz” dedi.

‘İKLİM EYLEMİNDE YENİ BİR DÖNEM BAŞLAYACAK’

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçevesi İcra Sekreteri Simon Stiell, “İklim felaketleri artarken, ülkelerin kömür, petrol ve gaza bağımlılığını artırma kararlılıkları bu tehdidi yaymaktadır. Ancak bu durumla başa çıkmak mümkündür. Ülkeler bir araya gelerek, elde edilenlerin üzerine inşa edecek ve süreci hızlandıracaklardır. İklim eyleminde yeni bir üçüncü dönem başlayacak; bu dönem hız kazanma ve ölçeği genişletme dönemi olacak. 2028’de ikinci küresel durum değerlendirmesi yapılacak ve bu taahhütlere daha yakın olmalıyız. Dayanıklılığı artıran, ekonomileri büyüten ve emisyonları düşüren bir yanıt gerekecektir. Şu anda görevimiz, dönüşümü hızlandırmak ve her ülkenin bu fırsat masasında bir koltuğa sahip olmasını sağlamak” ifadelerini kullandı.

Bakan Kurum: Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir, durağanlık değil aksiyon

Bakan Kurum: Türkiye’nin ‘COP31’ yaklaşımı nettir, durağanlık değil aksiyon
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Antalya Olay ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin