Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (Antalya Olay) – Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkan Vekili Halil Bülbül, dünya genelinde yıllık zeytinyağı üretiminin 3,5 milyon ton olduğunu, bu rakamın kişi başına ortalama 450 gram tüketime karşılık geldiğini belirtti. Türkiye’de ise 310 bin ton zeytinyağı üretimi yapılmakta ve kişi başı tüketim 2-2,5 kilogram seviyelerindedir. Bu verilerin, Akdeniz ülkelerinde 8-12 kilogram olan tüketim düzeyinin oldukça gerisinde olduğunu ifade etti.
Antalya’da zeytinyağı markalaşma çalışmaları çerçevesinde, ATB, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü işbirliğiyle Antalya Zeytinyağı Çalıştayı ve Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması gerçekleştirildi. Çalıştayda, uzman akademisyenler ve sektör temsilcileri zeytin ve zeytinyağı konularında bilgi alışverişinde bulundu. Üretimden tüketime, ticaretten markalaşmaya kadar geniş bir yelpazede sunumlar yapıldı.
KİŞİ BAŞI ZEYTİNYAĞI TÜKETİMİ 2,5 KİLOGRAM
Çalıştayın açılışında konuşan ATB Başkan Vekili Halil Bülbül, zeytin ve zeytinyağının Antalya için yalnızca bir üretim meselesi değil, aynı zamanda bir kimlik olduğunu vurguladı. Bülbül, “Dünya genelinde zeytinyağı üretimi 3,5 milyon ton. Bu üretim, dünya nüfusuna bakıldığında kişi başı yaklaşık 450 gram zeytinyağına denk geliyor. Ülkemizde ise zeytinyağı üretimi 310 bin ton. Bu rakam, kişi başına yaklaşık 3,5 kilogram zeytinyağına karşılık gelmektedir. Ancak fiili tüketimimiz 2-2,5 kilogram seviyesinde kalıyor. Yunanistan, İspanya ve İtalya gibi Akdeniz ülkelerinde ise bu rakam 8 ila 12 kilograma çıkıyor. Bu durum, üretim gücümüzü artırmanın yanı sıra iç tüketimi ve kalite bilincini geliştirmemiz gerektiğini göstermektedir.” dedi.
TÜRKİYE DÜNYADA İLK 5 ÜLKEDEN BİRİ
Rekabetin miktar değil, kalite ve katma değer üzerinden yürütülmesi gerektiğine dikkat çeken Bülbül, “Türkiye, zeytin ve zeytinyağında dünyanın en iyi 5 ülkesi arasında yer alıyor. Ancak son yıllarda üretimdeki dalgalanmalar, iklim değişikliği ve artan maliyetler, yeni bir yol haritası geliştirmemiz gerektiğini gösteriyor. Bu yol haritasının merkezinde sürdürülebilir verim, doğru tarımsal uygulamalar ve yüksek kalite bulunmalıdır. Antalya, bu potansiyeliyle oldukça avantajlı bir konumdadır.” diye konuştu.
SU STRESİ VE İKLİMSEL RİSKLER
Bülbül, su stresi, periyodisite ve iklim kaynaklı risklere de vurgu yaparak, “Ağaç varlığımız artarken üretimde istikrarı henüz sağlayamamış olmamız, bu dönüşümün bir zorunluluk olduğunu gösteriyor. Bu nedenle artık şu soruyu sormalıyız; Daha çok üretmek mi, daha iyi üretmek mi? ATB olarak net bir yanıtımız var: Daha kaliteli, izlenebilir bir üretim modeli. Bu süreçte en önemli aktörler, üreticilerimiz ve zeytinyağı işletmelerimizdir.” ifadelerini kullandı.
ANTALYA’NIN ZEYTİNİ TAVŞAN YÜREĞİ VE BEYLİK
Bülbül, Antalya’nın ihtiyacının, kimliği ve hikâyesi olan zeytinyağı markaları olduğunu belirterek, “Yerel çeşitlerimiz büyük bir avantaj sunmaktadır. Tavşan yüreği ve Beylik zeytinleri, Antalya zeytinciliğinin yerel kalite gücünü temsil ediyor. Coğrafi işaretini aldığımız Tavşan yüreği zeytini, yüksek oleokantal ve polifenol içeriğiyle sağlık açısından değer taşıyan nitelikli bir üründür.” dedi.
ATB olarak zeytin ve zeytinyağına özel bir önem verdiklerini vurgulayan Bülbül, “Kaliteyi merkeze alan, üreticiyi güçlendiren ve yerel çeşitleri koruyan her adımda öncü rol üstlenmeye devam edeceğiz. Bu yıl gerçekleştireceğimiz Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması, bu vizyonun bir yansımasıdır. Ancak, dönüşümün kalıcı olabilmesi için, kaliteyi önceliklendiren ve katma değerli üretimi teşvik eden politikaların uygulanması büyük önem taşımaktadır.” ifadelerini kullandı.
ANTALYA’DA ZEYTİNLİK ALAN 20 YILDA 2 KATINA ÇIKTI
Antalya Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı İbrahim Irmak, zeytin ve zeytinyağının özenle işlenmesi gereken bir ürün olduğuna dikkat çekti



