Yavuz Ağıralioğlu ve Mahmut Arıkan, 1 saat 15 dakikalık bir görüşmenin ardından ortak bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Ağıralioğlu, yaptığı açıklamada, “Gelecek için hazırlanan ‘önümüzdeki dönem daha iyi bir Türkiye mümkün müdür’ sorusunu memleketin ufkuna hizalanan partileriz. Bu süreç sona ermedi, biz yeniden başlayacağız. Biz bu kadarla sınırlı değiliz; daha fazlasını gerçekleştireceğiz. Bu şartlarda yaşamamız kaderimiz değildir. Daha zengin, daha demokratik ve daha adil bir ülke kuracağız. İrademizin her geçen gün milletle buluşturduğu ve istişare ettiği yarınlarımız adına bir umut istişare ettik. Memleket meselelerini ele aldık. Neler yapabiliriz? Ülkenin acil sorunları nelerdir? Hangi konular ön plana çıkarılmalı? Memleketin gerçek gündemini konuşan siyasette buluşmayı nasıl sağlayabiliriz? Bunları istişare ettik. Memleketin gündemine odaklıyız. İstişaremiz oldukça verimli geçti. Bundan sonra da birçok kez görüşeceğiz ve istişarelerde bulunacağız. Milletin sahipsiz olmadığını ve dertlerinin çözümsüz olmadığını göstereceğiz. Türkiye’nin doğru yönetilirse 85 milyonla kalmayıp, 850 milyona hitap edebileceğini hem göstereceğiz hem de milletimizin umutlarını canlı tutup temsil edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Ağıralioğlu, İçişleri ve Adalet bakanlıklarına yapılan yeni atamalar hakkında da değerlendirmelerde bulundu. “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, yargıyı siyasallaştırdığı eleştirilerine maruz kalıyor. Yargı, siyasetin gölgesinde kalıyor. İktidar partisi, Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) ve Anayasa Mahkemesi üzerindeki etkisini, partili cumhurbaşkanlığı modeliyle birleştirerek artırdı; bu sistemde yargı, siyasetin gölgesinde kalıyor. Yargı, siyasetin etkisi altında karar vermek zorunda kalıyor. Bizim kuvvetler ayrılığına dair hassasiyetimiz var. Adli bürokraside belirli meslek gruplarında, emeklilik ya da görevden ayrılma sonrasında siyasete girişin belli bir süre için yasaklanması gerektiğini savunuyoruz. Yargıyı siyasetin beklentilerine göre karar vermek durumunda bırakacak durumların önüne geçilmesi gerekmektedir. Bu tür atamalar devletin ve adaletin korunması, mülki idarenin ve siyasetin güvenliğini sağlamak açısından önemlidir. Ancak mevcut sistem bu endişeleri doğuracak şekilde işlemediği için eleştirilerin odağı olmuştur” dedi.
Saadet Partisi lideri Mahmut Arıkan ise “Anahtar Parti’nin değerli Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ve heyetini ağırladık. Ülkemizdeki ve bölgemizdeki gelişmeleri uzun bir süre istişare etme imkanı bulduk. Önümüzdeki dönemde neler yapılabileceği ve ülkedeki yönetim değişikliği ile ilgili konularda müzakerelerde bulunduk. Kendilerine nazik ziyaretleri için teşekkür ediyorum” dedi.
Arıkan, İçişleri ve Adalet bakanlıklarına yapılan yeni atamalara ilişkin de, “Bu tür atamalar hukuken geçerli ancak bazı atamalar zamanlamalarıyla mesaj veren nitelikte. Bugün baskın seçim hazırlıklarına dair ortaya konulan tabloya yeni bir halka eklenmiş oldu. Bu değişiklikle birlikte siyasi atmosferin yeniden dizayn edileceğine ve devlet mekanizmasının seçim sürecine daha hızlı bir şekilde yaklaşacağına inanıyoruz. Saadet Partisi olarak beklentimiz net. Adalet makamı, seçim tartışmalarının değil, hukukun teminatı olmalıdır. Çünkü adalet algısı zedelenirse, sandığın itibarı da tartışılır hale gelir. Sandığın itibarı için adil bir ortam sağlanmasını temin etmemiz gerekiyor. Türkiye’nin ihtiyacı, siyasi bir mühendislik değil, adil bir ortamda ülkeyi seçimlere götürmektir” şeklinde konuştu.



