Bulls Yatırım Yurtiçi Satış Direktörü Evren Çakarer ve Bulls Portföy Finansal Analisti Salih Oğuzhan Sever, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonun küresel piyasalara olan etkilerini değerlendirdi.
‘HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN KRİTİK ROLÜ’
Sever, piyasalardaki ilk tepkilerin doğrudan enerji fiyatlarına yansıdığını belirtti. Jeopolitik riskin merkezinde Hürmüz Boğazı’nın bulunduğunu vurgulayan Sever, “Küresel petrol arzının büyük bir kısmı bu boğazdan sağlanıyor. Olası bir kapanma veya arz kesintisi ihtimali, fiyatlamaların temel belirleyicisi oldu. Savaş haberleri sonrası Brent petrol fiyatları 73 dolardan hızla 80 doların üzerine çıkarak 82 doları test etti. Gün içinde yüzde 7’ye varan bir artışla fiyatlar 77-78 dolar aralığında dengelendi. Asya piyasaları ise yüzde 1-1.5 civarında düşüşle işlem görüyor. ABD 10 yıllık tahvil faizleri yüzde 4.10’dan yüzde 3.96’ya gerilerken, altın fiyatları yüzde 2’nin üzerinde artış gösterdi. Dolar ise yatay bir seyir izliyor. Euro tarafında ise negatif bir açılış gözlemleniyor” şeklinde konuştu.
Sever, Türkiye ekonomisi açısından enerji fiyatlarının kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti. “Petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artış, enflasyona 0.5 ila 1 puan arasında olumsuz etki yapabiliyor. Brent petrolün 100 dolara yönelmesi durumunda motorin fiyatlarının 75 TL’ye, benzin fiyatlarının 70 TL’nin üzerine çıkması ve doğal gaz maliyetlerinin artması, enflasyonla mücadeleyi ciddi şekilde zorlaştırabilir. Ocak ve Şubat ayı enflasyon verileri zaten yüksek geldi. Enerji şoku, ikinci tur etkiler yaratabilir. Altının petrol kadar sert bir tepki vermemesinin sebebi ise gerilimin bir ölçüde önceden fiyatlanmış olması” ifadelerini kullandı.
TCMB’DEN YENİ LİKİDİTE ADIMI
Sever, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bir hafta vadeli repo ihalelerine ara verdiğini ve TL uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemlerine başlayacağını açıkladığını aktardı. Bu adımların, likiditeyi sıkılaştırma ve kur oynaklığını sınırlama amacı taşıdığını belirtti. Jeopolitik tansiyonun düşmemesi durumunda önümüzdeki günler ve haftalar boyunca piyasalarda dalgalanmanın sürebileceğini ifade eden Sever, “Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, ABD’den gelecek diplomatik mesajlar ve Brent petrol fiyatlarının 81-82 dolar eşiği, piyasaların yönü açısından belirleyici olacak” dedi.
Evren Çakarer ise Türkiye’nin jeopolitik konumunun bu gelişmelerden doğrudan etkilendiğini vurguladı. “Türkiye CDS primi 234 seviyelerine yükseldi. Vadeli piyasalarda açılış yüzde -3’ün üzerinde gerçekleşti. Gün içi dalgalanma ise yüzde -3.50 bandına kadar genişledi. Bu düşüşü, jeopolitik konjonktür içinde ‘normal bir reaksiyon’ olarak değerlendiriyoruz. Ancak tansiyon düşmezse satış baskısının devam edebileceği uyarısında bulundu. 81-82 dolar seviyesi ise teknik ve psikolojik bir eşik olarak ön plana çıkıyor. Bu bandın üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda 90 dolara, Hürmüz kaynaklı arz şoku yaşanması halinde ise 100 dolara ve üzeri seviyelere ulaşılabilir” dedi.
Çakarer, piyasalardaki dalgalanma sonrası ekonomi yönetimi ve piyasa otoritelerinin devreye girdiğini belirtti. “Açığa satış işlemleri 6 Mart’a kadar yasaklandı. Emir/işlem oranı 5’e 1’den 3’e 1’e düşürüldü. Açığa satış kapatıldı. Bu adımlar, aşırı oynaklığı sınırlamaya yönelik koruyucu tedbirlerdir. Enerji arzında kalıcı bir kesinti yaşanmadığı sürece dalgalanma yönetilebilir olabilir; ancak petrol fiyatlarında kalıcı bir 100 dolar senaryosu, Türkiye açısından hem enflasyon hem de büyüme görünümünü yeniden şekillendirebilir” dedi.



