Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde gerçekleştirilen ve TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı tarafından desteklenen ‘Gazetecilikte Tıklama Tuzağı Başlıklarına Okuyucu Tepkileri’ başlıklı araştırma, dijital habercilikte tartışmalı başlıkların kullanımını kapsamlı bir şekilde ele aldı. Projenin yürütücülüğünü Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü 2. sınıf öğrencisi Zeynep Peker üstlenirken, danışmanlığını Gazetecilik Bölümü Araştırma Görevlisi Ahsen Demircioğlu gerçekleştirdi.

‘BEKLENTİYLE İÇERİK UYUŞMUYORDU’
Projenin başlangıç noktasının sosyal medyada karşılaşılan yanıltıcı başlıklar olduğunu ifade eden Zeynep Peker, “Sosyal medyada gördüğüm haberlerde başlıkla içerik arasında tutarsızlık olduğunu fark ettim. Merakla tıkladığım bu haberlerin içeriği, beklentimle örtüşmüyordu. Benim gibi birçok kişi de bu durumu yaşıyordu. Bu yüzden kullanıcı yorumlarının nasıl şekillendiğini merak ederek araştırma yapmaya karar verdim. Danışman hocamın yönlendirmesiyle TÜBİTAK 2209-A programını inceledim. Projemin amacını ve yöntemini yazarak başvurdum ve kabul aldım” şeklinde konuştu.
Peker, TÜBİTAK’ın desteğiyle yürüttüğü projeyi akademik kariyerinde önemli bir adım olarak değerlendirdi ve “Bu tür projeler genç araştırmacılar için büyük bir motivasyon kaynağı” ifadelerini kullandı.
OKUYUCU TEPKİLERİ YORUMLAR ÜZERİNDEN ANALİZ EDİLDİ
Dijital medyada sıkça karşılaşılan ‘tıklama tuzağı’ başlıkların okuyucular üzerindeki etkisini araştıran çalışmada, sosyal medya platformu ‘X’ üzerinden bu tür başlıklarla oluşturulan haberlerin altındaki yaklaşık 1000 kullanıcı yorumu incelendi. Altı aylık süreçte toplanan veriler; büyük-küçük harf düzenlemeleri, emoji temizleme ve veri ayıklama aşamalarından geçirilerek analiz edildi. Gazetecilik Bölümü Araştırma Görevlisi Ahsen Demircioğlu, çalışmanın iki aşamalı olarak yürütüldüğünü belirterek, “İlk aşamada program tabanlı duygu analizi yaptık. İkinci aşamada ise Türkçedeki duygu bağlamını kaybetmemek adına iki kodlayıcı ile manuel analizler gerçekleştirerek temaları ortaya çıkardık” diye ifade etti.

EN YOĞUN DUYGULAR ÖFKE VE ENDİŞE
Araştırmanın kullanıcı tepkilerini mutluluk, üzüntü, öfke, korku, iğrenme ve şaşkınlık gibi altı temel duygu kategorisi üzerinden değerlendirdiğini aktaran Demircioğlu, elde edilen bulgulara göre en yoğun duyguların korku, endişe, alay ve öfke olduğunu kaydetti. Demircioğlu, “Okuyucular, bu başlıkların tıklama tuzağı olduğunu anlayabiliyor ve genellikle öfke veya endişe ile tepki veriyor. Aynı zamanda alaycı yorumlar da dikkat çekiyor” dedi. Kullanıcı tepkilerinin yalnızca haber içeriğine değil, gazetecilere ve medya kuruluşlarına da yöneldiğini vurgulayan Demircioğlu, bu durumun medyaya olan güvenle doğrudan ilişkili olduğunu belirtti.
UZUN VADEDE GÜVENİLİRLİĞİ ZEDELİYOR
Demircioğlu, tematik analiz sonuçlarına göre kullanıcı yorumlarının büyük bir kısmının siyaset, ekonomik gelişmeler ve gündem olayları etrafında yoğunlaştığını ifade etti. Araştırmada dikkat çeken bir diğer bulgunun, kullanıcıların çoğu zaman haberin içeriğinden bağımsız bir şekilde gazetecilik pratiğini eleştirmesi olduğunu belirten Demircioğlu, “Tıklama tuzağı, kısa vadede etkileşim sağlayabilir. Ancak uzun vadede medya güvenilirliğini olumsuz etkileyebilir. Gazetecilerin bu dengeyi gözetmesi gerekiyor” dedi.
‘GELECEĞİN İLETİŞİMCİLERİ FARK YARATABİLİR’
Geleceğin iletişimcilerinin bu konuda fark yaratabileceğine dikkat çeken Demircioğlu, “Bunların tespit edilmesi, çevreye anlatılması ve bilinçli bir iletişimci olmaları hem fakültemiz hem de kendi kariyerleri açısından çok önemlidir. Bu nedenle bu proje, küçük bir sonuç gibi görünse de aslında gelecekteki genç iletişimciler açısından büyük bir öneme sahiptir” dedi.




