Nostalji tramvayı Antalya’ya ilk geleceğinde hepimiz heyecanlanmıştık.
“Yine Kaza mı Oldu”
Çünkü bu Antalya’nın tramvay ile ilk buluşmasıydı. Daha önce İstanbul, Ankara, İzmir gibi Metropollerde gördüğümüz tramvay artık Antalya’ya da geliyordu. Yani Antalya Metropol olmak için bir adım daha atıyordu.
Tramvay Nürnberg Belediyesi’nden hibe olarak gelecek, raylar ise satın alınacaktı. O dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Hasan Subaşı’ydı. Tramvay o zaman görev yaptığım Milliyet Gazetesi’nin Konyaaltı Caddesi’ndeki ofisinin önünden geçiyordu.
Hepimiz merakımızı gidermek için bir tur bindik. Buna karşın bir kentin yeni bir sisteme alışması zaman alıyordu. O dönem o kadar kaza oluyordu ki dönemin Büyükşehir Belediyesi Basın Müdürü değerli dostum Bahadır Beşergil’i aradığımda telefonu “Yine kaza mı oldu” diye açıyordu.
Ben bu arada Türkiye’ye yapılan hibelerin ardından hep bir kötülük geldiği için işin arkasını da araştırma gereği buldum. O dönem Alman Yeşiller Partisi Milletvekili (Daha sonra genel başkan oldu) Cem Özdemir’e ulaştım.
Özdemir Bana Tramvayların Artık Hurdaya Çıkmak
Özdemir bana tramvayların artık hurdaya çıkmak üzere olduğunu, tramvayın da aspest ile kaplı olduğunu, bu nedenle de yok etmek yerine Türkiye’ye hibe edildiğini ifadelerine yer verdi. Hatta o dönem bununla ilişkin raporlarda gönderdi ve bende haber yaptım. Buna karşın bence hurdaya ayrılacak denilen tramvayın 27 yıl boyunca hizmet ettiğini düşünürsek sanıyorum Cem Özdemir ve Cem Çon olarak iki adaş öküzün altında buzağı aramışız.
Neyse zaman içerisinde de aslında bu tramvaya alıştık ve sevdik. Hatta kent ile bütünleşti. Sonradan yapılan raylı sistemdeki tramvaylar bana soğuk gelse de nostalji tramvayı hep sempatisini korudu.
Ta ki 6 Şubat depremine kadar. 6 Şubat’ta yaşanan Kahramanmaraş merkezli tarihin en büyük depremi sırasında saat kulesinde restorasyon çalışmaları sürüyordu. Hatırlarsanız bu restorasyon çalışmaları bir türlü tamamlanamadı.
Ay geçti, yıl geçti ve üzerindeki saatlerin çalınmasıyla gündeme geldikten sonra çevresindeki bez kaldırıldı ve bir nevi yeniden açıldı. Buna karşın bu açılışın ardından elime bazı fotoğraflar geçti.
Bu Fotoğraflarda Saat Kulesinde Depremde Yaşanan
Bu fotoğraflarda saat kulesinde depremde yaşanan tahribat açık bir biçimde görülüyordu. Meğer deprem gecesi direkten dönen Saat Kulesi’nde yaşanan ayrılmalar sebebiyle kamyoncuların yük bağlamak için kullandıkları spanzetler ile yapı ayakta tutulmuş. Şimdi bende nostalji tramvayının kaldırılmasına destek vermem.
Ama tramvayın muadili eğer Saat Kulesi’yse de bir saniye bile düşünmeden tramvayı kaldırırım. Bu arada net raporlara ulaşamadım ama deprem önceki dönemde Yıldız Teknik Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada tramvayın neden olduğu vibrasyonun saat kulesine verdiği zarar tespit edilmiş. Yani işin şakası yok.
Bence bundan sonrası için hayata geçirilecek tek iş bilime inanmak. Burada yapılan ölçümlerin Yıldız Teknik Üniversitesi’nde olduğunu tahmin ediyorum. Bu değerler incelenmeli ve tramvayın da kaderini bilim insanlarının belirlemeleri.
Yoksa bu tartışmalar bitmez. Siyaseten de tramvay yeniden sefere girer ve saat kulesine zarar verirse elimizde bir nostalji tramvayı bir de yıkık kule kalır.
