TİP Antalya İl Örgütü, COP31 hazırlıkları üzerinden iklim politikalarını eleştirerek tarım arazilerinin betonlaşmasına ve kamu kaynaklarının kullanımına tepki gösterdi.
Antalya’da Tarım Arazilerinin Betonlaşmasına Tepki
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Antalya İl Örgütü, Antalya’nın ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi önceki dönemde iklim krizi ve zirve hazırlıklarına ilişkin açıklama yaptı. COP toplantılarının yıllardır yeni hedef ve “Yeşil dönüşüm” programları açıklamasına rağmen fosil yakıtlardan çıkış meselesinde bağlayıcı adımlar atılmadığını savunan TİP “İKLİM ZİRVESİ DEĞİL, SERMAYE ZİRVESİ”
TİP Antalya İl Örgütü, COP’ların 30 yılı aşkın tarihine bakıldığında benzer bir tablonun tekrarlandığını iddiasını kamuoyunun gündemine taşıdı. Açıklamada, COP30’da yaklaşık 1.600 fosil yakıt sektörü lobisinin yer aldığı ve fosil yakıtlardan çıkış meselesinde bağlayıcı bir karar alınmadığı belirtilerek, iklim krizinin sorumluları ile krizi çözmek amacıyla oluşturulan mekanizma arasında çelişki bulunduğu savunuldu. Örgüt, sermayenin doğayı kurtarmaktan ziyade iklim krizini yeni bir pazar alanına dönüştürdüğünü ileri sürdü.
“İklim” Harcamalarının Faturasını Halka Çıkarmayalım
Karbon kredileri ve “Yeşil” yatırımlar üzerinden şirketlerin çevresel sorumluluklarını yerine getirmiş gibi gösterildiğini savunan TİP EXPO alanının kuzeyindeki yaklaşık 64 bin metrekarelik alan için otopark ve altyapı gerekçesiyle acele kamulaştırma kararı çıkarıldığı savunulan açıklamada, tarım topraklarının asfaltlanmasının iklim kriziyle mücadele söylemiyle bağdaşmadığı belirtildi. TİP Antalya İl Örgütü, COP31 hazırlıkları çerçevesinde kamu kaynaklarının kullanımını da eleştirdi.
Açıklamada, Antalya Havalimanı’nın kargo ve genel havacılık terminalini bağlayan bağlantı yolları için 500 milyon TL’lik sözleşme imzalandığı, aynı zamanda EXPO-Antalya Havalimanı bağlantısı için İller Bankası’ndan 1,5 milyar TL kredi alınması kararı verildiği belirtildi. Örgüt, Antalya Büyükşehir Belediyesi, TOKİ ve bakanlıklar dahil olmak üzere kamuya ilişkin sözleşmelerin toplam bedelinin yaklaşık 25,2 milyar TL’ye ulaştığını iddiasını kamuoyunun gündemine taşıdı. Bu kaynağın halkın ödediği vergilerden oluştuğunu savunan TİP
Tip’ten İklim Krizine Alternatif: Demokratik Planlama
Açıklamada, COP31 hazırlıkları için harcandığı belirtilen 25,2 milyar TL’nin, 1,9 milyon ilkokul öğrencisine eğitim yılı boyunca günde bir öğün ücretsiz yemek sağlanabilecek bir kaynağa denk geldiği savunuldu. İklim krizinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sınıfsal bir sorun olduğu görüşünü dile getiren TİP Antalya İl Örgütü, insanların aynı atmosferi paylaşmasına rağmen ekonomik ve toplumsal koşullarının aynı olmadığını altını çizdi. Örgüt, iklim krizinin çözümünü üretim ve kaynakların demokratik biçimde planlanmasında gördüğünü açıklamasında bulundu.
Toplumun ihtiyaçlarını karşılayan üretim süreçlerinin merkezinde emeğin bulunduğunu belirten TİP TİP Antalya İl Örgütü, açıklamasının sonunda dünyanın farklı bölgelerindeki iklim adaleti hareketlerine de çağrı yaptı. İklim adaletinin sermayenin lütfuyla değil, halkların mücadelesiyle kazanılacağını savunan örgüt, COP31’in birkaç günlük protokol törenine dönüşmemesi gerektiğini altını çizdi.
“Doğayı ve Emeği Aynı Mücadelede Buluşturalım”
Saray rejimi iklim diyerek, doğa diyerek halkı kandırıyor. Saray’ın 10 günlük COP31 için harcadığı 25.2 milyarlık bütçeyle 1.9 milyon ilkokul öğrencisine günde 1 öğün ücretsiz yemek verilebilir. Cebimizden çaldıkları parayla, soframızdan çaldıkları ekmekle iklim tiyatrosu… pic.
— Türkiye İşçi Partisi – Antalya (@tipantalya) September 13, 2026
