TİHEK’e başvuran bir kişi, 8 Şubat 2025 tarihinde kafe, restoran ve canlı müzik kulübü olarak hizmet veren bir mekanda düzenlenen müzik etkinliğine katılmak üzere arkadaşıyla birlikte bilet alarak gittiğini, ancak kapıdaki güvenlik görevlileri tarafından içeri alınmadığını ifade etti. Başvuran, güvenlik görevlilerinin ‘damsız giriş yapılamaz’ gerekçesiyle kendilerini mekana almadığını ileri sürdü. Biletlerini gösterdiği halde, görevlilerin bilet ücretinin iade edilebileceğini belirterek kendilerini mekandan uzaklaştırdığını aktardı. Başvuran, etkinlik kurallarında iki erkeğin içeri alınmayacağına dair bir düzenleme bulunmadığını, yalnızca kadın ve erkek sayısının dengelenmesine dikkat edileceğine dair bir ifade bulunduğunu belirtti ve duruma itiraz ederek işletmeye elektronik posta yoluyla şikayette bulundu.
İşletme tarafından gönderilen yanıtta, kadın-erkek dengesinin sağlanması ve kadın misafirlerin huzurunun korunması amacıyla bu tür uygulamaların yapılabileceği vurgulandı. Başvuran, alkol tüketiminin sadece erkeklere özgü olmadığını, kadınların da benzer şekilde rahatsızlık verebileceğini ifade ederek, uygulamanın cinsiyet temelinde ayrımcılık oluşturduğunu savundu.
İŞLETME: AYRIMCA TUTUM YOK
İşletme avukatı tarafından TİHEK’e sunulan görüşte, etkinlik kurallarında ‘organizasyon şirketinin etkinlik için uygun görmediği kişileri bilet ücretini iade etmek kaydıyla içeri almama hakkına sahip olduğu’ ve ‘organizasyon sahibinin kadın-erkek eşitliğini sağlamak amacıyla bilet ücretini iade etmek kaydıyla kişiyi içeri almama hakkını kullanabileceği’ ifadelerinin yer aldığı belirtildi. Bu kapsamda başvuru sahibine bilet ücreti iadesi yapılarak, içeri almama hakkının kullanıldığı ifade edildi. İşletme, kadın-erkek eşitliğine aykırı herhangi bir ayrımcı tutum sergilemediğini savundu.

ÜST SINIRDAN CEZA
TİHEK, başvuranın yalnızca erkek olması nedeniyle mekana alınmadığını tespit etti ve bunun cinsiyet temelinde farklı bir muamele oluşturduğunu belirtti. Kararda, erkeklerin alkol almasının kadınları veya diğer müşterileri rahatsız edeceği yönündeki varsayımın toplumsal önyargılara dayandığı ve somut bir gerekçeye dayanmadığı vurgulandı. Ayrıca olası olumsuz durumların önlenmesi için güvenlik önlemlerinin artırılması gibi alternatif tedbirlerin uygulanabileceği ifade edildi. Kurul, söz konusu uygulamanın 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu kapsamında cinsiyet temelinde doğrudan ayrımcılık oluşturduğuna karar verdi. İhlalin niteliği ve toplumsal önyargılara dayanan bir uygulama olması nedeniyle işletmeye üst sınırdan 256 bin 357 lira idari para cezası verilmesine hükmedildi.
‘CİNSİYET TEMELLİ BİR AYRIMCILIK’
Avukat Ayşenur Akdemir Çelik, bu kararın önemine vurgu yaparak, “Gerek kadınlar gerekse erkekler, birçok eğlence mekanında ‘damsız giriş olmaz’ uygulamasının bulunduğunu bilmektedir. Ancak somut olayda, herhangi bir bireysel değerlendirme yapılmaksızın sadece ‘damsız giriş olmaz’ denilerek kişilerin mekana alınmaması hukuken sorunlu bir durumdur. Bu uygulamanın arkasında cinsiyet temelli bir ayrımcılık yatmaktadır. Mekan işletmesi, bu uygulamanın kadın müşterileri korumak amacıyla yapıldığını savunmuş olmasına rağmen, erkek müşterilerin potansiyel olarak zarar vereceği varsayımıyla hareket edilmesi toplumsal ayrımcılığa yol açmaktadır. TİHEK’in idari para cezası vermesinin temel nedeni de bu cinsiyet temelli ayrımcılık olmuştur. Hükmedilen 256 bin TL’lik ceza oldukça yüksek olmakla birlikte, kararın yerinde olduğunu düşünüyorum” dedi.

