Aysu DURSUN/ANTALYA, (Antalya Olay) – Akdeniz Üniversitesi (AÜ) İletişim Fakültesi’nde yer alan ‘Kamera ve Işık’ dersi, öğrencilerin sevdikleri film ve dizilerden sahneleri birebir yeniden çekmelerini sağlayarak hem teorik bilgilerini pratiğe döküyor hem de profesyonel set deneyimi kazanmalarına olanak tanıyor. 2018 yılından bu yana dersi veren Öğretim Görevlisi Dr. Gökhan Evecen, dersin mezunlar tarafından sıkça hatırlanan uygulamalar arasında yer aldığını ifade etti. Evecen, “Amacımız, izlediğimiz sahnelerin çekim sürecindeki zorlukları öğrencilere göstermek. Bu ders, onların gelecekteki projeleri için önemli bir başlangıçtır” şeklinde konuştu.
AÜ İletişim Fakültesi’nde Radyo, Sinema ve Televizyon (RTS) Bölümü’nde ikinci sınıf öğrencilerine verilen ‘Kamera ve Işık’ dersinin teorik ve uygulamalı olarak yürütüldüğünü belirten Dr. Evecen, “Ben daha çok sinema ve uygulama derslerine giriyorum. Bu ders, hem teorik hem de uygulamanın birlikte yürütüldüğü bir süreç. 2018 yılından beri bu dersi veriyorum. Öğrencilerimden, sevdikleri bir film veya diziden bir sahneyi birebir çekmelerini istiyorum” dedi. Uygulama aşamasında öğrencilerin başlangıçta fikirlerinin değiştiğini dile getiren Evecen, “İlk başta çok kolay görünüyor ama sonunda ‘Gerçekten zormuş, çok şey öğrendik’ diyorlar. Teorik bilgilerin pratikteki karşılığını bu uygulama sayesinde kavrıyorlar” şeklinde konuştu.
Mezunların en çok hatırladığı dersler arasında yer alan ‘Kamera ve Işık’, öğrencilerin grup çalışması yaparak proje seçim sürecini birlikte yürütmelerini sağlıyor. Evecen, “Her grup, belirli sayıda öneri getiriyor. Kamera ve ışığın etkin kullanıldığı projeleri birlikte istişare ederek seçiyoruz. Zorluk dereceleri eşit olduğunda tercihi öğrencilere bırakıyorum. Proje yapım dosyası hazırladıktan sonra çekim sürecine geçiyorlar” diye belirtti. Bu dersin, RTS öğrencilerine ikinci sınıfta verildiğini ve mezuniyet sonrası en çok hatırlanan uygulamalardan biri olduğunu vurgulayan Evecen, “Öğrenciler bu dersle profesyonel iş yaşamına ilk adımlarını atıyor” ifadelerini kullandı.
‘Sınırlarımızı zorladık’
Ders sırasında yaşadıkları deneyimi paylaşan Sabri Bahadır Bakırtaş, uygulama dersinin kendileri için önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Bakırtaş, “Teorik kısmı bir kenara bırakacak olursak, bu ders bizi film çekmeye teşvik etti. Forrest Gump’tan bir sekans seçmiştik. Cüretkar bir seçim yaptık. Bunun onda biri süreyi kapsayan bir sahne çeksek kabul edilebilirdi ama biz doruklarına kadar yaşamak istedik” dedi. Dersin hem fiziksel hem de psikolojik açıdan zorluklarla dolu olduğunu söyleyen Bakırtaş, “Gerçekten sınırlarımızı zorladık. Elde ettiğimiz ekipmanlarla hem fiziksel hem de psikolojik sınırlarımızı test ettik. Bu ders zorlayıcı gelebilir ama öğrencilerin bunun kıymetini bilmesi lazım” şeklinde konuştu.
Kırmızı kamyon için 45 dakika yol gittiler
Ödevleri aldıklarında yaşadıkları paniği aktaran RTS ikinci sınıf öğrencisi Yasin Akça, “‘Selvi Boylum Al Yazmalım’ filmini önerdim. Filmde önemli olan kırmızı kamyondu. Uzunca bir kamyon bulma serüvenimiz oldu. 45 dakika uzaklıktaki bir yere gittik. Biraz aç kaldık, biraz yorulduk ama sonunda çok güzel bir proje ortaya çıktı. Dönüşümüzü de kiraladığımız kırmızı kamyonla yaptık. Bizim için unutulmaz bir tecrübe oldu” diye konuştu.
‘Işıkta ve açıda çok zorduk’
Çekim sürecinin beklediklerinden daha uzun sürdüğünü belirten RTS ikinci sınıf öğrencisi Kevser Kalkan, “‘Basittir hemen çekeriz’ diye düşündük ama ortalama 6-7 saat sürdü. Kamerada, ışıkta ve açıda zorlandık. Çekim sırasında ışığı engellemek için kullandığımız ekipman yandı, biz de terlik kullanarak ışığı engellemeye çalıştık. Bu oldukça komik bir andı” dedi. Diğer bir öğrenci Dilem Özkan ise, “Çekim için Koreli oyuncular lazımdı, her yerde dolaştık. Dekorları kendimiz hazırladık. Işık konusunda sorun yaşadığımızda arkadaşlarım sarılarak ışığı azaltmaya veya artırmaya çalıştı. Bu proje sayesinde ekip olmayı ve sorumluluk almayı öğrendik” şeklinde konuştu. (Antalya Olay)



