Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı. Toplantının açılışında konuşan Durgut, “Bugün burada, ağır kayıplar yaşamış olan siz mağdur yakınlarını dinlemek ve yaşananları doğrudan sizlerden duymak için bir araya geldik. Buradaki varlığınız son derece kıymetlidir. Bu komisyon, suça sürüklenen çocuklar meselesini yalnızca hukuki veya idari bir konu olarak ele almıyor. Mağdurlar, mağdur yakınları, çocuklar, gençler ve toplumun güven duygusu üzerindeki etkilerinin farkındayız. Bu nedenle, burada dile getirilecek her değerlendirmeyi dikkatle ele almayı, yaşananları bütün yönleriyle anlamaya çalışmayı ve ihtiyaç duyulan alanları tespit etmeyi sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Dinleyeceğimiz her kişi, yalnızca bir dosyanın tarafı değil, yaşanmış bir sürecin tanığıdır ve bu ülkenin vicdanına seslenen önemli bir muhataptır.” dedi.
Durgut, sözlerine devam ederek, “Bu komisyon burada paylaşılan her hususu yalnızca dinlemekle kalmayacak, yaşananları doğru anlamak ve eksiklikleri tespit etmek için çalışacaktır. Hiçbir cümle kaybınızı telafi edemez, hiçbir karar evladınızı geri getiremez; ancak devletin ve toplumun görevi, adalet talebini ciddiyetle ele almak ve benzer acıların tekrarını önlemek için sorumluluğu taşımaktır.” ifadelerini kullandı.
‘5-6 YIL SONRA BİZİ ÖLDÜREN KATİLLE KARŞILAŞABİLİR MİYİM?’
Toplantıda, İstanbul Güngören’de 14 Ocak’ta yan bakma nedeniyle çıkan kavgada hayatını kaybeden 16 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın kardeşi Doruk Çağlayan’ın mektubu okundu. Mektubu Yasama Uzmanı Sezen Civelek Tokgöz okudu. Mektupta, “Merhaba, ben Doruk Çağlayan; maalesef artık adını duyunca herkesin hüzünlendiği Atlas Çağlayan’ın ikiziyim. Birlikte doğduğumuz için çok mutluyduk. Kardeşim Atlas, sağlıkçı olmak istedi, ben ise henüz mesleğime karar veremedim. O korkunç günden önce, biz her an birlikteydik. O gün kafede otururken bir kargaşa yaşandı. Olayın sonucunda Atlas can verdi. Şu an burada onun yokluğuyla baş başayım ve 5-6 yıl sonra bizi öldüren katille karşılaşıp karşılaşmayacağımı düşünüyorum.” ifadeleri yer aldı.
‘ACI DOLU BİR SÜREÇ YAŞADIK’
Esenler’de tartışma sonucu kalbinden bıçaklanarak öldürülen Abdurrahman Balcı’nın annesi Zeynep Balcı, yaşadığı kaybı ve süreçte karşılaştıkları zorlukları dile getirdi. Balcı, “Sayın Savcımız, tutuklanmalarını istediği halde sadece bir kişi yakalanıyor ve o da teslim oluyor. Katilin kendisi serbest bırakılıyor. Bu süreçte tehditler aldık. Size oğlum Abdurrahman Balcı’yı göstereyim. Ben asil, siz vekil; siz benim vekilimsiniz. Vicdanınıza konulsun eller ve bu iki kişi arasındaki farka bakın; hangisi çocuk, hangisi temiz ve akıllı?” dedi.
‘ZULMEN ÖLDÜRÜLEN ÇOCUKLARIMIZIN ‘ZULÜM ŞEHİDİ’ OLARAK ANILMASINI İSTİYORUM’
Balcı, komisyondan taleplerini de iletti. “18 yaş altındaki failler için işledikleri suçun gerçek bedelinin ödenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Cezaları kesinleşmiş faillerin çalıştırılmasını talep ediyoruz. Devletimizden de zulmen öldürülen çocuklarımızın ‘zulüm şehidi’ olarak anılmasını ve kabirlerinde Türk bayrağının dalgalanmasını istiyorum.” diye konuştu.
‘18 YAŞ ALTI VAKALARA DUYGUSAL YAKLAŞMAMIZ LAZIM’
Bağcılar’da 18 yaşından küçük üç kişinin darbettiği bir çocuğu kurtarmak için çıkan arbede de bıçaklanan Oğuzhan Çöpür, “18 yaş altı vakalara insanlar duygusal olarak yaklaşmalı. Milletvekilleri, anne-baba olarak yaklaşmalılar. Bu şekilde her türlü kazanmış olacağız.” ifadelerini kullandı.
‘8 SAAT BOYUNCA KARDEŞİMİ ARADIK’
Edirne’de lise bahçesinde 30 bıçak darbesiyle öldürülen Gülden Coni’nin ablası Nurhan Alüzrek, “Kardeşim katledildiğinde, 8 saat boyunca onu aradık. Olayın ardından aile, suç delillerini yok etti. Kardeşim o soğuk betonun üzerinde 8 saat boyunca bekledi.” dedi.
‘SİZ ŞİMDİ BUNA NASIL ÇOCUK DİYEBİLİRSİNİZ’
Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Ünlü, “O gece Atlas’ı kaybettik, ancak katillerin plan yaptıkları anlaşılmakta. Ben 12 yaşındaki bir çocuğun eline bıçağı alıp sokağa çıkmasını kabul edemiyorum.” şeklinde konuştu. “Benim çocuğum sağlıkçı olmak istiyordu, ancak şimdi o yok.” diyerek duygularını aktardı.



