Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Başkanı ve AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk, beraberindeki komisyon üyeleriyle birlikte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Avrupa Birliği Uyum Yasa Tasarıları’nı görüşmek amacıyla oluşturulan geçici ve özel komite ile temas halinde. Her iki komitenin üyeleri, toplantı öncesinde KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler tarafından kabul edildi.
Ziyaret sırasında konuşan Kayatürk, KKTC’nin Türkiye için yalnızca bir dost ve kardeş ülke olmadığını, aynı zamanda tarihsel bir sorumluluk ve ortak bir kaderin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Kıbrıs’ta adil ve sürdürülebilir bir çözümün sağlanmasının, Ada’daki mevcut durumların dikkate alınması gerektiğini belirten Kayatürk, Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının yanında olmaya devam edeceğini ifade etti.

Kayatürk, KKTC’nin uluslararası alanda daha saygın bir konuma ulaşması için ortak çalışmaların süreceğini belirtti. TBMM ile KKTC Cumhuriyet Meclisi’nin milli dava doğrultusunda eşgüdüm içinde hareket etmesinin önemine dikkat çeken Kayatürk, parlamenterler arasındaki diyaloğun karşılıklı ziyaretlerle canlı tutulması gerektiğini kaydetti. Ayrıca, diğer Türk Devletleri parlamentolarıyla da benzer dostluk grupları kurulması yönünde çalışmaların sürdüğünü vurguladı.
Türkiye’nin KKTC’ye her koşulda desteğini sürdüreceğini ve uluslararası topluma Kıbrıs Türk halkının haklı davasını anlatmaya devam edeceklerini belirten Kayatürk, bu konudaki kararlılığını yineledi.

ÖZTÜRKLER: TBMM, KKTC’NİN YANINDA GÜÇLÜ BİR DURUŞ SERGİLEMİŞTİR
KKTC’nin AB uyum sürecinde TBMM’nin birikiminden yararlanmasının, hem yasaların uyumlaştırılması hem de uluslararası alanda daha güçlü bir duruş sergilenmesi açısından kritik olduğunu belirten Öztürkler, KKTC’nin Türkiye tarafından milli dava olarak görülmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Ayrıca, AB uyum yasaları kapsamında Kıbrıs Türk halkını daha çağdaş normlara taşıyacak düzenlemeler için çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.

TBMM’nin desteğinin, Kıbrıs Türk halkının uluslararası alandaki haklı mücadelesine güç kattığını ifade eden Öztürkler, Güney Kıbrıs’ın tek taraflı AB üyeliğinin ve son dönemde devraldığı dönem başkanlığının çifte standartların açık bir göstergesi olduğunu dile getirdi. Bazı çevrelerin Türkiye’yi ‘işgalci’ olarak göstermeye çalıştığını, ancak bunun gerçeği yansıtmadığını hatırlatan Öztürkler, Rum liderliğinin AB platformlarını propaganda amacıyla kullandığını ve tarihi gerçekleri çarpıtarak Türk tarafını haksız göstermeye çalıştığını belirtti.
1960’da kurulan ortaklık devletinden dışlanma, 1974 öncesi saldırılar ve Türkiye’nin garantörlük sorumluluğu gibi tarihsel olguların göz ardı edilmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Öztürkler, dünyayı gerçekleri görmeye davet etti. Güney Kıbrıs’ın silahlanma faaliyetlerinin adanın jeopolitik dengelerini olumsuz etkilediğini de sözlerine ekledi ve Türkiye ile tam bir eşgüdüm içinde hareket ettiklerini bildirdi.



