1. Haberler
  2. SİYASET
  3. Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu toplandı

Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu toplandı

Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu toplandı
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut’un başkanlığında toplandı. Toplantının açılışında konuşan Durgut, “Komisyonumuz, çalışmalarını sürdürürken sadece adli istatistikler ve kurumsal raporlar üzerinden değil, sahadaki gerçekliği yaşayan ve çocuklarla doğrudan temas eden paydaşların gözünden değerlendirmeyi önemli buluyoruz. Suça sürüklenme olgusu çok boyutlu ve çok aktörlü bir alanda şekillenmektedir” dedi.

‘ÇOCUKLARIN SİSTEMATİK RİSK ALTINDA OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ’

Toplantıda Hazar Eğitim, Kültür ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ayla Kerimoğlu, milletvekillerine bir sunum gerçekleştirdi. Kerimoğlu, derneğin suça sürüklenen çocuklarla ilgili düzenlediği çalıştayın sonuçlarına dair şu ifadeleri kullandı: “Yapısal sorunlara baktığımızda, suça karışan çocuğun ‘Beni görün’, ‘Beni duyun’ çığlığı olduğunu düşünüyoruz. Çünkü fail çoğu zaman öncesinde mağdur olmuş bir çocuk. Yapılan araştırmalar da bunu doğruluyor. Bu çocukların acıklı hikayeleri var. Mesele yalnızca işlenen fiil değil, çocuğun kendisini merkeze alan çalışmaların yapılması gerektiğini vurguluyoruz. Çocukların sistematik risk altında olduğunu düşünüyoruz. Geçtiğimiz günlerde basına yansıyan Casper çetesiyle ilgili bir haber vardı. Bu haberde çete mensubu, ‘Bana yolunu kaybetmiş çocuklar bulun’ diyordu. İşte bu, ‘yolunu kaybetmiş çocuklar’ın neden kaybolduğunun araştırılması ve önleyici mekanizmaların devreye girmesi gerekliliğini ortaya koyuyor. Son yapılan istatistikler, 2024 yılında 612 bin 651 olayın kaydedildiğini, fail olan çocuk sayısının 212 bin 785, mağdur olanın ise 279 bin 620 olduğunu gösteriyor. Fail olan çocukların yüzde 86’sını erkek çocuklar oluşturuyor ve en yoğun yaş grubu 15-17 yaş arası. Erken müdahalenin 10-14 yaş arası olduğu düşünüldüğünde, aslında bu fırsatın kaçırıldığı açıkça görülüyor.”

‘YETİŞKİN KALIPLARIYLA ÇOCUK YARGILANIYOR’

Aile içi şiddet, yoksulluk ve aile içi sorunlar yaşayan çocukların suça daha fazla yöneldiğine dikkat çeken Kerimoğlu, “Bu kadar çocuğumuz her sene artarak adalet sistemiyle karşı karşıya kalıyorsa, ‘Bizim bu çocuklara yönelik, çocuğa özgü bir adalet sistemimiz var mı?’ sorusu gündeme geliyor. Mevcut yapı, yetişkin bir ceza sistemine dayanıyor ve bu sistemde cezaları oransal olarak azalttığımızda, bunun bir çocuk adalet sistemi olduğu düşünülüyor. Ancak bu yanlıştır. Mevcut sistemde çocuklar, yetişkin kalıplarıyla yargılanmakta ve yetişkin mantığıyla cezalandırılmaktadır. ‘Çocuk adalet sistemi’ dediğimiz şey, çocuğun yüksek yararını merkeze alan, onarıcı diversiyon teknikleriyle desteklenen, çocuğun katılımını sağlayan ve çocuk haklarını göz önünde bulunduran bir yapı olmalıdır” şeklinde konuştu. Kerimoğlu, ayrıca vaka takip modelinin eksik olduğunu da belirtti.

‘İNTERNETTE YAŞ DOĞRULAMA MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ HALİNE GELDİ’

Kerimoğlu, çocuk çete sayısının artış gösterdiğini ve dijital içeriklerin çocukları suça sürükleyebileceğini ifade etti. “Çocuklar, bu çetelerde evde bulamadıkları aidiyeti ve statüyü arıyorlar. Bu durum, suç risk unsuru haline geliyor. İnternetin algoritmaları arasında çocuklar kaybolabiliyor. Pornografi, uyuşturucu ve çete mensuplarıyla ilişki kurabiliyorlar. Biz, ‘Yandaki odada çocuğumuz güven içerisinde’ düşüncesiyle hareket ederken, çocuk belki de suç ve suçlularla irtibat halinde olabiliyor. Bu nedenle internetle ilgili önleyici tedbirlerin alınması şart. Artık yaş doğrulama ve içerik regülasyonu, milli güvenlik meselesi haline gelmiştir” dedi.

‘SOSYAL MEDYA PLATFORMLARI, SOSYAL FELAKETTİR’

İnternet Kafeciler Esnaf Odası Başkanı İlhan Taşkıran, sektörleri hakkında bilgi vererek, “Sektörümüz, kullanıcı profilinin yaklaşık yüzde 80’ini 13-25 yaş arasındaki çocuklar ve gençler oluşturmaktadır. Bu nedenle, gençlerin sosyal davranışları, psikolojik durumları ve yönelimleriyle doğrudan temas halindeyiz. İnternet kafeler, denetim, kimlik ve yaş kontrolü sağlamanın yanı sıra, çocukları gözetim altında tutarak hangi sitelere girdiklerini takip etme imkânı sunmaktadır. Ailelerin tercih ettiği güvenli bir alan sağlıyoruz. Ancak sosyal medya platformlarının, özellikle kısa video platformlarının gençler üzerindeki etkisi, özenti ve akran baskısı oluşturarak onları riskli davranışlara yönlendirmektedir. TikTok gibi sosyal medya platformları, bir sosyal felaket niteliğindedir” değerlendirmesinde bulundu.

Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu toplandı
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Antalya Olay ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin