Prof. Dr. Mustafa Aydın, Dünya Sağlık Örgütü verilerine dayanarak, her yıl dünya genelinde 8 milyon insanın sigara yüzünden hayatını kaybettiğini, Türkiye’de ise bu sayının 120 bin olduğunu vurguladı.
Sigara kullanımının yalnızca içen bireyler üzerinde değil, çevresindeki insanlar üzerinde de olumsuz etkileri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Aydın, pasif içiciliğin ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. “Sigara dumanına maruz kalan bireyler, istemeden de olsa önemli sağlık sorunları ile karşı karşıya kalıyor. Pasif içicilik nedeniyle dünya genelinde her yıl yaklaşık 600 bin kişi hayatını kaybetmektedir. Çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olan bireyler bu tehditten daha fazla etkilenmektedir” ifadelerini kullandı.
Sigara içen ebeveynlerin çocuklarında gelişim geriliği, solunum yolu hastalıkları ve kanser riskinin belirgin bir şekilde arttığını söyleyen Prof. Dr. Mustafa Aydın, sigarayla mücadelenin çocukların sağlıklı geleceğini koruma sorumluluğu taşıdığını vurguladı.
‘SİGARA SAĞLIKLA BİRLİKTE EKONOMİYİ DE TEHDİT EDİYOR’
Prof. Dr. Aydın, sigaranın neden olduğu zararların yalnızca sağlıkla sınırlı kalmadığına, ekonomik kayıplara da yol açtığına dikkat çekti. “Her yıl sigara ve tütün ürünlerine yaklaşık 20 milyar dolar harcanıyor. Tütün kullanımına bağlı hastalıkların tedavi maliyeti, toplam sağlık harcamalarının yaklaşık yüzde 10’unu oluşturuyor. Bu durum, sigaranın birey ve ülke ekonomisi üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu göstermektedir” dedi.
Sigara kullanım yaşının 12’ye kadar düştüğünü hatırlatan Prof. Dr. Aydın, “Türkiye’de 12-17 yaş aralığında 7 milyon 500 bin çocuk var ve bu yaş grubundaki tütün bağımlılık oranı yüzde 30. Yani 2 milyonun üzerinde çocuğumuz bağımlı durumdadır. Erken yaşta başlayan bağımlılık, ilerleyen yıllarda ağır sağlık sorunlarına ve ekonomik kayıplara yol açabilir. Bu nedenle önleyici politikalar hayati önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.
‘PASİF İÇİCİLİK KALICI VE CİDDİ SAĞLIK SORUNLARINA YOL AÇIYOR’
Sigara dumanında bulunan arsenik, amonyak, kadmiyum, katran, naftalin, kurşun ve siyanür gibi toksik maddelerin kalp krizi, felç, kemik erimesi ve birçok kanser türü ile doğrudan ilişkili olduğunu belirten Prof. Dr. Mustafa Aydın, pasif içiciliğin astım, bronşit ve diğer solunum yolu hastalıklarını tetiklediğini aktardı. Bu nedenle sigara içilmeyen alanların yaygınlaştırılması ve mevcut yasakların etkin bir şekilde denetlenmesi son derece önemlidir.
‘SİGARA ÇEVREYİ DE SESSİZCE YOK EDİYOR’
Prof. Dr. Aydın, sigaranın insan sağlığının yanı sıra çevre üzerinde de büyük zararlar verdiğini ifade etti. Sigara izmaritlerinin doğada yok olmasının yaklaşık 10 yıl sürdüğünü ve bitki gelişimini yüzde 50 oranında olumsuz etkilediğini hatırlattı. “Sigara izmaritleri, en yaygın çevre atıkları arasında yer alıyor. Toprağı, suyu ve ekosistemi tehdit ediyor. Ayrıca orman yangınlarının yüzde 50’si sigara izmaritlerinin doğaya bilinçsizce atılmasından kaynaklanıyor. Her yıl sadece Türkiye’de içilen sigara nedeniyle 2 milyon ağaç yok oluyor. Bu nedenle sigara kullanımının azaltılması, çevre kirliliği ile mücadelede de önemli bir adım olacaktır” dedi.
‘ÇÖZÜM İÇİN ETKİN VE KAPSAMLI PROGRAMLAR HAYATA GEÇİRİLMELİ’
Prof. Dr. Mustafa Aydın, sigarayla mücadelede kararlı bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini ifade ederek, çözüm önerilerini şu şekilde sıraladı:
“Okullarda ve toplumda sigaranın zararlarını anlatan sürekli bilinçlendirme programlarının uygulanması, sigara satışlarının sıkı denetimlerle kontrol altına alınması, kapalı alanlardaki sigara yasaklarının etkin bir biçimde denetlenmesi, sosyal medyada sigarayı özendiren paylaşımlara karşı katı düzenlemelerin hayata geçirilmesi, sigara izmaritlerinin doğaya verdiği zararı azaltmaya yönelik çevreci projelerin desteklenmesi ve caydırıcı yaptırımların artırılması gerekmektedir.”
Prof. Dr. Aydın, “Sigara ile mücadele sadece bireysel bir tercih değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur. Sağlıklı bireyler, sağlıklı toplumlar ve temiz bir çevre için bu mücadeleyi hep birlikte sürdürmeliyiz” şeklinde sözlerini tamamladı.



