Antalya’da, Selçuklu Sultanı 1’inci Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından 5 Mart 1207 tarihinde gerçekleştirilen fetih kutlamaları çerçevesinde, Antalya Olgunlaşma Enstitüsü, Selçuklu döneminin önemli sanat unsurlarından biri olan ‘kemha’ kumaş türünü yeniden dokumaya başladı.

9 KUMAŞ DESENİ BELİRLENİP DOKUNDU
Antalya Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Emine Erkal, Selçuklu kumaşları ile ilgili araştırmalarını son 10 yıldır sürdürdüklerini belirtti. Erkal, “Bu, kumaş araştırmalarımızın sona yaklaşan ve meyve vermiş bir kısmıdır. 9 adet Selçuklu kumaş deseni detaylı bir şekilde analiz edilerek günümüze uyarlanmıştır. En kısa zamanda ipek dokuma atölyemizde tam teçhizatlı dokumalara başlayacağız. Şu anda deneme niteliğinde dokumalarımız mevcut. Bu ürünler, 5 yıllık araştırmanın sonucunda ortaya çıkmıştır. Kemha-i Antalya adıyla anılacak. Zaten Selçuklu dönemindeki ismi de budur” ifadelerini kullandı.

800 YILLIK ADIYLA MARKA TESCİL BAŞVURUSU
Erkal, Selçuklu sultanlarının bu kumaşları başka ülkelere hediye olarak gönderdiğini hatırlatarak, “Şu anda marka başvurusunu başlattık. 800 yıl önceki ismiyle başvurduk. Kumaşların desen tasarımlarının birebir tasarım tescil hakkı da alınacak. Bu nedenle başvurular gerçekleştirildi. Tüm bu işlemler tamamlandığında halkımız bu kumaşlara ulaşabilecek. Hazırlanan desenler tasarımcılarımızla paylaşılacak ve her yerde kullanılabilir hale getirilecektir. Özel ceketlerden ev tekstiline kadar geniş bir kullanım alanına sahip olacak” şeklinde konuştu.

SELÇUKLU’NUN İHTİŞAMINI YANSITIYOR
Enstitü Ar-Ge biriminden sanat tarihçisi Semiha Aleyna Ergezer, Selçuklu dönemine ait ipek kumaş dokumalarının özelliklerini beş yıllık araştırma sonucunda ortaya koyduklarını belirtti. Ergezer, “Selçuklu kumaşlarının yurt dışındaki özel sergiler veya müzelerde bulunan örneklerini araştırdık. Çoğunluğu Anadolu kökenli olan bu kumaşlar için çok kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdik. Avrupa’daki müzelerde bulunan örnekleri inceledik. Elimizde şu an 9 tane kumaş verisi mevcut. Kemha kumaşının en önemli özelliği, dönemin ipek kumaşının üzerine gümüş veya altın ipliklerle işlenmiş olmasıdır. Bu kumaş, Selçuklu’nun ihtişamını ve hükümdarlık simgesini yansıtmaktadır. Bu açıdan geleceğe taşıyacağımız önemli bir kültürel mirastır” dedi.

AVRUPA VE ABD’DEKİ KUMAŞLAR ANALİZ EDİLDİ
Ergezer, bu kültürel mirası gelecek nesillere aktarmak amacıyla çalışmaların devam ettiğini ifade ederek, “Avrupa’da birçok müze bulunuyor. Özellikle Amerika’daki Metropolitan Art Museum, Selçuklu kumaşlarının sergilendiği bir müzedir. Bu kaynağı kullandık. Kopenhag’daki David Samling’in kişisel koleksiyonundan faydalandık. Bu verilerin künye ve tarihlemelerini yaptık. Renk kompozisyonlarını, bitkisel veya hayvansal motiflerin açıklamalarını gerçekleştirerek çalışmalarımıza dahil ettik” şeklinde konuştu.

SELÇUKLU KEMHASI DÜNYA MÜZELERİNDE
Kemha kumaşlarının dünya müzelerindeki örnekleri, New York’taki The Metropolitan Museum of Art’tan Lyon Tekstil Müzesi’ne, Berlin Dekoratif Sanatlar Müzesi’nden Almanya’daki Aziz Servatius Kilisesi Hazinesine kadar karşılaştırmalı bir inceleme ile analiz edildi. Teknik yapısı, kompozisyon düzeni ve sembolik dili değerlendirildi. Orta Çağ’ın en görkemli dokumalarından biri olarak tanımlanan kemha, şöyle betimleniyor:


