7. yüzyıldan günümüze Karadeniz’in en stratejik noktası konumundaki Sinop Kalesi, hırçın dalgalara meydan okuyan binlerce yıllık surlarıyla geçmişin ve geleceğin buluşma noktası olmaya devam ediyor
Sürgün Aydınların Sessiz Çığlığı
Karadeniz’in maviyle buluştuğu noktada yükselen binlerce yıllık Sinop Kalesi, Türkiye’nin en hüzünlü ve çarpıcı tarihi miraslarından birini göğsünde barındırıyor. ‘Anadolu’nun Alcatraz’ı’ olarak bilinen ve nemli koğuşlarında Sabahattin Ali gibi dev isimlerin izini taşıyan Tarihi Sinop Cezaevi, kapılarını bu kez geçmişe yolculuk yapmak isteyen ziyaretçilere açıyor. 7. yüzyıldan itibaren Gaskalılar, Pontus, Roma, Bizans ve Selçuklu medeniyetlerine ev sahipliği yapan Sinop Kalesi, 1887 yılında resmi olarak kapatılarak dönemin en korunaklı cezaevine dönüştürüldü.
Gıda Alışverişinde Renklerin Dili
Yüksek taş duvarları, kaçışı imkansız kılan coğrafi konumu ve nemli havasıyla bir dönem infazın ve sürgünün simgesi olan yapı, günümüzde bölge turizminin amiral gemisi konumunda. Türk edebiyatının usta kalemlerinden Sabahattin Ali’nin meşhur ‘Aldırma Gönül’ ve ‘Dışarıda Deli Dalgalar’ şiirlerini yazdığı koğuşlar, müzenin en çok ziyaret edilen noktalarını oluşturuyor. Refik Halit Karay ve Kerim Korcan gibi usta edebiyatçıların ve siyasi figürlerin de yolu bu surlardan geçerken, duvarlara kazınan hatıralar edebiyat tarihinin canlı birer tanığı olarak duruyor.
1999 Yılında Kapatıldıktan Sonra Müze Statüsü
1999 yılında kapatıldıktan sonra müze statüsü kazanan devasa kompleks, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alıyor. Yapılan restorasyon çalışmalarıyla hem tarihi dokusu korunan hem de ziyaretçilerine o dönemin ruhunu hissettiren Sinop Kalesi ve Cezaevi, her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlamaya devam ediyor.
