Mesut MADAN/BURDUR, (Antalya Olay) – Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kibyra Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Özüdoğru, Pisidya bölgesindeki yerleşimlerin tarih öncesi dönemlere kadar uzandığını açıkladı.
Burdur Valiliği tarafından düzenlenen ve Burdur İl Kültür ve Turizm Müdürü Mustafa Tokat’ın moderatörlük yaptığı Bakibey Konağı sohbetleri etkinliğinde, ‘Antik Kentlerimizde Tarihe Yolculuk’ başlıklı bir sunum gerçekleştiren Prof. Dr. Özüdoğru, Pisidya Bölgesi’nin Isparta, Afyonkarahisar, Antalya ve Konya’nın bir kısmını kapsadığını belirtti. Ayrıca, bölgedeki Karain Mağarası’nda Alt Paleolitik Dönem’e ait, yaklaşık 350 bin yıl öncesine tarihlenen buluntuların bulunduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Özüdoğru, “Antik kaynaklarda Pisidyalılar’a ilk kez M.Ö. 5’inci yüzyılda Ksenophon’un ‘Anabasis’ adlı eserinde rastlanır. Bu kaynaklarda, Batı Anadolu’nun satrabı Genç Kyros’un, Artakserkses’e karşı birlik toplarken Pisidya’ya yönelik bir cezalandırma seferi düzenlemesini aktarmaktadır. Ancak bu kaynak, bölge hakkında detaylı bilgiler sunmamaktadır. Arrianus ise İskender’in seferleri sırasında Pisidya Bölgesi’nde yaşanan olayları aktarırken, Sagalassos’un ele geçirilmesinden sonra bölgedeki kentlerin bazılarını saldırı ile, diğerlerinin ise direniş göstermeden alındığını belirtmektedir. Ancak bu kentlerin isimleri hakkında bilgi verilmemektedir. Pisidyalılar’ın, Toroslar’da yaşayan Milyas, Solymos, Kabalis ve Isaurialılar ile kıyıdaki Likyalılar ile aynı kökenden oldukları kabul edilmektedir. Bu halkların ortak kökeni, M.Ö. 2 bin yılından beri Anadolu’da varlığı bilinen Luviler’e dayanmaktadır” dedi.
Pisidya Bölgesi’nde kentleşmenin Helenistik ve Roma dönemlerinde önemli bir gelişim gösterdiğini aktaran Prof. Dr. Özüdoğru, “Bu kentlerin birçoğu dağlık ve sarp alanlarda kurulmuş olup, bazıları da dağların eteklerinde yer almaktadır. Pisidya Bölgesi sınırları içerisinde muhtemelen farklı dönemlerde kurulmuş dört Seleukos dönemi koloni kenti bulunmaktadır. Bunlar; Antiokheia, Apollonia, Seleukeia ve Neapolis’tir” dedi.
Prof. Dr. Özüdoğru, Türkiye’de antik kaynaklardan gelen suyun akıtılabildiği yalnızca iki çeşmenin Burdur’da bulunduğunu belirtti. Bu çeşmelerin Sagalassos Antik Kenti’ndeki Antoninler Çeşmesi ile Kibyra’daki yuvarlak planlı çeşme olduğunu ifade etti. Ayrıca, Kibyra’da 2006 yılından bu yana süren kazılarda önemli anıtsal yapılar gün yüzüne çıkarıldığını, özellikle Kibyra’yı ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtan, dünyada yapım tekniğiyle eşsiz olan Medusa mozaiklerinin bulunduğunu vurguladı.
İl Kültür ve Turizm Müdürü Mustafa Tokat, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ‘Geleceğe Miras Projesi’ çerçevesinde bu iki antik kentin daha fazla gün ışığına çıkarılması için değerli katkılar sağladığını belirtti. Özellikle Sagalassos Antik Kenti için bu yaz sezonunda gece müzeciliğinin başlayacağını ve bu sayede ziyaretçi sayısında önemli bir artış olacağını ifade etti. (Antalya Olay)



