Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (Antalya Olay) – Uluslararası Enerji Ekonomisi Derneği (IAEE) Orta Doğu ve Orta Asya (MECA) Konferansı Organizasyon Komitesi Başkanı Prof. Dr. Gürkan Selçuk Kumbaroğlu, önümüzdeki on yıl içinde dünya genelinde elektrik talebinin altı kat artacağını duyurdu. Prof. Dr. Kumbaroğlu, bu talep artışının başlıca üç sebebini elektrikli araçlar, yapay zeka ve veri merkezleri ile iklimlendirme sistemleri olarak belirtti.
IAEE Orta Doğu ve Orta Asya (MECA) Konferansı, Türkiye’nin ev sahipliğinde 4-6 Aralık tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek. IAEE MECA 2025 Organizasyon Komitesi Başkanı ve Boğaziçi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gürkan Selçuk Kumbaroğlu, Konferans Düzenleme Komitesi Başkanı Haluk Sayar ve Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Göksu, etkinlik öncesinde bir tanıtım toplantısı düzenledi.
23 ÜLKEDEN KATILIM
Prof. Dr. Kumbaroğlu, 4-6 Aralık 2025 tarihlerinde yapılacak kongre için hazırlıkların iki yıldır sürdüğünü vurgulayarak, etkinliğe 23 ülkeden katılım beklediklerini ifade etti. Körfez, Afrika, Avrupa ve Güney Amerika ülkelerinden yoğun ilgi gördüklerini belirten Kumbaroğlu, “Kongremizin ana teması ‘Orta Doğu ve Orta Asya’da enerji dönüşümü.’ Yeni bir dünya düzeni inşa ediliyor. Bu dönüşüm sürecinde enerji, kritik bir konumda yer alıyor. Enerji teknolojisi, piyasası, diplomasisi ve uluslararası iş birlikleri ile öne çıkan ülkeler avantaj elde edecek. Bu tür kongrelerde bu konuların ele alınması büyük önem taşıyor. IAEE grubu ise yaklaşık 100 ülkede faaliyet gösteren, 4 bin 500 civarında üyesi olan uluslararası bir profesyonel enerji ekonomisi kuruluşudur,” dedi.
‘SON 10 YILDA TOPLAM ENERJİ TALEBİ 2 KAT ARTTI’
Küresel ölçekte elektrik talebinin son on yılda iki kat arttığını belirten Prof. Dr. Gürkan Selçuk Kumbaroğlu, önümüzdeki on yıl içinde elektrik arzındaki talep artışının altı kat yükseleceğini söyledi. Kumbaroğlu, elektrik talebini artıracak en önemli unsurları ise şu şekilde sıraladı: “Birincisi elektrikli araçlar ve elektromobilite. İkincisi yapay zeka ve veri merkezleri. Üçüncüsü ise iklimlendirme sistemleri; bu faktörler elektrik talebinde hızlı bir artış yaratacak. Son on yılda toplam enerji talebi iki kat artarken, önümüzdeki on yılda altı kat bir artış bekleniyor. Bu artışın kritik mineraller, özellikle bakır üzerinde büyük baskılar oluşturacağı öngörülüyor. Orta Doğu ve Orta Asya konferansı bizim için önemli, ancak Güney Amerika’dan da ciddi bir ilgi var; örneğin Arjantin, Brezilya ve Şili gibi ülkeler bu kritik minerallerin üreticisi konumundalar. Yeni dünya düzeni, ‘Enerji dönüşümü’ olarak adlandırılıyor. Bu durumu kavramak ve burada aktif bir rol almak için bu tür kongreler son derece kritik,” diye ekledi.
SATILAN HER 100 ARAÇTAN 21’İ ELEKTRİKLİ
Enerji Ekonomisi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Avrasya Elektromobilite Derneği Başkanı Haluk Sayar, kongrenin ana oturumlarından birinin başlığının ‘elektromobilite’ olacağını belirtti. Sayar, “Elektromobilite, otomotiv sektöründe köklü bir dönüşüm sürecine işaret ediyor. Türkiye, otomotiv endüstrisinde önemli bir yere sahip; dünya genelinde 12. sıradayız ve Avrupa’nın dördüncü büyük üreticisiyiz. İhracatımız otomotiv endüstrisinde lider konumda. 2023 yılı itibarıyla 1,5 milyon araç ürettik ve bunun yüzde 60’ı otomobillerden oluşuyor. 2019 yılında derneği kurduğumuzda elektrikli araç sayısı yalnızca 1000’di. 2023 yılına geldiğimizde toplam 15 bin elektrikli araç varken, günümüzde yollarda 300 bin elektrikli araç mevcut. 2030 yılına geldiğimizde bu rakamın 1,5 milyon olmasını bekliyoruz. Şu anda satılan her 100 aracın 21’i elektrikli; ayrıca satılan 100 aracın 9’u dizel. Bu durum, elektrikli araçlar konusunda önemli bir gelişme olduğunu gösteriyor,” dedi.
OTOMOBİL DEĞİL AKILLI CİHAZ
Haluk Sayar, elektrikli araçların standart bir otomobilden çok daha fazlası olduğunu belirtti. “Bu araçlar, akıllı cihazlar olarak tanımlanabilir. Togg’un kendini tanıtırken vurguladığı gibi, ‘Biz akıllı cihaz üretiyoruz, otomobil üretmiyoruz.’ Gerçekten de tamamen otonom hale gelen ve internete bağlanabilen, gelişmiş yazılımlarla işletilen araçlardan bahsediyoruz. Otomotiv endüstrisindeki dinamikler değişiyor. İçten yanmalı motorlar yerine artık elektrik motorları kullanılıyor. Hareket eden parça sayısı 2000’den 20’ye düştü. Bu da bakım gereksinimlerini önemli ölçüde azalttı. Elektrikli araçların bakımı artık uzmanlaşmış sertifikalandırılmış servislerde yapılmaktadır. Bu değişim, otomotiv endüstrisinin enerji ile bağlantılı bir ekosistem haline dönüşmesini sağlıyor. Elektrikli araçların şarj noktaları, kullanılan elektriğin kaynağı açısından da büyük önem taşıyor. Fosil yakıtlarla üretilen elektrik sera gazı emisyonlarına neden olurken, yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektrik çevre dostudur ve doğ