1. Haberler
  2. EKONOMİ
  3. ‘Nükleer enerji bir seçenek değil, geleceğin temel ihtiyacı olacak’

‘Nükleer enerji bir seçenek değil, geleceğin temel ihtiyacı olacak’

‘Nükleer enerji bir seçenek değil, geleceğin temel ihtiyacı olacak’
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Prof. Dr. Ergün, nükleer enerjinin gelecekteki önemine dikkat çekerek, “Nükleer güç santralleri uzun ömürlü olmaları sebebiyle işletme sürecinde ilk yatırım maliyetlerini azaltacaktır. Temiz, güvenli ve güvenilir elektrik üretimine olan ihtiyacı göz önünde bulundurduğumuzda nükleer enerji, yalnızca bir seçenek değil, geleceğin temel ihtiyacı haline gelecektir” ifadelerini kullandı.

‘Nükleer enerji bir seçenek değil, geleceğin temel ihtiyacı olacak’

Prof. Dr. Ergün, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve Morgan Stanley gibi önde gelen kuruluşların güncel projeksiyonlarına atıfta bulunarak, “2050 yılına kadar küresel nükleer kapasitenin iki katından fazla artarak yaklaşık 860 gigavata ulaşması ve 2,2 trilyon dolarlık yatırım yapılacağı öngörülmektedir. Bu durum, nükleer enerjinin sadece ekonomik açıdan değil, enerji arz güvenliği ve teknolojik bağımsızlık açısından da değerlendirildiğini gösteriyor” dedi.

IEA’nın verilerine göre, 2025 yılında nükleer elektrik üretiminin 2.900 TWh ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşacağını belirten Prof. Dr. Ergün, birçok ülkede projelerin artık ‘maliyet odaklı’ değil, ‘hayatta kalma odaklı’ olarak ele alındığını ifade etti.

YAPAY ZEKA VE UZAYDA NÜKLEER ENERJİ

Prof. Dr. Ergün, nükleer enerjinin rolünün geleneksel enerji tanımlarının ötesinde olduğunu vurguladı. Yapay zeka sistemlerinin, geleneksel dijital altyapılara göre çok daha fazla enerji tükettiğini belirten Ergün, bir yapay zeka sorgusunun standart bir aramadan yaklaşık on kat daha fazla enerjiye ihtiyaç duyduğunu ve bu durumun nükleer enerjiyi vazgeçilmez kıldığını ifade etti.

Nükleer enerjinin uzay araştırmaları açısından da kritik bir öneme sahip olduğunu aktaran Prof. Dr. Ergün, “Uzay uygulamalarında nükleer enerjinin kullanımı üzerine çalışmalar sürüyor. Hem dünyamız hem de yeni keşfedilecek yaşam alanları için nükleer enerji önemli ve kullanışlı bir kaynak olacaktır” dedi.

‘TOPLUMSAL KABUL: EN KRİTİK EŞİK’

Nükleer enerji konusundaki kaygıların ortadan kaldırılması için şeffaflık ve bilimsel bilgilendirmenin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Ergün, Rosatom tarafından düzenlenen Atomic Quiz ve Global HackAtom gibi etkinliklerin, nükleer enerjinin temellerini doğru bir şekilde anlatmayı ve nükleere dair soru işaretlerini gidermeyi amaçladığını belirtti.

Rosatom’un bu tür etkinliklerinin ana hedefinin gençleri nükleer enerji konusunda bilgilendirmek ve doğru algıyı oluşturmak olduğunu söyleyen Ergün, “Nükleer enerjiyi bilimsel temellerle sunmak zorundayız. Gençlere nükleeri bir korku unsuru olarak değil, bir bilim dalı olarak sunduğumuzda algı kendiliğinden değişiyor. Rosatom’un etkinlikleri, nükleer enerjiyi sıkıcı değil, eğlenceli ve anlamlı bir şekilde tanıtan bir yaklaşım sunuyor. Bu durum, hem öğrenciler hem de akademisyenler için büyük bir değer taşıyor. Nükleer enerji doğru bir şekilde anlatıldığında, medeniyetin geleceğini güvence altına alan güçlü bir araç haline gelir” diye konuştu.

‘Nükleer enerji bir seçenek değil, geleceğin temel ihtiyacı olacak’

‘SANAYİ, YERELLEŞME VE GELECEĞİN ENERJİ İHTİYACI’

Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Öğretim Üyesi Dr. Ahmet Kağan Mercan, yapay zeka teknolojilerinin enerji talebini önemli ölçüde artırdığını ve yenilenebilir kaynakların kesintili doğası nedeniyle sürekli ve güvenilir enerji üretiminin önem kazandığını ifade etti.

Dr. Mercan, “Nükleer enerji günümüzde yalnızca elektrik üretimine değil; yapay zeka, uzay çalışmaları ve ileri teknolojilere de vazgeçilmez bir kaynak olarak değerlendirilmektedir” diyerek, büyük teknoloji şirketleri ve uzay ajanslarının nükleer enerjiye yönelmesinin bu dönüşümün en belirgin göstergesi olduğunu vurguladı.

Rosatom’un Türkiye’deki faaliyetlerinin yalnızca eğitimle değil, nükleer sanayi alanındaki etkileşimle de sınırlı kalmadığını belirten Dr. Mercan, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin nükleer santral zirvelerine katıldığını, sanayi firmalarıyla B2B görüşmeler gerçekleştirdiğini ve bazı ekipmanların yerli üretimi için Türk sanayisiyle iş birlikleri yürütüldüğünü aktardı.

‘İNSAN KAYNAĞI, EĞİTİM VE SANAYİ BOYUTUYLA NÜKLEER EKOSİSTEM’

Rosatom’un Türkiye’deki varlığının santral inşasının ötesinde çok yönlü bir dönüşümü temsil ettiğini ifade eden Dr. Mercan, “2010 yılında Türkiye ile Rusya arasında imzalanan Akkuyu NGS anlaşması, enerji yatırımlarının yanı sıra santralde çalışacak insan kaynağının yetiştirilmesine yönelik kapsamlı bir model sunuyor” dedi.

‘Nükleer enerji bir seçenek değil, geleceğin temel ihtiyacı olacak’
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Antalya Olay ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin