Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bazı Avrupa gazetelerine verdiği röportajda Avrupa Birliği ve politikaları hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Macron, son dokuz yıldır daha bağımsız bir Avrupa için çaba gösterdiğini belirterek, “Kavramsal dönüşümün gerçekleştiğini ve birkaç yıl önce hayal dahi edilemeyecek birçok adımın atıldığını düşünüyorum. Örneğin, ortak finansmanlar ve projelerle bir Avrupa savunması inşa ettik. Bu ideolojik mücadeleyi kazandık ancak hızımız ve ölçeğimiz yeterli değil” şeklinde konuştu.
Macron, Avrupa’nın giderek daha belirsiz bir dünyada var olmaya çalıştığını vurguladı. “Bizi sonsuza kadar koruyacağını düşündüğümüz ABD artık şüphe yaratıyor. Sonsuza kadar ucuz enerji sağlayacağı düşünülen Rusya defteri ise üç yıldır kapandı. İhracat pazarı olarak gördüğümüz Çin ise giderek daha acımasız bir rakibe dönüşüyor” dedi.
Avrupa’nın bir uyanışa ihtiyacı olduğunu ifade eden Macron, kıtanın 450 milyon insanla büyük bir güç taşıdığını belirtti. Ancak AB üyesi ülkelerin bu gücü birlikte düşünmediğine dikkat çekerek, “Çünkü 1945’e kadar güç, aramızdaki iç savaş demekti” açıklamasında bulundu.
‘KÜRESEL PİYASALAR DOLARA KARŞI ALTERNATİF ARIYOR’
Macron, Avrupa’nın sanayiyi koruması gerektiğini vurguladı. “Çinliler yapıyor, Amerikalılar yapıyor. Avrupa bugün dünyanın en açık pazarı. Burada mesele korumacılık değil, tutarlılık. Avrupalı olmayan ithalatçılara uygulamadığımız standartları, Avrupalı üreticilere de dayatmamalıyız” dedi.
Küresel piyasaların dolara karşı alternatif arayışında olduğuna işaret eden Macron, Avrupa Birliği’nin eurobond’lar aracılığıyla kendi ekonomik sistemini oluşturarak bu tarihi fırsatı değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. “Küresel piyasa giderek dolar karşısında tedirgin. Alternatif arıyor. Ona Avrupa borcu sunalım. Hukuk devleti ve demokrasi, yatırımcılar için devasa bir çekim gücü. Karşımızda otoriter bir Çin var; diğer tarafta ise hukuk devletinden uzaklaşan ABD” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.



