Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis Şeref Holü’nde düzenlenen iftar programında emekçilerle bir araya geldi. Programa; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve çok sayıda davetli katıldı. Kurtulmuş, ramazan ayının manevi atmosferinin başta Türkiye olmak üzere İslam dünyası ve tüm insanlık için huzur, barış ve esenlik getirmesini diledi.
Kurtulmuş, konuşmasında, “Umuyorum ki içinden geçtiğimiz bu zor dönemin koşulları en kısa sürede değişir ve başta Türkiye olmak üzere tüm Müslüman ülkeler huzur ve selamete kavuşur. Gerçekten zor bir dönemden geçiyoruz. Ne kadar süre devam edeceği ve zorlukların ne kadar artacağı belirsiz. Bu durumu sadece çevremizdeki savaşlar veya çatışmalar nedeniyle ifade etmiyorum; dünya genelinde alıştığımız tüm kurallar alt üst olmuş durumda. Kuralın yerini kuralsızlık almış, uluslararası kurumların geçerliliği tartışılır hale gelmiştir. Gücünü elinde tutanların zayıfları istedikleri gibi terbiye etmeye çalıştığı bir dönem yaşıyoruz. Bu nedenle her sofrada dile getirdiğimiz gibi, içinde bulunduğumuz dönemin şartları bizi daha dikkatli olmaya zorlamaktadır. Daha güçlü olmak, olan biteni iyi anlamak ve içimizde birliği, kardeşliği pekiştirmek zorundayız. Çünkü Türkiye, diğer ülkeler gibi değildir; tarihi mirasına sahip çıkan ve bölgesinde büyük bir güç olarak kabul edilen bir ülkedir. Bu bakış açısıyla Türkiye sıradan bir ülke, bu aziz millet de sıradan bir millet değildir” dedi.
‘TBMM EN ZOR SORUNLARI BİLE ÇÖZEBİLECEK DEMOKRATİK OLGUNLUĞA SAHİPTİR’
‘Terörsüz Türkiye’ süreci kapsamında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmaları hakkında değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, “Bu komisyon, Türkiye’nin büyük bir demokratik başarısıdır. Tüm siyasi partiler, bir siyasi parti hariç, komisyon toplantılarını burada gerçekleştirdi ve Türkiye’nin tüm kesimlerinin görüşleri dinlendi. Artık 103 yıllık cumhuriyetimizin yaklaşık 50 yılını etkileyen terör sorunundan kurtulmak için ‘Ne gerekiyorsa yapılmalı’ anlayışı ortaya konulmuş ve bu bir yol haritası olarak kayda geçmiştir. TBMM’deki siyasi partiler, Meclis’in zorlu sorunları çözebilme yeteneğini bir kez daha göstermiştir. Ayrıca, milletimizin büyük bir çoğunluğu bu çalışmaya destek vererek, bu sorunun bir an önce çözülmesini istemiştir. Umuyorum ki Türkiye bu zor süreci de geride bırakacak ve artık her köşesinde sadece kardeşlik dili konuşulacaktır” şeklinde konuştu.
Kurtulmuş, emeğin değerinin önemine dikkat çekerek, küresel bağlamda gelir adaletsizliğinin artması nedeniyle orta sınıfın çökme riski taşıdığını ifade etti. Gelir adaletinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.
‘NETANYAHU’DAN İKİNCİ HİTLER ÇIKAR’
Kurtulmuş, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarıyla ilgili olarak, “Gazze’de savaş devam ediyor, 3. yılına girdi. Gazze ile ilgili söylenmesi gereken her şey aslında söylenmiştir. Geçenlerde bir yerde söyledim, bir daha yineleyeceğim; bazıları Netanyahu’ya ‘Sen ikinci Davut’sun’ diyerek gaz veriyorlar. Yani, ‘Sen Davut’un krallığını kuracaksın’ diye dini bir misyon yüklüyorlar. Ancak Netanyahu’dan çıkacak olan yalnızca ikinci Davut değil, belki de ikinci Hitlerdir. Gazze’deki en ağır bedeli çocuklar, kadınlar ve yaşlılar ödüyor. Şifa hastanesinde hayatını kaybedenlerle İran’daki ilkokulda ölen çocukların acısı aynıdır. Bu nedenle Türkiye olarak, hem bölgesel hem de küresel gelişmelerden etkilenmemek için daha sıkı kenetlenmeli, birliği, kardeşliği artırmalıyız. Daha önce de bu ülkede benzeri olaylar yaşandı. Uzun yıllar boyunca, ‘Bu milletin insanları birbirine sarılmasın’ diye birçok fitne ve oyun oynandı. 1980 öncesinde ‘Sağ-Sol’ diye böldükleri çatışma, Türk halkının iç meselesi değil, emperyalist güçlerin bir müdahalesiydi. O dönem geçti, Alevi-Sünni meselesi ve Türk-Kürt meselesi gibi girişimlerin de üstesinden geldik. Bu millet, hiçbirine prim vermedi ve bundan sonra da vermeyecektir. Bu ülkede hiçbir vatandaşımızın, hiçbir gerekçeyle bir diğerinden ayrılmasına asla izin vermeyeceğiz” dedi.



