TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı. Toplantının açılışında Durgut, komisyonun çalışma sürecinde yalnızca gözlem ya da kanaatle değil, bilimsel ve sistematik bir yaklaşımla hareket ettiklerini ifade etti. Durgut, “Çocuk hükümlü tutuklu profil araştırması, kısa bir süre içinde titiz ve bilimsel bir yöntemle hazırlanmıştır. Araştırmanın kapsamı, çocukların işledikleri suçların yanı sıra sosyodemografik özelliklerinden aile yapısına, eğitim durumlarından madde kullanımına, psikolojik durumlarından sosyal çevre ilişkilerine kadar çok boyutlu bir analiz sunmaktadır. Bu yönüyle çalışma, suça sürüklenme meselesini tek bir nedene indirmeyen, çok katmanlı ve bütüncül bir perspektif sunan önemli bir veri setidir. Ayrıca metodolojik açıdan da güçlü bir çalışmayla karşı karşıyayız” dedi.
‘ÇOCUKLARIN YÜZDE 51,1’İ OKULU BIRAKMIŞ’
Durgut, saha çalışmasına dair verilerden bahsederken, “Komisyonda daha önce gözlemlenen bazı hususların saha çalışmamızla güçlü bir şekilde doğrulandığını belirtmek isterim. Araştırmamız, çocukların işledikleri suçların yüzde 93,7’sinin adli nitelikte olduğunu göstermekte, suç tiplerinin dağılımı konusunda önemli bir çerçeve sunmaktadır. Çocukların önemli bir bölümünün 15-17 yaş grubunda yoğunlaştığı ve yaklaşık yarısının ailesinde veya çevresinde madde kullanımı ile karşılaştığı görülmektedir. Bu oran, çocukların önemli bir kısmının kendini öfkeli, üzgün ve yalnız hissetmesine yol açmakta, dikkat çekici bir şekilde çocukların yüzde 51,1’i okulu terk etmiştir. Bu veriler, eğitim ile suça sürüklenme arasında güçlü bir ilişkiyi açıkça ortaya koymaktadır. Bu çalışma, komisyonumuz için sadece bir veri seti değil, aynı zamanda doğru politika üretiminin bir aracı ve anahtarıdır. Bugün sunulacak olan araştırma, hükümlü ve tutuklu çocukların profiline dair kapsamlı bir fotoğraf sunarak komisyonumuzun sonuç ve öneriler bölümüne güçlü bir zemin oluşturacaktır” şeklinde konuştu.
‘TÜRKİYE VE DÜNYADA YAPILAN İLK ÇALIŞMA’
Daha sonra Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Toker Ergüder, çalışmanın detayları hakkında bilgi verdi. Ergüder, çalışma için 70 sorunun hazırlandığını, 69’unun açık uçlu olduğunu ve sorulara 35-40 dakikada yanıt verilebileceğini belirtti. Ergüder, “Çocuklara, ‘Sence hayatında neler olsaydı tutuklu veya hükümlü olmazdın?’ şeklinde bir soru yönelttik. Bu, mecliste yapılan ve belki de Türkiye ve dünyada ilk olan bir çalışma. Daha önce Türkiye’de hapishane temelli, tabakalı örneklemde yapılmış başka bir çalışma yok, dünyada da örneğini bulamadık. Bu nedenle sağlam bir metodoloji ile çalışmayı gerçekleştirmeye özen gösterdik” dedi. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi İstatistik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Erdoğan Asar ise hazırlanan çalışmanın toplamda 70 kurumdan 4 bin 853 çocuğun 610’u ile yapıldığını ekledi.
‘SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLARDA TÜTÜN KULLANIMI YÜZDE 83,4’
Prof. Dr. Toker Ergüder, çalışmada suç türüne ve cinsiyete göre dağılımlarının belirlendiğini açıkladı. Ergüder, “Çocukların yaş ve cinsiyetlerine göre dağılımları mevcut. Tutuklu ve hükümlü ayrımlarını da yapmaya çalıştık. Bu çocukların yüzde 51’i okulu bırakmış, yüzde 47,9’u ise okula gitmeyen çocuklardı. Suça sürüklenen çocuklarda sigara içme oranı yüzde 83,4’tür. Sigara kullanımıyla akciğer kanseri arasındaki ilişki yüzde 90’dır. Suça sürüklenen çocukların sigara kullanımı oranı oldukça yüksek. Ayrıca bağımlılık yapıcı madde kullanımı; alkol kullanımı yüzde 47,3, uyuşturucu ise yüzde 52 olarak tespit edildi. Bu çocukların çoğu, 12-17 yaş grubundaki bireyler. Sigara kullananların yüzde 90’ı, suçu işlemeye başlamadan önce sigaraya başlamış. Bu çocukların yüzde 15’i 9 yaşından önce sigaraya başlamış” açıklamasında bulundu. Ergüder, sosyal medya ve ekran kullanımına dair verilerin yanı sıra, şans oyunu oynama oranlarının da yüksek olduğunu ifade etti.
‘ÇOCUKLARIN YÜZDE 25 İŞLEDİKLERİ SUÇU TEKRAR İŞLEYEBİLECEKLERİNİ SÖYLEDİLER’
Ergüder, araştırmada suça sürüklenen çocukların yüzde 37’sinin evden kaçtığını, yüzde 69’unun üzgün hissettiği için kendisine zarar verdiğini, yüzde 81’inin ev içinde şiddete maruz kaldığını ve yüzde 15’inin akranları tarafından dışlandığını aktardı. Ergüder, “Bu çalışmada, ‘Eğer bu cezayı daha önceden bilseydiniz, bu sizi caydırır mıydı?’ diye sorduk. Çocukların yüzde 25’i ‘Evet, yine işlerdim’ veya ‘Kararsızım bilmiyorum’ yanıtını verdi. Bu durum, belki de yasal okuryazarlığın artırılması gerekliliğini göstermektedir. Ebeveynsiz çocuklar ile evden kaçma oranı arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca, ailede suçlu biri var ise bu durumun suç türü ile ilişkisi istatistiki olarak anlamlıdır” dedi.
‘OKULU BIRAKANLARDA ROL MODEL YOKLUĞU YÜZDE 76,1’
Çalışma sonucunda okuldan kaçma ile evden kaçma arasında bir ilişkinin bulunduğunu ve okul başarısı ile uyuşturucu kullanımı arasında tutarlılık olduğunu belirten Ergüder, “Ev içi şiddet ile kendine zarar verme arasında, ev dışı şiddet ile de kendine zarar verme arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Cinsel istismara maruz kalmak ile psikolojik sorunlar arasında da benzer bir ilişki tespit edilmiştir. Okul durumu ile üzgün hissetme, dövme yaptırma ve rol model eksikliği arasında istatistiksel bir ilişki bulunmuştur. Okulu bırakanlarda rol model yokluğu oranı yüzde 76,1’dir” ifadelerini kullandı.
‘ÇOCUKLARIN YÜZDE 27,8’İ UYGUN REHABİLİTASYON GÖRÜRSE ÇIKTIĞINDA CEZAEVİNE DÖNMEYECEK’
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Betül Ulukol, gerçekleştirilen çalışmanın dünya için bir ilk olduğunu vurgulayarak, “Bazı çocuklar, ‘Annem, babam ölmeseydi’, ‘Annem başka biriyle evlenmeseydi’, ‘Bu adam beni dövmeseydi suça karışmazdım’ diyor. Bir diğer çocuk, ‘Okula gitseydim’ ya da ‘Okulda başarılı olsaydım bu suçları işlemezdim’ şeklinde düşüncelere sahip. Çocukların yüzde 27,8’i uygun bir rehabilitasyon görürse, cezaevine dönmeyeceklerine inanıyor. Bu oran oldukça yüksek” dedi. Ulukol, çocukların suça sürüklenmesinde çevre, aile, baba figürü yokluğu gibi etkenlerin rolü olduğunu da aktardı.
TARTIŞMA ÇIKTI
Sunum sırasında araştırmanın metodolojik yönüne dair muhalefet milletvekilleri itirazda bulunurken, AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler, “Bilim



