TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu, AK Parti Adıyaman Milletvekili Mustafa Alkayış’ın başkanlığında bir araya geldi. Toplantının açılışında konuşan Alkayış, Sincan, Mardin, Midyat, Erzurum, Erzincan, Düzce, Bolu ve Kırşehir ceza infaz kurumlarına yapılan incelemeleri hatırlatarak, “28’inci Yasama Döneminde komisyonumuza 6 Şubat 2026 tarihi itibarıyla toplam 13 bin 323 başvuru yapılmıştır. Bu başvurulardan 9 bin 875 adedine işlem gerçekleştirilmiştir. Bugünkü toplantımızın gündemi, Düzce, Bolu ve Kırşehir Ceza İnfaz Kurumları raporlarının görüşülmesi ve önümüzdeki süreçte inceleme yapılacak diğer ceza infaz kurumlarının belirlenmesidir. Hükümlü ve Tutuklu Hakları İnceleme Alt Komisyonumuzun gerçekleştirdiği toplantılar, sahada yapılan inceleme ziyaretleri ve Komisyonumuza ulaşan başvurular, hükümlü ve tutuklu haklarının insan hakları perspektifiyle çok yönlü ve kapsamlı bir şekilde ele alınması gerektiğini bir kez daha göstermiştir.” dedi.
Ceza infaz kurumlarına düzenlenen ziyaretlerde, kurumların kapasitesi, fiziksel koşulları ve nakil taleplerinin standartlarının incelendiğini belirten Alkayış, hükümlülerin komisyona ilettikleri dilekçelerin de değerlendirildiğini dile getirdi.
‘KIRŞEHİR CEZAEVİNİN KAPATILMASINI ÖNERİYORUM’
Toplantıda komisyon üyesi milletvekilleri raporlara ilişkin görüşlerini paylaştı. CHP İstanbul Milletvekili Kadri Enis Berberoğlu, “Rapor, objektif, her zaman olduğu gibi bu komisyonun geleneğine uygun olarak hazırlanmış. Ancak ben radikal bir öneride bulunmak istiyorum: Kırşehir E Tipi Cezaevi, bildiğim kadarıyla 45 yıllık ve insana aykırı koşullar mevcut. Küçük bir odada 60 kişi kalıyor, tek pencere var, avlu da oldukça dar. Böyle bir cezaevinin Türkiye’nin mevcut koşullarında devam etmesi sakıncalı. Komisyon olarak bu cezaevinin kapatılmasını önerelim. O koşullarda bir mahkumun ıslah edilmesi imkansız. Temizlik durumu çok kötü ve bu, cezanın ötesinde bir ek ceza gibi. Kapatılmasını öneriyorum.” ifadelerini kullandı.
‘RAPORLAR BİZİM İÇİN OBJEKTİF DEĞİL’
DEM Parti Bingöl milletvekili Ömer Faruk Hülakü ise cezaevlerinde yaşanan sorunların çoğunlukla ortak olduğunu belirtti. “Raporlar bizim için objektif değil, çünkü çok sayıda şikayet alıyoruz. Yerinde yaptığımız incelemelerde bu şikayetlerin haklılık payı olduğunu gördük. Cezaevlerinde kronikleşmiş sorunlar var; bu durumu sürekli dile getiriyoruz. Ağız içi arama uygulaması, onur kırıcı bir durumdur. Buna rağmen tutuklular, bu aramayı reddettikleri için sağlık hizmetlerinden yararlanamıyorlar. Ağır sağlık sorunları olanlar dahi, sağlık hizmetlerine erişim sağlayamıyor; bu büyük bir hak ihlalidir. İdari gözlem kurulları, en çok muzdarip olduğumuz konulardan biridir.” şeklinde konuştu.
‘AĞIR İNSAN HAKLARI İHLALLERİ SİSTEMATİK BİR BİÇİMDE DEVAM EDİYOR’
CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, denetimlerin sürdürülmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Türkiye’deki cezaevlerine baktığımızda, burada bir denetim yapmaya çalışıyoruz ama ağır insan hakları ihlallerinin sistematik bir şekilde devam ettiğini görüyoruz. Raporlarda bu ihlaller uygun bir dille ifade edilmeye çalışılıyor, fakat bu yılki raporlarımız değil. Önceki raporlarda da benzer eleştiriler ve gözlemler mevcut. Dolayısıyla bu meseleler sistematik bir hale dönüşmüş.” dedi.
‘SUÇ İŞLEDİĞİMİ DÜŞÜNMÜYORDUM’
Dem Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, cezaevi idari gözlem kurulları hakkında kişisel bir deneyim paylaştı. “Ben hükümlüydüm, cezaevinde yattım. Eğer hükmümün tamamını bitirseydim, İdare Gözlem Kurulu bana sorsa, ‘Pişman mısın?’ diye, ben ‘Pişman değilim’ derdim. Çünkü suç işlediğimi düşünmüyordum. Sonrasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararıyla beraat ettim. Eğer paketlerle tahliye olmasaydım, idare gözlem kurulları benim tahliyemi bir yıl, iki yıl ertelemiş olsaydı, bu durumda ne olacaktı? Sonuçta beraat ettim.” ifadelerini kullandı.



