İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in İran’daki protestolar ve olası rejim değişikliği ile ilgili sözlerine yanıt verdi. Arakçi, Almanya’nın insan hakları konusundaki tutumunu eleştirerek, “Tüm hükümetler arasında, Almanya hükümeti belki de insan hakları meselelerini ele alma konusunda en kötü durumda olanıdır. Bunun nedeni oldukça açık: Son yıllarda gösterdiği belirgin çifte standart, tüm güvenilirliğini yok etmiştir” şeklinde ifadelerde bulundu.
Arakçi, Merz’in İran’ın sivillere ve polislere karşı terörist eylemleri durdurma çabasını “şiddet, zayıflığın bir ifadesidir” şeklinde değerlendirmesini eleştirerek, “Sayın Merz, Gazze’de 70 bin Filistinlinin topluca katledilmesiyle ilgili olarak ne düşünüyor?” sorusunu yöneltti. Ayrıca, Merz’in geçen yaz İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını övdüğünü hatırlatarak, “İranlılar, Sayın Merz’in geçen yaz İsrail’in evlerimizi ve iş yerlerimizi bombalamasıyla ilgili olan iğrenç övgülerini unutmadı. Alman Başbakanı, bu hukuksuz şiddetin, İsrail’in ‘kirli işlerini’ yaparak Avrupa’ya bir iyilik olduğunu savunmuştu” dedi.
‘ABD’NİN DEVLET BAŞKANI KAÇIRMASINA SESSİZ KALDINIZ’
Arakçi, Almanya’nın ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırması karşısında sessiz kaldığını vurgulayarak, “Alman meslektaşımın ‘insan hakları’ ve ‘meşruiyet’ konusundaki dersleri, işvereni (ABD) bu ilkeleri korumak için hiçbir şey yapmadığı için geçersizdir” dedi.
Arakçi, paylaşımında son olarak, “Hepimize bir iyilik yapın: Biraz utanın. Daha iyi bir yaklaşım olarak, Almanya’nın soykırım ve terörizme verdiği desteğin yanı sıra bölgemize yönelik hukuk dışı müdahalelerine son vermesi gerektiğini belirtmeliyim” ifadelerine yer verdi.

Almanya Başbakanı Merz, daha önce yaptığı açıklamada, “Bir rejim yalnızca şiddetle iktidarda kalıyorsa, o zaman fiilen sona ermiştir. Şu anda bu rejimin son günlerini ve haftalarını yaşadığını düşünüyorum. Halk, artık bu rejime karşı ayaklanıyor” demişti. Merz ayrıca, Almanya’nın İran’da ‘demokratik olarak meşru bir hükümete barışçıl bir geçişin sağlanması’ için partnerleriyle temas halinde olduğunu duyurmuştu.



