1. Haberler
  2. Eğitim
  3. İletişim Başkanı Duran: Türk Dünyasının Geleceği, Köklü Mirasımızdan Aldığımız İlhamla Şekillenecek

İletişim Başkanı Duran: Türk Dünyasının Geleceği, Köklü Mirasımızdan Aldığımız İlhamla Şekillenecek

İletişim Başkanı Duran: Türk Dünyasının Geleceği, Köklü Mirasımızdan Aldığımız İlhamla Şekillenecek - Antalya Haber
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Kazakistan’ın başkenti Astana’da, ‘Türk Dünyası Diyalogları: Ortak Gelecek, Ortak Vizyon’ paneli düzenlendi.

‘Ortak Terminolojiler Geliştirilmelidir’

Panele Burhanettin Duran da video mesaj gönderdi. Duran mesajında, “Güçlü mirasımız, bizi birbirimize sıkı biçimde bağlarken; bugünümüze istikamet, müşterek geleceğimize ise ufuk kazandırmaktadır. Türk dünyasının geleceği, köklü mirasımızdan aldığımız ilhamla, çağımızın gereklerinin yerine getirilmesiyle şekillenecektir” dedi.

Panelde, Türk dünyasının entegrasyon süreci, ortak tarih ve kültürel mirasın yanı sıra ekonomik, bilimsel, teknolojik ve beşeri hareketliliğin geliştirilmesi ele alındı. Panele Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ferhat Pirinççi, Türkiye’nin Astana Büyükelçisi Mustafa Kapucu, Türk ve Kazak akademisyenlerin yanı sıra Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesi ve gözlemci ülkelerin diplomatik misyon temsilcileri ile basın mensupları katıldı. Uluslararası Türk Akademisi Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Bayram’ın moderatörlüğündeki panelde, Türk dünyası entegrasyonunun mevcut durumu ve geleceğe yönelik hedefler değerlendirildi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da panele video mesaj gönderdi. ‘GÜÇLÜ MİRASIMIZ, MÜŞTEREK GELECEĞİMİZE UFUK KAZANDIRMAKTA’ İletişim Başkanı Burhanettin Duran mesajında katılımcıları selamlayarak, “Kıymetli kardeşlerim, Türk dünyası dediğimizde, ortak tarihimizle yoğrulmuş, köklü Türk medeniyetimizden ve müşterek dil ve kültür havzamızdan bahsetmekteyiz.

‘İletişim Tek Taraflı Bir Mesele Değildir’

Güçlü mirasımız, bizi birbirimize sıkı biçimde bağlarken; bugünümüze istikamet, müşterek geleceğimize ise ufuk kazandırmaktadır. Bildiğiniz gibi bugün uluslararası sistem; giderek derinleşen krizler, artan jeopolitik rekabet, kırılgan tedarik zincirleri, enerji ve gıda güvenliği sorunları, iklim değişikliği, düzensiz göç, siber tehditler ve dezenformasyon gibi çok boyutlu sınamalarla karşı karşıyadır. Böyle bir dönemde Türk dünyasının ortak akıl ve güçlü bir eş güdüm içerisinde hareket etmesi, tarih önünde taşıdığımız mesuliyetin ve zamanın icaplarının tabii bir neticesidir.

Karşı karşıya olduğumuz koşullar, aramızdaki dayanışmayı daha sağlam ve müessir bir zemine kavuşturmamızı zaruri kılmaktadır” dedi. Dijital çağın kritik imkanlar sunarken, hakikati hedef alan yeni tehditleri de beraberinde getirdiğini belirten Duran, “Dezenformasyon, nefret söylemi ve dijital manipülasyon; toplumlarımızın huzurunu, kurumlarımıza duyulan güveni ve ülkelerimiz arasındaki dayanışmayı doğrudan etkileyebilmektedir. Bu nedenle Türk devletleri olarak medya ve iletişim alanındaki iş birliğimizi daha da güçlendirmeli, bilgi ve tecrübe paylaşımımızı artırmalı, ortak platformlar geliştirmeli ve özellikle kriz dönemleri için iletişim kapasitemizi tahkim etmeliyiz” dedi.

İletişim Başkanı Duran, Cumhuriyetin kuruluş yıl dönümü olan 29 Ekim’de Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi’nin bu ortak yürüyüşte yeni bir dönüm noktası olacağını ifadelerine yer verdi. Duran, Türkiye’nin zirveyle birlikte TDT dönem başkanlığını devralacağını altını çizdi. KÜRESEL SİSTEMİN YÜKSELEN MERKEZİ, TÜRK DÜNYASI

‘Farklı Tecrübelerimizden Ortak Bir Akıl Üretmenin Vakti Geldi’

Türkiye’nin Astana Büyükelçisi Mustafa Kapucu ise Türk dünyasının gelecekte atabileceği adımların bölgesel ve küresel siyasi düzlemde Türk dünyasını nasıl bir noktaya taşıyabileceğinin akademik seviyede tartışıldığını kaydetti. Uluslararası sistemin hızlı ve köklü bir dönüşümden geçtiğine işaret eden Kapucu, “Bu değişim ortamında Türk dünyasının önünde tarihî bir fırsat bulunmaktadır. Avrupa ile Asya arasında uzanan geniş coğrafyamız, sahip olduğu genç nüfus, doğal kaynaklar, üretim kapasitesi, enerji potansiyeli ve stratejik ulaştırma güzergâhlarıyla küresel sistemin yükselen merkezlerinden biri olmaya adaydır” dedi.

ALSU gemisinin 3’üncü kaptanı Evciman: Mesafe 500 metre kalınca rotasını benim üzerime doğru çevirdi Gumilyov Avrasya Millî Üniversitesi Öğretim Üyesi Talgat Moldabay da ortak tarih ve kültürün Türk dünyasının temel bağlarından biri olduğunu altını çizdi. Moldabay, İsmail Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” anlayışının 21. yüzyılda yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizerek, ortak alfabe ve terminolojinin Türk dünyasında ortak bir fikir alanının oluşmasına katkı sağlayabileceğini kaydetti.

Ortak dijital kütüphaneler, metin arşivleri, bilimsel veri tabanları ve yapay zekâ destekli bilgi setlerinin oluşturulmasının önemine işaret eden Moldabay, eski Türk yazıtlarının dijitalleştirilmesi ve onların tarihine ilişkin ortak veri tabanlarının oluşturulması, Türk dillerinin tarihsel gelişimi ve söz varlığının karşılaştırmalı incelenmesi ile ortak terminolojilerin geliştirilmesi gibi alanlarda kritik çalışmalar yapılabileceğini ifadelerine yer verdi. ‘TÜRK DÜNYASI ÇOK DAHA GÜÇLÜ BİR EKONOMİK VE JEOPOLİTİK AKTÖR HALİNE GELEBİLİR’ Gumilyov Avrasya Millî Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Janat Momınkulov ise Türk dünyasının farklı devlet, toplum ve tarihsel tecrübelere sahip olduğunu belirterek, bu farklılıkların doğru yönetildiğinde bir zenginlik ve güç oluşturabileceği görüşünü paylaştı.

Momınkulov, Türk Dünyasının Karşı Karşıya

Momınkulov, Türk dünyasının karşı karşıya olduğu fırsat ve risklerin doğru değerlendirilmesi gerektiğini aktararak, “Bunu doğru biçimde değerlendirebilirsek, Türk dünyası çok daha güçlü bir ekonomik ve jeopolitik aktör hâline gelebilir.” değerlendirmesinde bulundu. Bölgedeki doğal kaynakların yalnızca ham madde olarak ihraç edilmesinin yeterli olmadığını vurgulayan Momınkulov, Türk devletlerinin teknoloji geliştirmesi, katma değerli üretimi artırması ve dünya pazarlarında kendi yerini alması gerektiğini ifadelerine yer verdi. Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Avrasya Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Suat Beylur da panelde eğitim, bilim, kültür ve mesleki hareketlilik bağlamında Türk dünyasının iletişim kapasitesini değerlendirdi.

Türk dünyasındaki insan hareketliliğinin binlerce yıllık tarihsel bir geçmişe sahip olduğunu aktaran Beylur, Türkiye merkezli kurumların Türk dünyasındaki eğitim ve kültürel hareketlilikte kritik rol oynadığını kaydetti. Beylur, Türk dünyasıyla bağlantılı yaklaşık 200 bin kişilik geniş bir insan kaynağından söz edilebileceğini ifade ederek “İletişim tek taraflı bir mesele değildir. Türk dünyasındaki hareketliliğin sürdürülebilir olabilmesi için yalnızca Türkiye’nin diğer ülkelere yönelik hareketliliğinden değil, karşılıklı ve çok merkezli bir hareketlilikten söz etmemiz gerekiyor.” dedi.

Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar ise dijital çağda Türk dillerinin korunması ve geliştirilmesi için yapay zekâ teknolojileriyle görünür ve üretken hâle getirilmesi gerektiğini ifadelerine yer verdi. Karasar, Türk dünyasında ortak bir akıl üretmenin vakti geldiğini altını çizdi. Türk dünyasının tek merkezli bir yapı olmadığını ifade eden Karasar, “Astana’nın, Ankara’nın, Bakü’nün, Taşkent’in ve Aşkabat’ın her biri kendine özel tarihî tecrübesine, millî önceliklerine ve çok kuvvetli stratejik birikimine sahiptir.

İletişim Başkanı Duran: Türk Dünyasının Geleceği, Köklü Mirasımızdan Aldığımız İlhamla Şekillenecek
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Antalya Olay ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir