Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, bu yıl 5’incisi gerçekleştirilen ‘STRATCOM Zirvesi’ne katıldı. Açılışta konuşan Duran, “Dünyanın dört bir yanından liderler, politika yapıcılar, uzmanlar, akademisyenler ve kanaat önderlerini bir araya getiren ‘Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi STRATCOM 2026’ya hoş geldiniz. Beşincisini düzenlemekten büyük bir mutluluk duyuyoruz. STRATCOM’un uluslararası alanda daha fazla ilgi görmesinden memnuniyetimi özellikle belirtmek istiyorum” dedi.

‘ÇARPITILMIŞ ANLATILAR ÜZERİNDEN YENİ BİR ALGI ZEMİNİ İNŞA EDİLMEYE ÇALIŞILDI’
Duran, “İsrail’in soykırımları karşısında uluslararası hukuk işlemezken, sivillerin katledilmesi karşısında küresel sistemin sessiz kalması üzücüdür. Batı’nın ana akım medyası, bu süreçte hakikati gizleyen ve tek taraflı anlatılar üreten bir tutum sergilemiştir. Çocukların katledilmesi göz ardı edilirken, çarpıtılmış anlatılarla yeni bir algı zemini inşa edilmeye çalışılmıştır. Bu durum, yalnızca siyasi bir başarısızlık değil, derin bir ahlaki çöküşü de göstermektedir. Ayrıca, teknolojik dönüşüm süreci krizin etkisini daha da ağırlaştırmıştır. Yapay zeka ve dijital manipülasyon araçları, yaşananları bazen görünmez kılmakta, bazen ise gerçekliği çarpıtarak farklı şekillerde algılanmasına neden olmaktadır. Uluslararası toplum, enformasyon çağının hızını henüz kavrayamamışken, şimdi daha yıkıcı bir dönem olan dezenformasyon çağı ile karşı karşıyadır. Bu yeni evrede, bilgi ve hakikat sistematik biçimde aşındırılmakta ve yeniden biçimlendirilmektedir” şeklinde konuştu.

‘KENDİMİZE ÖZGÜ YAKLAŞIMLAR VE MODELLER SERGİLEDİK’
Duran, “Türkiye, uluslararası düzenin irtifa kaybını ve bu alandaki normatif çöküşü önceden öngörmüş ve bu konuda birçok kez güçlü uyarılarda bulunmuştur. Türkiye, Suriye ve Irak’taki sistemik krizleri önceden tespit ederek gerekli uyarıları yapmıştır. Ukrayna’daki savaşın askeri yollarla çözülemeyeceğini belirtip diplomatik angajmanlara yöneldik. Adaletin dünya düzeni için ne denli hayati olduğunu tarihten aldığımız ilhamla erken bir dönemde kavramıştık. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘daha adil bir dünya mümkündür’ çağrısı, küresel adalet talebinin en güçlü ifade biçimlerinden biridir. Türkiye, küresel krizin kronikleştiği her noktada kendine özgü yaklaşımlar ve modeller geliştirmiştir” ifadelerini kullandı.

‘UYUŞMAZLIKLARIN BARIŞÇIL YOLLARLA ÇÖZÜLMESİNE KATKI SUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ’
Duran, “Yaklaşan krizlere ve çatışmalara çözüm üretme gayretimizi sürdürüyoruz. Bu çabamız, sadece diplomatik bir refleks değil, aynı zamanda tarihsel bir sorumluluk bilincinin ve çok boyutlu dış politika anlayışımızın bir yansımasıdır. Güç rekabetinin sertleştiği bir dönemde, diyalog ve diplomasiyi öncelikli bir yaklaşım olarak sürdürmeye devam edeceğiz. Taraflar arasında köprüler kurarak, iletişim kanallarını açık tutarak ve uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümüne katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Bu çabalarımız, yalnızca kriz anlarında değil, bazı krizlerin henüz filizlendiği dönemlerde de önleyici bir rol oynamıştır. Yanı başımızda patlak veren savaşın başlamaması için gösterdiğimiz yoğun diplomatik çaba ve günümüzde ateşkesin sağlanması adına sürdürdüğümüz girişimler, bu tutumumuzun en önemli göstergelerindendir. Bu yaklaşımımız, hem çevremizde hem de farklı coğrafyalarda büyük takdir toplamıştır” dedi.
‘TÜRKİYE; BARIŞIN, İSTİKRARIN VE İNSANLIĞIN YANINDA KONUMLANMAYI TERCİH EDEN BİR MARKA HALİNE GELDİ’
Duran, “Türkiye, krizler karşısında taraflardan birinin yanında değil, barışın, istikrarın ve insanlığın yanında yer alan bir marka haline gelmiştir. Bu sayede, farklı görüşlere sahip aktörlerin bile aynı masa etrafında buluşabildiği nadir zeminlerden birini oluşturduk. Bu mücadelemizi sadece sahada veya diplomasi masalarında değil, hakikatin korunması ve savunulması konusunda da kararlılıkla sürdürdük. Cumhurbaşkanımız, dijital haberciliğin ilk dönemlerinden itibaren dezenformasyon ve bilgi kirliliği konularında toplumu sürekli uyarmış ve bu yeni iletişim çağının risklerine dikkat çekmiştir. Türkiye olarak, ‘dezenformasyon çağı’ olarak adlandırılan bu dönemde, hakikatin korunmasını bir sorumluluk ve görev olarak kabul ettik” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından, İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a hediye takdim etti.



