ANTALYA, (Antalya Olay) – Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, ocak ayında aylık enflasyonun %4,84 olarak kaydedildiğini, yıllık enflasyonun ise %30,65’e gerilediğini ifade etti. Hacısüleyman, sağlık, eğitim ve finansal hizmetler alanlarındaki belirgin fiyat artışlarının bu durumu etkilediğini belirtti.
ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Hacısüleyman, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan ocak ayı enflasyon verilerini değerlendirdi. Hacısüleyman, “Ocak ayında tüketici fiyatları %4,84 oranında artarken, yıllık enflasyon %30,65 seviyesine gerilemiştir. Özellikle sağlık, eğitim ve sigorta-finansal hizmetler gruplarında yaşanan yüksek fiyat artışları, aylık enflasyonun temel belirleyicileri olmuştur. Üretici fiyatlarındaki %2,67’lik artış, maliyet yönlü baskıların 2026 yılına da taşındığını göstermektedir” dedi. Hacısüleyman, son bir yılda enflasyondaki düşüşün önemli bir kazanım olduğunu vurguladı.
Tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) ocak ayında bir önceki aya göre %4,84 arttığını hatırlatan Hacısüleyman, yıllık enflasyonun %30,65 olarak gerçekleştiğini, 12 aylık ortalamalara göre artış oranının ise %33,98 düzeyinde olduğunu ifade etti. Aylık artışın yüksek olmasına rağmen, fiyatlama davranışlarının tamamen esnekleşmediğini dile getirdi. Yurt içi üretici fiyat endeksinin (Yİ-ÜFE) ocak ayında %2,67 arttığını, yıllık bazda ise %27,17 oranında yükseldiğini belirtti. Bu durum, reel sektörde maliyet artışlarının sürdüğünü ve bu baskının tüketici fiyatlarına yansımaya devam ettiğini gösteriyor.
Ocak ayında üretici fiyatlarında yaşanan artışın maliyet baskılarının yeni yılda da devam ettiğini ifade eden Hacısüleyman, sanayi sektörlerinde yıllık bazda en yüksek artışın %37,21 ile su temininde gerçekleştiğini, madencilikte %32,97, imalatta %27,10 ve elektrik-gaz üretimi ve dağıtımında %25,94 oranında artış kaydedildiğini aktardı. Ana sanayi grupları bazında ise dayanıksız tüketim mallarında %30,44, dayanıklı tüketim mallarında %30,07, sermaye mallarında %29,24, ara mallarında %25,69 ve enerjide %22,14 oranında yıllık artış gözlemlendi.
Ocak ayında ana harcama grupları arasında en yüksek artışın %14,85 ile sağlık grubunda kaydedildiğini belirten Hacısüleyman, bunu %10,82 ile sigorta ve finansal hizmetler ile %6,61 ile eğitim hizmetleri gruplarının izlediğini aktardı. Gıda ve alkolsüz içecekler grubunda %6,59’luk artış yaşanırken, ulaştırmada %5,29 ve lokanta-konaklama hizmetlerinde %5,86 oranında yükseliş kaydedildi. Giyim ve ayakkabı grubunda ise mevsimsel etkilerle %4,66’lık bir düşüş görüldü. Ocak ayında endekste yer alan 174 alt sınıfın 157’sinde fiyat artışı gerçekleşti, yalnızca 14 alt sınıfta düşüş gözlemlendi.
Yıllık bazda en yüksek fiyat artışı %64,70 ile eğitim hizmetleri grubunda gerçekleşti. Eğitim grubunu %45,36 ile konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar, %33,31 ile lokanta ve oteller grupları izledi. Gıda grubunda yıllık enflasyon %31,69, ulaştırmada %29,39, sağlıkta ise %21,63 olarak belirlendi.
Ocak ayı enflasyon verilerinin, 2026 yılına girerken fiyat ayarlamalarının yoğun olarak hizmet gruplarında yoğunlaştığını ortaya koyduğunu belirten Hacısüleyman, sağlık, eğitim ve finansal hizmetlerdeki artışların enflasyonun yalnızca mal fiyatları üzerinden değil, aynı zamanda hizmet maliyetleri üzerinden de etkilendiğini ifade etti.
Enflasyon-faiz ilişkisine de dikkat çeken Hacısüleyman, “Faiz oranlarının enflasyona bağlı olduğunu biliyoruz. Enflasyonu ne kadar kalıcı şekilde düşürebilirsek, politika faizlerinde de o ölçüde aşağı yönlü bir alan oluşur. Bu bağlamda, politika faizinin enflasyonun bir miktar üzerinde kalması, dezenflasyon sürecinin sağlıklı ilerlemesi açısından önemli bir denge unsurudur” dedi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın ocak ayında 100 baz puanlık faiz indirimiyle politika faizini %37 seviyesine çekmesinin bu dengeyi gözeten bir adım olduğunu vurguladı. Ayrıca, aylık enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde para politikasında ihtiyatlı duruşun önemini koruduğunu belirtti.
Faiz indirimi sürecine rağmen reel sektörün finansmana erişimde halen zorluk yaşadığını belirten Hacısüleyman, mevduat faizlerinin yüksek seyrinin kredi faizlerini yukarı çek



