Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, Gençlerbirliği’nin zorlu bir deplasman takımı olduğunu vurgulayarak, “Hazırlıklarımızı bu doğrultuda gerçekleştirdik. Maçın özeti, benim açımdan kötü bir başlangıç yapmamıza rağmen iyi bir sonla bittiğimiz yönünde. Belki de hatırlamak istemeyeceğim 70 dakikalık bir oyun sergiledik. Ancak aldığımız riskler, oyuna dahil olan oyuncuların katkısı, topla daha fazla oynamamız ve kenar ortalarıyla geliştirdiğimiz ataklar sayesinde sonuca ulaştık. Sağ bekimizin attığı iki golle bir puan alarak döndüğümüz bu maç, futbolun belki de en güzel yanını gösteriyor. Bulunduğum süreçteki en kötü ilk yarıyı yaşadık. Hücum anlamında, organizasyonumuzu gerçekleştiremedik ve basit top kayıpları yaptık. Oyun 0-0’ken net bir pozisyonumuz vardı. 1-0 önde devam ederken, Ali Sow’un altıpastaki pozisyonu değerlendirebilseydik, belki de 1-1 ile soyunma odasına gidecektik. Gençlerbirliği’nin attığı gollerin yarısının duran toplardan geldiğini gözlemledik. İlk golü duran toptan yedik. Ayrıca, savunmadan hücuma geçişte en iyi oldukları ikinci durumdan da faydalandılar. İkinci golde, panik halinde yaptığımız bir atak sonrası top kaybı yaşadık ve hızlıca yakalandık. İlk yarı gerçekten kabus gibi geçti. İkinci yarıda Halil ile yüzde yüzlük bir fırsatı değerlendiremeyince, yüklenmeye başladık. Pozisyonlarımız arttı ve rakibe pek fırsat vermedik. 77. dakikada sağ bekle bulduğumuz kenar atakla golü bulduk. Son 20 dakikada tamamen yüklenerek, 87’de ikinci golü attık, 92’de ise Samet ile üçüncü golü kaçırdık. Yani genel olarak iyi başlamadığımız ama nihayetinde iyi bir sonuçla bitirdiğimiz bir maç oldu.” dedi.
METİN DİYADİN: KADRO DERİNLİĞİMİZİN OLMAMASI BİZİ GERİ ATIYOR
Maçın ilk yarısındaki üstün oyunlarına dikkat çeken Gençlerbirliği Teknik Direktörü Metin Diyadin, “Bugünkü maç, iki maç gibiydi. İlk yarı tamamen bizim üstünlüğümüzde geçti ve aslında 2-0 ya da 3-4 olabilecek bir karşılaşmaydı. Ancak ikinci yarıda tamamen Rizespor’un kontrolü altında geçti. Bu durumda beraberlikle sonuçlandı. Oğulcan ve Koita gibi zorunlu değişiklikler, orta sahada ciddi sorunlara yol açtı. Çünkü yedek oyuncularımızın profili yeterli değildi. Örneğin, Trabzon maçında da değişikliklerin geç yapılması gibi durumlar yaşanıyor. Zorunlu değişiklikler yapmadığımız sürece çok fazla değişiklik yapmayı tercih etmiyorum. Kadro derinliğimizin bazı mevkilerdeki eksikliği, oyun düzenimizi olumsuz etkiliyor. 4-3-3’ten 4-2-3-1’e geçmek zorunda kalıyoruz. Eğer rakip karşısında önde baskı yapamazsanız, onların oyun üstünlüğünü kabul etmek zorunda kalıyoruz. Maçın beraberlikte bitmesi mümkündü, ancak zorunlu hamleler yaptığımızda oyunsal olarak geriye gitmek üzücü. İlk geldiğim günden beri söylediğim gibi, devre arasında yapamadığımız takviyelerin bedelini Süper Lig’de ödeyeceksiniz. Çok iyi oynadığımız bir maçı zorunlu değişiklikler beraberliğe getirdi.” şeklinde konuştu.



