Gazeteci Fatih Altaylı, “Teke Tek” isimli web sitesinde gündeme ilişkin kritik bir köşe yazısı kaleme aldı. Döşemealtı L Tipi Cezaevi“Nde 417 gündür tutuklu olan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek”i gündemine taşıyan Altaylı, yazısında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Altaylı, Muhittin Böcek’in kime ne kadar para verdiği iddialarından veya daha önce “Yapmadım” dediği konuların aksini söyleyerek “Yaptım” demesinden ziyade, söz konusu paranın nereden geldiği ve nerede tutulduğu sorusuna odaklandı.
Altaylı, “Bu kadar para nerede saklandı” başlıklı yazısında Muhittin Böcek“İn daha önce yapmadığını söylediği ne varsa şimdi yaptığını söylediğini ifade etti. Altaylı, Böcek”in CHP“Li yöneticilere ve Ekrem İmamoğlu”na on milyonlarca dolar para verdiğini, aday olabilmek için 15 milyon Euro“Yu İmamoğlu”na rüşvet olarak aktardığını söylediğini aktardı. Altaylı ayrıca bu paranın Havala sistemi üzerinden aktarıldığının iddia edildiğini yazdı.
Söz konusu iddiaların kamuoyunda farklı bir tartışmayı da beraberinde getirdiğini belirten Altaylı, “Herkes de haklı olarak ‘Bir adam belediye başkan adayı olabilmek için niye 15 milyon Euro rüşvet verir, demek ki belediye başkanlığında daha fazlasını çalmayı umuyordu’ diye eleştiriyor” ifadelerini kullandı. Ancak Altaylı, bu tartışmanın yanında daha önemli gördüğü başka bir sorunun bulunduğunu belirtti.
Altaylı, yazısında, “Ancak bana göre çok daha önemli bir soruyu kimse sormuyor!” diyerek asıl sorusunu yöneltti:
Altaylı, bu soruyu paranın nasıl kazanıldığı anlamında sormadığını özellikle vurguladı. Türkiye’de “Nereden buldun” yasası olmadığı için bu sorunun kimseye sorulamadığını belirten Altaylı, ardından sorusunu farklı bir noktaya taşıdı:
“BEN DAHA BASİT BİR ŞEY SORUYORUM. ‘BU PARA NEREDE DURUYORDU”
Altaylı, 15 milyon Euro’nun fiziksel olarak da ciddi bir miktar olduğuna dikkat çekti. Paranın evde saklanabilecek veya yatak altında tutulabilecek bir miktar olmadığını belirten Altaylı, bu paranın nerede muhafaza edildiğinin sorgulanması gerektiğini ifade etti. Altaylı, yazısında şu ifadeleri kullandı:
“Öyle ya 15 milyon Euro boru değil. Bayağı bir yer tutar. Evde saklanacak, yatak altına koyulacak para değil.”
Altaylı, söz konusu miktarın hacmini ortaya koymak amacıyla farklı banknot değerleri üzerinden hesaplama yaptı. Yazısında, “Hepsi 500’lük banknot olsa 300 balya eder. 100’lük olsa 1500 balya eder” ifadelerini kullanan Altaylı, bu nedenle paranın evde veya kasada saklanabilecek bir miktar olmadığını savundu.
Altaylı, “Bu para evde, kasada saklanacak bir miktar değil” diyerek, paranın bulunduğu yer ve aktarım biçimine ilişkin soruların yanıtlanması gerektiğine dikkat çekti.
Altaylı, yazısında 15 milyon Euro’nun kaynağına ve finansal hareketine ilişkin ihtimalleri sıraladı. “Peki nereden çıktı bu para” sorusunu yönelten gazeteci, paranın bir banka hesabında bulunup bulunmadığını veya dev bir kasada tutulup tutulmadığını sorguladı.
Altaylı ayrıca paranın bir kişiden borç olarak alınmış olabileceği ihtimalini de gündeme getirdi. Böyle bir durum söz konusuysa parayı kimin verdiğinin ve bu kişinin söz konusu miktarı nerede tuttuğunun açıklanması gerektiğini belirtti.
Altaylı’nın gündeme getirdiği bir diğer ihtimal ise paranın bir gayrimenkul satışından elde edilmiş olması oldu. Böyle bir satış yapılıp yapılmadığını sorgulayan Altaylı, gayrimenkulün ne olduğunu, kim tarafından satın alındığını ve satış bedelinin nasıl ödendiğini sordu.
Altaylı’nın yazısında yer verdiği sorular arasında, “Bir banka hesabında mıydı, dev bir kasada mıydı, birinden borç olarak mı alındı, borç olarak alındıysa veren kimdi ve o bu parayı nerede tutuyordu, bir gayrimenkul satılarak mı elde edildi, o gayrimenkul neydi, kim aldı, parasını nasıl verdi!” ifadeleri yer aldı.
Altaylı, yazısında asıl merak ettiği konunun paranın kime ve ne kadar verildiğinden ziyade, 15 milyon Euro’nun nerede tutulduğu olduğunu vurguladı.
Gazeteci, yazısının sonunda, “Benim asıl merak ettiğim mesele bu. Bunca para neredeydi!” ifadelerini kullanarak söz konusu paranın nereden çıktığı ve nerede tutulduğu sorusunu yeniden gündeme getirdi.
