Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Toplumsal Gelişim Eğitim ve Sosyal Yardımlaşma Derneği’nin (TOGEMDER) ’22 Okula 22 Kütüphane’ projesi çerçevesinde Üsküdar Mihrimah Sultan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde gerçekleştirilen açılış törenine katıldı. Törene, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İstanbul Valisi Davut Gül ve eşi Gülden Gül, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, kaymakamlar, belediye başkanları, TOGEMDER yönetim kurulu üyeleri, İstanbul’da kütüphanesi açılan 10 okulun müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler de katılım gösterdi. Açılışta konuşan Emine Erdoğan, “TOGEM-DER’i böyle hayırlı bir projeye öncülük ettiği için tebrik ediyorum. Her zamanki gibi örnek bir sivil toplum kuruluşu refleksi gösterdiler. Bu çalışmalar, aynı amaç etrafında buluşmanın, el ele vererek topluma hizmet etmenin güzelliğini yansıtıyor. TOGEM-DER, ‘Ben bu millet için ne yapabilirim?’ diye soran, başkalarının dertlerini yüreklerinde taşıyan ince ruhlu insanların çatısı altında buluştuğu bir iyilik kurumudur. Milli Eğitim Bakanlığımızla birlikte ‘Ana Sınıfsız Okul Kalmasın’, ‘Temiz Sınıf, Sağlıklı Gelecek’ ve ‘Erken Tanı, Erken Hayat’ gibi toplumsal etkisi olan projeler gerçekleştirmiştir. Ayrıca ‘Cemre Çarşıları’, ‘Artsın Eksilmesin’, ‘Dönüşüm Pazarları’ gibi girişimlerle aileleri destekleyerek sürdürülebilirlik konusunda önemli bir farkındalık oluşturmuştur. Bununla da yetinmeyip, uluslararası düzeyde insani yardımlar yapmıştır” dedi.

‘KÜTÜPHANE OKULLARIN KALBİDİR, RUHUDUR, CAN DAMARIDIR’
Emine Erdoğan, “Okul hayatının bir başlangıcı ve sonu vardır. Günü geldiğinde diplomanızı alıp okuldan ayrılırsınız. Fakat kitaplarla kurulan ilişki bunun ötesindedir. Kitapların büyülü dünyasına adım attığınızda, o dünyanın bir parçası olursunuz. İçsel dünyamız, fikir hayatımız ve gönül evimiz zenginleşir. Keşfetmenin sınırsızlığını bilmek, öğrenme aşkını sürekli canlı tutar. Bu nedenle kütüphane, okulların kalbidir, ruhudur, can damarıdır. Nitelikli kitaplarla dolu kütüphanelere sahip okullarda eğitim, takvimle sınırlı olmaktan çıkıp, nefes almak gibi sürekli bir hale gelir. Bu, yaşam boyu sürecek bir okuma ve öğrenme kültürüne dönüşür. Öğrencilerimizin sadece sunulan bilgiyi değil, öğrenmeyi öğrenmesini istiyoruz. Çünkü bir konuda kendini eğitme yetisi kazanmak, başlı başına bir özgürlüktür. Kütüphaneyle sıkı bir ilişki kuran her öğrenci bu yetkinliği kazanır. Böylelikle özgün, üretken ve eleştirel düşünme becerisine sahip, topluma katkıda bulunan özgüvenli bireyler olarak yetişirler. Kütüphanelerin kapıları öğrenmek isteyen herkese açıktır. Bu projede de bu felsefe yatar. Okul kütüphaneleri, öğrencilerin sık sık ziyaret edeceği bir dost kapısı olmayı hedefliyor. Atölye çalışmaları, söyleşiler ve yazar buluşmaları gibi etkinliklerle cazibe merkezi haline geliyor. Her kütüphanede en az 4 bin kitaplık bir koleksiyon bulunacak ve bu kitaplar, öğrencilerin zihinlerinde tohumlar ekecektir. Bu tohumların meyvelerini, her nesil artan bir toplum olarak toplayacağız” şeklinde konuştu.

‘EN BAŞTA KENDİ İYİLİĞİNİZ İÇİN LÜTFEN BOL BOL OKUYUN’
Öğrencilere kütüphanelerini boş bırakmamaları konusunda uyarıda bulunan Emine Erdoğan, “Bugün burada okulumuzun pırıl pırıl öğrencileri var. Eminim ki, böyle güzel imkanlarla donatılmış bir kütüphaneye kavuştukları için çok heyecanlıdırlar. Sevgili öğrenciler, sizlerden kütüphanenizi asla boş bırakmamanızı rica ediyorum. Öncelikle kendi iyiliğiniz için lütfen bol bol okuyun. Çünkü kitap kapakları bambaşka dünyalara açılır. Bazen bir kitapla Evliya Çelebi’nin seyahatlerine eşlik edersiniz, bazen Tanpınar’la ‘Beş Şehir’de yolculuk yaparsınız, bazen Nurettin Topçu’nun düşünce koridorlarında, bazen de Mevlana’nın gönül bahçelerinde gezersiniz. Akif’in, Sezai Karakoç’un, Necip Fazıl’ın mısralarıyla büyük fikirlerle ve derin hislerle tanışırsınız. Ben, gözlerinize baktığımda her birinizin birer kitap kurdu olduğunu görüyorum. O yüzden gelin hepiniz gönüllü kütüphane elçileri olun. Kitaplarla henüz tanışmamış arkadaşlarınız varsa, kitap kulüpleri kurarak, okuma maratonları başlatarak onları da okul kütüphanenize davet edebilirsiniz. Ve hiçbiriniz ‘Boş zamanlarımda kitap okuyorum’ demeyin. ‘Kitap okumaktan hiç boş zamanım kalmıyor’ deyin inşallah” ifadelerini kullandı.
‘ECDADIMIZ HER ŞEHRE BİR KÜTÜPHANE KAZANDIRMIŞTIR’
Kütüphane kurmanın medeniyet kurucularının işi olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, “İslam coğrafyası her zaman Darü’l-Hikmeler, Beytü’l-Hikmeler, Endülüs kütüphaneleri gibi büyük eserlerle bezenmiştir. Ecdadımız her şehre bir kütüphane kazandırmıştır. İlim ehli her zaman herkesin önünde tutulmuştur. Alimin atından kaftanına sıçrayan çamuru bile şeref saymıştır. Şimdi medeniyet yolunda yeni bir dönüm noktasındayız. Yüzyıllar, medeniyetler için dönüşüm noktalarıdır. Bu nedenle ‘Türkiye Yüzyılı’ dedik. İlimle, irfanla yükselecek bir yüzyılı birlikte inşa edeceğiz inşallah. 2020 yılında Cumhurbaşkanımızın milletimize kazandırdığı Türkiye’nin en büyük kütüphanesi olan Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi de bu anlayışın bir eseridir” dedi.


