Adana’da emeklilik için eksik primlerini doğum borçlanmasıyla tamamlayan Sefalet Verani’nin 1057 günlük hizmeti SGK incelemesi sonrası iptal edildi.
SGK’da Fiili Çalışma Neden Önemli?
Emekli aylığı kesilen Verani’ye 158 bin 300 TL borç çıkarıldı. Adana’da yaşayan iki çocuk annesi Sefalet Verani’nin emeklilik hayali, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) geçmiş yıllardaki hizmetlerini incelemesinin ardından yarıda kaldı. Adana Metal Sanayi Sitesi’nde 2014 yılında çalışmaya başlayan, daha sonra farklı firmalarda aşçılık yaparak geçimini sağlayan Verani, emeklilik için eksik primlerini tamamlamak amacıyla doğum borçlanmasına başvurdu.
Komşularından borç aldığını ve altınlarını bozdurduğunu belirten Verani, işlemlerinin ardından 2026 yılının Ocak ayında yaklaşık 20 bin TL aylıkla emekli oldu. Buna karşın Verani’nin emekliliği yaklaşık 6 ay sonra SGK incelemesine takıldı. Kurum tarafından gönderilen yazıda, 2015-2020 yılları arasındaki toplam 1057 günlük hizmetinin “Fiili çalışmaya dayanmadığı” gerekçesiyle iptal edildiği kamuoyuna duyuruldu.
Bu işlemle prim gün sayısı 2599’a düşen Verani, emeklilik koşullarını kaybetti. Aylığının kesilmesinin yanı sıra daha önce yapılan ödemeler sebebiyle yasal faiziyle birlikte 158 bin 300 TL borç çıkarıldığı belirtildi.
Fiilen Çalışan İşçi Hakkını Nasıl Arayabilir?
SGK’ya başvurarak iptalin nedenini öğrenmeye çalışan Verani, eski işverenine ilişkin usulsüzlük tespitlerinin kendi sigorta kayıtlarını da etkilediğini ifadelerine yer verdi. Çalışmasının gerçek olduğunu savunan Verani, işyerinde bulunduğunu gösteren fotoğrafları olduğunu ve bölgede çalışan esnafı tanık gösterebileceğini altını çizdi. İşverenin yaptığı iddia edilen usulsüzlüklerin faturasının çalışana çıkarılmaması gerektiğini dile getiren Verani, hizmetlerinin yeniden geçerli sayılması için hukuki yollara başvuracağını kaydetti.
Sosyal güvenlik mevzuatında yalnızca işe giriş bildirgesinin verilmesi veya SGK’ya prim bildirilmesi, tek başına sigortalı hizmetin kesin olarak geçerli olduğu anlamına gelmiyor. Sigortalılığın gerçek bir çalışma ilişkisine dayanması gerekiyor. SGK’nın denetim ve kontrol elemanlarınca yapılan incelemelerde gerçeğe aykırı hizmet kazandırıldığı tespit edilirse hizmet kayıtları düzeltilebiliyor veya iptal edilebiliyor.
Bu nedenle “Sahte sigortalılık” incelemelerinde temel mesele, kişinin bildirildiği işyerinde gerçekten çalışıp çalışmadığının belirlenmesi oluyor. İşyerine yönelik bir denetim sebebiyle hizmetleri iptal edilen kişinin gerçekten çalıştığını ileri sürmesi halinde uyuşmazlık yargıya taşınabiliyor.
Yargıtay’dan Benzer Dosyalarda Emsal Yaklaşım
Yargıtay’ın benzer dosyalardaki yaklaşımında, fiili çalışmanın ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiği vurgulanıyor. Mahkemeler yalnızca SGK kayıtlarıyla yetinmeyerek işyerinin faaliyet durumu, bordrolar, işveren ve vergi kayıtları, dönem çalışanları ile komşu işyerlerindeki kişilerin anlatımları gibi delilleri değerlendirebiliyor. Yazılı belgelerin bulunmadığı bazı durumlarda da çalışmayı doğrudan bilen bordro veya komşu işyeri tanıklarının beyanları önem taşıyabiliyor.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin sahte sigortalılık gerekçesiyle hizmetlerin iptal edildiği çeşitli uyuşmazlıklardaki kararlarında, çalışmanın gerçek olup olmadığının kapsamlı biçimde araştırılması gerektiğine işaret ediliyor. Yüksek Mahkeme; SGK denetim raporlarının ve dayanak belgelerin incelenmesi, ihtilaflı dönemde işyerinde çalışan kişilerin dinlenmesi, işyerinin gerçekten faal olup olmadığının ve vergi kayıtlarının araştırılması gibi unsurlar üzerinde duruyor. Bu sebeple bir işveren dair usulsüzlük tespit edilmesi, fiilen çalıştığını savunan kişinin iddiasının aynı zamanda araştırılmasına engel oluşturmuyor; nihai değerlendirme somut delillere göre yapılıyor.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, SGK tarafından fazla veya yersiz yapıldığı belirlenen ödemelerin belirli şartlarla geri alınmasına imkan tanıyor. Geri alınacak tutarın ve uygulanacak faizin hesabında, yersiz ödemenin kişinin kasıtlı veya kusurlu davranışından mı yoksa Kurumun hatalı işleminden mi kaynaklandığı önem taşıyor.
158 Bin 300 Tl’lik Borç Nasıl Gündeme Geldi?
Bu nedenle Verani’ye çıkarılan borcun hukuki niteliği ve hangi hükümlere göre hesaplandığı da olası bir uyuşmazlıkta aynı zamanda değerlendirilebilecek başlıklar arasında bulunuyor. Doğum borçlanması, gerekli koşulları taşıyan kadın sigortalıların doğumdan sonra çalışmadıkları belirli süreleri prim günlerine ekleyebilmelerine imkan sağlıyor. SGK’nın açıklamalarına göre kadın sigortalılar üç çocuğa kadar, her doğumdan sonraki çalışılmayan iki yıllık süreyi koşulları dahilinde borçlanabiliyor.
Borçlanılan günlerin emeklilik hesabında kullanılabilmesi, kişinin diğer sigortalılık ve emeklilik şartlarıyla birlikte değerlendiriliyor. Verani de emeklilik için eksik günlerini bu yöntemle tamamladığını, buna karşın geçmiş hizmetlerinin sonradan iptal edilmesiyle emeklilik koşullarının yeniden bozulduğunu belirtiyor. Yüzde 60 engelli raporu bulunduğunu ve düzenli ilaç kullandığını belirten Verani, emeklilik aylığının kesilmesinin ardından sağlık hizmetlerinden yararlanmakta da sorun yaşadığını ve aynı zamanda Genel Sağlık Sigortası borcuyla karşı karşıya kaldığını ifadelerine yer verdi.
Bir aydır ilaçlarını alamadığını ifade eden Verani, hem hizmetlerinin geçerliliğinin tespiti hem de kendisine çıkarılan borçların kaldırılması amacıyla işveren ve SGK’ya karşı hukuki yollara başvuracağını açıklamasında bulundu. Sürecin sonucu, Verani’nin söz konusu dönemlerdeki çalışmalarının fiili olduğuna ilişkin sunulacak belgeler, tanık anlatımları, SGK denetim dosyası ve yargı mercilerinin yapacağı değerlendirmeyle netleşecek.
