DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Koçyiğit, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi doğrultusunda oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kamuoyuna sunduğu rapor hakkında değerlendirmelerde bulundu. Koçyiğit, “Meclis’te kurulan komisyon, birçok eksikliğine ve eleştirimize rağmen, özellikle 6’ncı ve 7’nci başlıklarla irade ortaya koyarak tarihi bir metin oluşturmuştur. Bu bağlamda, bugün siyasi iradenin ve Meclis’in, toplumun beklentileri ile rapor doğrultusunda zaman kaybetmeden yasal düzenlemeleri gerçekleştirmek için harekete geçmesi gerektiğini vurgulamak istiyoruz. Bayram sonrası için sürekli bir tarih verildi. Ancak bayram sona erdi, bu nedenle yarına bırakmadan, geç kalınmadan adım atılması çağrımızı tüm muhataplara bir kez daha iletmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Koçyiğit, Türkiye’nin bölgesel gelişmelerden daha iyi korunabilmesi için demokratik yapısının güçlendirilmesi ve iç barışın sağlanması gerektiğini dile getirdi. “Mevcut sistemde ısrar etmek ve statükoyu sürdürmek, nihayetinde hepimize kaybettirecektir. Bu nedenle yapısal bir demokratik dönüşüm ihtiyacını bir kez daha vurgulamak istiyoruz. Parlamentonun, yani siyasi iradenin bugünden yarına ertelememesi gereken başlıkları ifade etmek istiyorum. Eşit yurttaşlık hakkının güvence altına alınması için, Meclis’in merkezinde olduğu şeffaf, katılımcı ve uzlaşıcı bir demokratikleşme süreci hızla hayata geçirilmelidir” dedi.
Koçyiğit, demokratik siyaset alanını daraltan tüm idari ve yargısal müdahalelerin sona erdirilmesi gerektiğini belirtti. “Yargının siyaset üzerinde bir baskı aracı olarak kullanılmasından derhal vazgeçilmelidir. İfade özgürlüğü, basın özgürlüğü, örgütlenme hakkı ve siyasal katılım üzerindeki baskılar derhal kaldırılmalıdır. Kayyım uygulamalarına son verilmeli ve halkın iradesi tanınarak seçilmişler görevlerine hızlıca iade edilmelidir. Yargı bağımsızlığı sağlanmalı ve gerçek adaletin yolu açılmalıdır. Siyasal nitelikteki yargılamalar bir an önce sonlandırılmalıdır” şeklinde konuştu.
Barış sürecini destekleyecek güven verici ve kapsayıcı hukuki düzenlemelerin bütüncül bir perspektifle hayata geçirilmesi gerektiğini de ifade eden Koçyiğit, “Bu sürecin önemli bir öznesi olan Öcalan’ın sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının sağlanması, sürecin sağlıklı ilerlemesi için gerekli düzenlemelerin yapılması önemlidir. Toplumun da ifade ettiği gibi İmralı’nın artık yüksek güvenlikli bir cezaevi olarak değil, barış ve demokratik toplum sürecinin yürütüldüğü bir ada olarak tanımlanması ve bu doğrultuda adımlar atılması gerekmektedir” dedi.
Koçyiğit, tüm bu başlıkların demokrasiyi kurumsallaştıracak, sürece güveni artıracak, toplumsal desteği güçlendirecek ve sürece ivme kazandıracak unsurlar olduğunu vurguladı. “Biz yasal düzenlemeyi tartışıyoruz ve hızlı bir şekilde bütüncül bir yasanın çıkarılması gerekmektedir” diye ekledi.



