Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen ‘Bağımlılığa Karşı Aileyi Güçlendiren Politikalar’ temalı İdeathon Yarışması’nın final programına katıldı. Erdoğan, bu yarışmaya 81 ilden 264 takım ve 1302 yarışmacının iştirak ettiğini belirterek, “Bu kardeşlerimiz, yenilikçi fikir ve önerilerini geliştirirken pek çok alanda nitelikli eğitimler de aldılar. Aylar süren yoğun bir hazırlık ve değerlendirme sürecinin ardından 15 takım finale kalmayı başardı. Yarışmaya katılanların yüzde 22’sinin 18-30 yaş aralığında, yüzde 16’sının ise 50 yaş ve üzerinde olması dikkat çekici. Bu durum, kadın kollarımızda farklı yaş gruplarına mensup dava arkadaşlarımızın aynı masa etrafında verimli bir fikir alışverişi gerçekleştirebildiklerini gösteriyor” dedi.
‘TEŞKİLATLAR, ROTAMIZIN BELİRLENMESİNDE ASLA EDİLGEN BİR KONUMDA DEĞİLDİR’
Erdoğan, AK Parti’nin yaklaşık çeyrek asırdır milletin gönlünde ve Türkiye’nin yönetim merkezinde yer almasının nedeninin akıl, ahlak, vizyon ve deneyimi bir araya getirme yeteneği olduğunu vurguladı. “AK Parti teşkilatları siyasette rotamızın belirlenmesinde asla edilgen bir konumda değildir, hiçbir zaman da olmamıştır. Kadın kollarından gençlik kollarına kadar AK Parti teşkilatlarının en önemli özelliği, süreçlere yön veren, gidişata etki eden ve yeni çalışmaların temellerini atan etkin bir aktör olmalarıdır. Bu bağlamda Fikir Maratonu süresince ortaya koyulan projeler, teklif ve eleştirilerin, politika belirleme sürecimize büyük katkılar sağladığını düşünüyorum” şeklinde konuştu.

‘AİLENİN KORUNMASINA YÖNELİK ÇALIŞMALARA HIZ VERDİK’
Son yıllarda dünya genelinde bazı odaklar tarafından hedef alınan ailenin, toplumun hareket ve direniş merkezi olduğunu ifade eden Erdoğan, “Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılma, uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getirecektir. Aileye yönelik her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasına yöneldiğini unutmamalıyız. Aile kurumunun ve değerlerinin muhafazasını bir milli güvenlik ve beka meselesi olarak görmekteyiz. Hükümet olarak son yıllarda artan tehditler karşısında ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalara hız verdik. 2024’te Nüfus Politikaları Kurulumuzu kurduk. Ardından 2025’i ‘Aile Yılı’ ilan ederek teşvik ve destek paketlerini devreye aldık. Deprem bölgemizde ve 81 ilimizde hayata geçirdiğimiz ‘Aile ve Gençlik Fonu’ ile yuva kurmak isteyen gençlerimize destek olduk. Doğum yardımları ve ulaşım gibi birçok alanda sağladığımız indirim ve hizmetlerle ailelerimize önemli destekler sunduk. 2026-2035 dönemini ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ olarak belirleyerek eğitimden sosyal politikaya kadar tüm bu çalışmaları daha etkin bir şekilde sürdüreceğiz.”
‘BAĞIMLILIK TÜRLERİNDE BÜYÜK BİR ARTIŞ YAŞANIYOR’
Bağımlılık konusuna dikkat çeken Erdoğan, “Günümüzde bağımlılığın çeşitli türleri, aileye yönelik tehditlerin başında geliyor. Aileleri dağıtan, huzuru ve bereketi bitiren bağımlılıkla mücadeleye büyük önem veriyoruz. Sanal bahis, kumar, tütün ve alkol gibi maddelerden çocuklarımızı ve gençlerimizi uzak tutmak için yoğun çaba sarf ediyoruz. Özellikle son dönemde yapay zeka ve yeni dijital teknolojilerin etkisiyle bağımlılık türlerinde önemli bir artış gözlemleniyor. Ekran bağımlılığı gibi yeni bağımlılıklar, küçük yaştaki çocuklarımız üzerinde yıkıcı etkilere neden oluyor. Algoritma tuzağı olarak adlandırılan bu durumdan evlatlarımızı korumak büyük bir önem taşıyor. Aynı zamanda, dijital oyun ve içeriklerdeki zarar verici unsurların etkilerinden de çocuklarımızı korumalıyız. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, dünya genelinde 1,25 milyar yetişkin tütün ürünleri kullanıyor ve her yıl 8 milyondan fazla kişi tütün kaynaklı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitiriyor” dedi.
‘VATANDAŞLARIMIZ SAĞLIĞINDAN, ÜLKEMİZ İSE MİLYARLARCA LİRALIK KAYNAKTAN OLUYOR’
Son yıllarda Türkiye’de elektronik sigaraların yaygınlaşmasıyla birlikte sigaraya başlama yaşının düştüğünü vurgulayan Erdoğan, “Çocuklar okul harçlıklarını sigaraya harcıyor. Maalesef, ebeveynler de çocuklarının rızkını bu illete harcıyor. Bu durum, vatandaşlarımızın sağlığından ve ülkemizin milyarlarca lirayı bulan ekonomik kaynaklarından kayıplara yol açıyor. Kumar bağımlılığı da önemli bir sorun. Dünyada 350 milyonun üzerinde kişinin kumar sorunu olduğu tahmin ediliyor. Akıllı telefonların yaygınlaşması ile sanal kumar bağımlılarının sayısı artmaktadır. Bu nedenle, kasım ayında yasadışı bahis ve kumar ile mücadele için bir genelge yayımladık. İlk altı aylık veriler, aldığımız önlemlerle sorunun kontrol altına alınmaya başlandığını gösteriyor. Bu da doğru yolda olduğumuzu kanıtlıyor; yasadışı bahis, şans oyunu ve kumar konusundaki mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
‘BAĞIMLILIK, EKONOMİMİZ İÇİN GİDEREK BÜYÜYEN BİR KARA DELİĞE DÖNÜŞMEKTE’
Yeşilay’ın hazırladığı bir rapora göre, bağımlılığın ülke ekonomisine yıllık maliyetinin 78 milyar dolar olduğunu belirten Erdoğan, “Bağımlılık, hem milletimizin ruh ve beden sağlığına zarar vermekte hem de ekonomimiz için büyüyen bir kara deliğe dönüşmektedir. Devlet olarak bağımlılıkla mücadelede gerekli her türlü önlemi alıyoruz. Aile Bakanlığımız ve diğer kurumlarımız, belediyelerle iş birliği içinde çalışmalarını sürdürüyor. Yeşilay gibi sivil toplum kuruluşlarımız, bağımlılığa karşı seferberlik ruhuyla çalışıyor. Kadın kollarımız aracılığıyla 81 ilde 52 bin kadına ulaşılması ve eğitim sonrası sigara bırakma kliniklerine başvuruların yüzde 60 artması önemli bir gelişmedir. Ancak bağımlılıkla mücadele, yalnızca devlet eliyle yürütüldüğünde arzu edilen sonuçları elde edemeyiz. Kamuoyunun desteği ne kadar güçlü olursa, başarı oranlarımız da o ölçüde artacaktır” şeklinde konuştu.



