Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ASELSAN Gölbaşı Teknoloji Üssü’nde gerçekleştirilen ‘Üniversite-Savunma Sanayi Güç Birliği’ etkinliğine katıldı. Törene, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Ankara Valisi Vasip Şahin, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol ve çok sayıda akademisyen, öğrenci ile kurum personeli de iştirak etti. ASELSAN Genel Müdürü Akyol, etkinlikte yüksek teknolojili milli alt sistemler ve mevcut projeler hakkında katılımcılara bilgi verdi.
‘ATEŞKES SON DERECE MEMNUNİYET VERİCİ’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bölgesel ve küresel gelişmelerin uluslararası sistemi ciddi bir sınamadan geçirdiğini vurguladı. Yılmaz, “İsrail’in kışkırtmasıyla başlayan ve genişleyen İsrail-ABD ve İran savaşı, küresel istikrar üzerinde olumsuz etkilere yol açmıştır. Geçtiğimiz günlerde sağlanan bir ateşkes, son derece memnuniyet verici bir gelişmedir. Türkiye Cumhuriyeti olarak, hem caydırıcı bir güç hem de barışı savunan, müzakere, adalet ve hukuktan yana bir güç olarak kendimizi güçlendiriyoruz. Bu süreçte kalıcı bir barışın sağlanmasını umuyoruz. Özellikle belli güçlerin, başta İsrail olmak üzere, süreci sabote etmemesini diliyoruz” şeklinde konuştu.

‘TÜRKİYE, YOLA ERKEN ÇIKMANIN AVANTAJINI YAŞIYOR’
Yılmaz, milli teknoloji ve yetkinlik hamlelerinin Türkiye’ye güçlü bir yön kazandırdığını belirtti. Savunma Sanayii Başkanlığı’nın bu yönün temel aktörlerinden biri olduğuna dikkat çeken Yılmaz, “Bugün Türk savunma sanayi 20 milyar ABD dolarını aşan sektörel ciro, yaklaşık 3,5 milyar dolarlık Ar-Ge harcaması, 1400’ün üzerinde aktif proje ve 100 milyar ABD dolarını aşan proje portföyü ile güçlü bir şekilde faaliyet göstermektedir. Savunma sanayi, 4 binden fazla firma ve ortalama yaşı 34 olan 100 bini aşkın çalışan ile milli ekonominin en dinamik sektörlerinden biri konumundadır. Yaş ortalaması rakiplerimize kıyasla çok daha avantajlıdır. 2004 yılından bu yana uygulanan politikalar sayesinde yerli katkı oranımız yaklaşık yüzde 20 seviyesinden yüzde 80’lere çıkmıştır. Savunma sanayinde bir devrim yaşadık. Türkiye, yola erken çıkmanın avantajını yaşıyor. Yerli olarak geliştirdiğimiz savunma ürünleri, terörle mücadele operasyonlarında ve Türkiye’nin hem yurt içinde hem de yurt dışında görevlerinde kullanılmakta; ayrıca dost ve müttefik ülkelere ihraç edilmektedir. 2025 yılında savunma ihracatımızın bir önceki yıla göre yüzde 48 artarak 10,54 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Geçen yıl ilk defa çift haneli ihracata ulaştık” ifadelerini kullandı.

‘ÜLKEMİZİN EN DEĞERLİ ŞİRKETLERİNDEN’
Yılmaz, Türkiye’nin dünyanın 11. en büyük savunma ihracatçısı konumuna geldiğini ifade etti. 2025 yılında Türk savunma şirketlerinin, modern savaş alanında önemli roller üstlenen İHA ve SİHA’lar, helikopterler, kara-deniz platformları, silah ve mühimmat, füze sistemleri, elektronik sistemler ve radar teknolojileri alanında geniş bir yelpazede sözleşmelere imza atacağını belirtti. Türk savunma sanayi ürünlerinin 185 ülkeye ihraç edildiğini vurgulayan Yılmaz, “Yaklaşık 230 farklı ürün tipi dünya genelinde aktif olarak kullanılmaktadır. Ülkemiz, İHA/SİHA teknolojilerinde dünyanın önde gelen 3 ülkesinden biri olmasının yanı sıra, kendi savaş gemisini tasarlayıp inşa edebilen 10 ülke arasındadır. İHA’lar, milli gemi projeleri, mühimmat, elektronik sistemler, kara araçları ve silah sistemleri gibi ürünler, yurtdışında büyük talep görmektedir. ASELSAN, yarım asrı geride bırakan başarıları ve geliştirdiği kritik teknolojilerle bu ekosistemin en önemli kurumsal aktörlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Ulaştığı ölçek, üretim gücü ve finansal performansıyla ülkemizin en değerli şirketlerinden biri haline gelmiş; Avrupa’da ilk 10, dünyada ilk 20 savunma sanayi şirketi arasında yer alarak konumunu sağlamlaştırmıştır. Cumhurbaşkanımızın geçtiğimiz ağustos ayında temelini attığı Oğulbey yerleşkesinde başlatılan 1,5 milyar dolar değerindeki yatırım da bu vizyonun somut bir yansımasıdır. Bu tesis tamamlandığında, Avrupa’nın en büyük entegre hava savunma tesisi olacaktır” açıklamasında bulundu.

Yılmaz, üniversite-sanayi iş birliğinin kalkınma vizyonunun temel taşı olduğunu vurguladı. Üniversiteler ile yürütülen çalışmalar sayesinde kritik bileşenlerin millileştirilmesi yönünde önemli adımlar atıldığını, çeşitli alanlarda geliştirilen projelerin doğrudan kullanıma girdiğini ifade etti. Yılmaz, açılışı gerçekleştirilen ASELABS laboratuvarlarının bu vizyonu kampüslerde daha da güçlendirdiğini belirterek, “Savunma sanayinde ulaşılan seviyeyi belirleyen temel unsur, bu bütüncül yaklaşımdır. Hava savunmadan radar teknolojilerine, elektronik harpten haberleşmeye kadar geniş bir alanda geliştirilen sistemler, denizaltından uyduya kadar çeşitli platformlara kabiliyet kazandırmaktadır. ALTAY’dan MİLGEM’e, insansız hava araçlarından milli muharip uçağa kadar birçok platformda ASELSAN’ın geliştirdiği kritik teknolojilerin yer alması, bu katkının kapsamını açıkça göstermektedir. Sahnede gördüğünüz 150’nci ASELFLIR 500 kameramız, burada oluşan iş birliği kültürünün güzel bir örneğidir” dedi.
Tören kapsamında, Üniversite-Savunma Sanayii İş Birliği Ödülleri takdim edildi. Ayrıca, canlı bağlantılarla 2025 ASELSAN Akademi Mezuniyet Töreni ve 3 farklı üniversitede kurulan 6 ASELABS laboratuvarının açılışı yapıldı. Törende, ASELSAN ile ortak proje yürüten 6 akademisyen, ödüllerini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın elinden aldı.



